IEA, acil durum petrol rezervlerinden (devletlerin kriz anında piyasaya sürmek için tuttuğu stoklar) ek bir satış yapılmasını değerlendirdiğini, ancak henüz karar alınmadığını söyledi. Kurum, piyasaların bir süre daha oynak (fiyatların hızlı ve sert dalgalandığı) kalabileceğini belirtti.
IEA, Hürmüz Boğazı yeniden açılmazsa enerji fiyatlarının yükselebileceğini söyledi. Ayrıca, küresel petrol üretiminin savaş öncesi seviyelere dönmesinin yaklaşık iki yıl sürebileceğini tahmin etti.
Elektrikli Araç Benimsenmesi Hızlanıyor
IEA, elektrikli araç kullanımına geçişin önceki tahminlerden daha hızlı ivmelenmesinin beklendiğini bildirdi.
WTI ham petrol (ABD tipi gösterge petrol) yazım sırasında %0,39 düşüşle 89,35 dolardaydı.
Hürmüz Boğazı kapalı kalırsa belirgin fiyat artışı olasılığı yüksek olduğundan, yatırımcıların WTI ve Brent gibi ham petrol vadeli işlemleri (gelecekte belirli fiyattan alım-satım sözleşmesi) üzerine alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) almayı değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Piyasa bu riski yeterince fiyatlamıyor gibi görünüyor; 89,35 dolara sınırlı geri çekilme, uzun pozisyonlar (fiyat yükselişine oynayan işlem) için olası bir giriş noktası yaratıyor. 2025 sonlarında Aden Körfezi çatışmasının ilk günlerinde de benzer bir tablo görülmüş, jeopolitik risk (siyasi/askeri gelişmelerin piyasa üzerindeki etkisi) fiyatlara geç yansımış, ardından hızlı yükseliş gelmişti.
Acil durum rezervi satış ihtimali ise karşı risk yaratıyor; bu durum fiyatları geçici olarak aşağı çekebilir. Bu nedenle daha temkinli bir yaklaşım, opsiyon spread’leri (aynı varlıkta iki opsiyonun birlikte kullanıldığı, risk ve getiriyi dengeleyen strateji) ile olası kayıpları sınırlamak veya resmi açıklama gelmeden önce sert yükselişlerde kâr alımına (kârı realize etme) hazır olmak olabilir. 2025’in üçüncü çeyreğinde koordineli rezerv satışı fiyatlarda kısa süreli %7 düşüşe yol açmış, bu tür haberlerde algının (piyasanın beklentisi) ne kadar hızlı dönebildiğini göstermişti.
Oynaklığa Konumlanma
Ancak biz, olası her geri çekilmeyi bir alım fırsatı olarak görüyoruz; çünkü temel arz sorunu (piyasaya yeterli petrol sunulamaması) uzun süre devam edecek. Üretimin savaş öncesi seviyelere dönmesi için öngörülen iki yıllık süre, buna ek olarak küresel yedek kapasitenin (kısa sürede devreye alınabilecek fazladan üretim) halihazırda günlük 2,5 milyon varilin altında olduğu bilgisi, fiyatların uzun süre yüksek seyretmesine işaret ediyor. Bu yapısal açık (kalıcı arz eksikliği) muhtemelen rezerv satışlarının kısa vadeli etkisini gölgede bırakacaktır.
Daha uzun vadede, bu krizden çıkan ana sonuç elektrikli araçlara (EV: bataryalı elektrikli otomobil) geçişin hızlanması. Bu, yıllar içinde petrol talebinin (tüketim isteği/ihtiyacı) düşebileceğine işaret etse de, diğer emtialarda (bakır, lityum gibi ham maddeler) daha yakın vadede fırsat oluşturuyor. Bakır ve lityum vadeli işlemleri üzerine alım opsiyonlarına ilginin arttığını görüyoruz; çünkü küresel EV satışları 2025’te 14 milyon adedi aşmıştı ve şimdi daha hızlı büyümesi bekleniyor.