Al-Hadath’ın X’teki kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması için yoğun temaslar sürüyor. Boğazdan küresel enerji arzının (dünya genelindeki toplam petrol ve gaz akışının) yaklaşık %20’si geçiyor.
Haberde, kademeli açılış karşılığında ablukayı (geçişlerin fiilen engellenmesi) gevşetmeye yönelik uzlaşıların görüşüldüğü belirtildi. Ayrıca önümüzdeki saatlerde boğazda mahsur kalan gemiler için hareketlilik olabileceği eklendi.
Market Reaction And Asset Moves
Başlıkların ardından WTI ham petrol %3’ten fazla düşerek 90 dolar civarına geriledi. ABD Dolar Endeksi (DXY—doların diğer büyük para birimlerine karşı genel gücünü gösteren endeks) 97,90 civarına hafif indi.
S&P 500 vadeli işlemleri %0,15 yükselerek 7.375 civarına çıktı. Piyasa hareketleri, haberler sonrası daha fazla risk alma eğilimine geçiş olarak yorumlandı.
“Risk-on” ve “risk-off”, piyasaların bir dönemde ne kadar risk almak istediğini anlatır. Risk-on döneminde genelde hisseler, birçok emtia (petrol, metal gibi), emtia bağlantılı para birimleri ve kripto varlıklar destek bulur. Risk-off döneminde ise tahviller, altın ve “güvenli liman” para birimleri (belirsizlikte tercih edilen para birimleri) öne çıkar.
Risk-on dönemlerinde sık güçlenen para birimleri: AUD (Avustralya doları), CAD (Kanada doları), NZD (Yeni Zelanda doları), RUB (Rus rublesi) ve ZAR (Güney Afrika randı). Risk-off dönemlerinde sık güçlenen para birimleri: USD (ABD doları), JPY (Japon yeni) ve CHF (İsviçre frangı).
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine dair haberlerle, petrol fiyatlarına eklenen jeopolitik risk primi (siyasi/askeri risk nedeniyle fiyata yansıyan ek pay) hızla eriyor. WTI’nin 90 dolar civarına düşmesini ilk tepki olarak görüyoruz; önümüzdeki haftalarda 80’li dolarların ortasına doğru geri çekilme ihtimali var. 2025’e bakıldığında, son gerilimler öncesinde petrol fiyatları daha dengeliydi; bu da fiyatların yeniden normale dönmesi için alan olduğuna işaret ediyor.
Positioning For A Risk On Shift
Bu görünüme göre, yatırımcıların ham petrol vadeli işlemleri veya ilgili ETF’lerde put opsiyonu (fiyat düşüşünden yararlanmayı hedefleyen opsiyon) almayı değerlendirmesi mantıklı olabilir. Böyle bir gerilimin düşmesi sonrası genelde beklenen oynaklık (implied volatility—piyasanın opsiyon fiyatlarına yansıttığı beklenen fiyat dalgalanması) hızla geriler; bu da “out-of-the-money” (kullanım fiyatı mevcut piyasa fiyatından uzak olan) call opsiyonu (fiyat yükselişinden yararlanan opsiyon) satıp prim (opsiyon satıcısının aldığı ücret) toplama stratejisini cazip kılabilir. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) son verileri zaten bu çeyrek için küresel arz fazlasına işaret ediyordu; bu açılma bunu daha da artırabilir.
S&P 500 vadeli işlemlerinin 7.375’e hızlı yükselişi, “risk-on” algısına net geçişe işaret ediyor; çünkü daha düşük enerji maliyetleri çoğu şirket ve tüketici için doğrudan olumlu. Bu rahatlama, son bir aydır sıkışan dar fiyat aralığından piyasayı çıkaracak bir tetikleyici olabilir. CBOE Volatilite Endeksi (VIX—piyasada “korku endeksi” diye bilinen, beklene oynaklığı gösteren endeks) 14’ün altına gerileyerek bu yılın en düşük seviyesine indi; bu da yatırımcı güvenini destekliyor.
ABD Dolar Endeksi’ndeki düşüş, “güvenli liman” işlemlerinin çözülmesini yansıtıyor; bu durum risk-on ortamından faydalanan emtia bağlantılı para birimlerini destekleyebilir. AUD ve CAD, dolar karşısında güçlenmeye daha yatkın görünüyor. Avustralya’nın beklentileri aşarak rekor seviyeye çıkan dış ticaret fazlası (ihracatın ithalattan fazla olması), AUD için olumlu bir zemin sunuyor.