Euro, ABD ile İran arasındaki ateşkesin uzatılmasına rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin sürmesiyle Çarşamba günü ABD Doları karşısında geriledi. EUR/USD paritesi 1,1712 seviyesine yakın seyrederken ikinci günde de düşüş kaydetti. ABD Dolar Endeksi (DXY: doların başlıca para birimlerine karşı değerini gösteren endeks) ise 98,57 civarında, bir haftanın zirvesine yakın kaldı.
İran medyasına göre İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda iki gemiye el koyduğunu açıkladı. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO: bölgedeki deniz ticareti güvenliğini izleyen birim) da daha önce iki gemi ile üçüncü bir geminin boğazda saldırıya uğradığını bildirdi.
Piyasa Tepkisi ve Jeopolitik Risk
ABD’nin deniz ablukası, Başkan Donald Trump’ın ateşkesi bitiş süresine az kala uzatmasının ardından da yürürlükte kaldı. Trump görüşmelerin en erken Cuma günü yapılabileceğini söylerken, İran’ın Tasnim Haber Ajansı Tahran’ın katılıp katılmama konusunda karar vermediğini aktardı.
Petrol fiyatları yüksek seyrini korudu. Bu durum enflasyon (fiyat artış hızı) riskini gündemde tutarken, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) için faiz beklentilerini etkiledi. Euro Bölgesi’nde Nisan ayına ilişkin öncü Tüketici Güveni -16,3’ten -20,6’ya gerileyerek son üç yılın en düşük seviyesine indi.
ABD’de Çarşamba günü veri akışı zayıf kaldı; piyasaların odağı jeopolitik gelişmelerdeydi.
İşlem Etkileri ve Faiz Farkı
Bugün bu ayrışma (ABD ve Euro Bölgesi para politikasının farklı yönde hareket etmesi) daha belirgin. ABD Dolar Endeksi 98,5 civarından 105,80’in üzerine yükselirken, EUR/USD 1,0730 seviyesini korumakta zorlanıyor. Fed fonlama faizi %5,50, ECB’nin mevduat faizi %4,00 seviyesinde. Bu durum, dolar taşımayı (daha yüksek faiz getiren para birimini elde tutmayı) cazip kılan belirgin bir faiz farkı yaratıyor.
Geçen yıl Hürmüz kaynaklı tansiyon azalmış olsa da jeopolitik belirsizlik sürüyor; odak Doğu Avrupa’daki çatışmalar ve Güney Çin Denizi’ndeki ticaret gerilimlerine kaymış durumda. Bu ortam, stres dönemlerinde doların küresel rezerv para (merkez bankalarının ve yatırımcıların güvenli gördüğü ana para birimi) rolünü destekliyor. Süregelen riskler, beklenmedik haberlerle kurlarda sert hareketlere neden olabilir.
Bu görünüm altında, döviz piyasasında ima edilen oynaklık (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen dalgalanma) yüksek kalıyor. Bu durumdan yararlanmak için yatırımcılar EUR/USD put opsiyonu (parite düşerse değer kazanan opsiyon) alarak zayıf Avrupa büyümesinin baskısıyla gelebilecek yeni düşüşlere karşı korunmayı değerlendirebilir. Alternatif olarak, “short strangle” gibi bant stratejileri (fiyatın belirli bir aralıkta kalacağı beklentisiyle alım ve satım opsiyonlarını birlikte satma; risk: sert hareketlerde zarar büyüyebilir) merkez bankalarının faiz değişimlerine uzun süre ara vereceği sinyali vermesi halinde öne çıkabilir.
Euro Bölgesi Tüketici Güveni geçen yıl -20,6 iken geçen ay -14,9’a sınırlı toparlandı; bu da ekonomik kırılganlığın (ekonominin şoklara açık olmasının) sürdüğünü gösteriyor. ABD’de enflasyon %3,5 ile yüksek seyrini korurken Euro Bölgesi’nde %2,4 seviyesinde. Bu nedenle faiz farkının yakın vadede kapanması zor görünüyor. Bu çerçevede, 3-6 ay vadeli forward sözleşmeler (bugünden kur sabitleyerek ileri tarihte alım-satım yapma anlaşması) kullanarak euroyu dolara karşı satmak, “carry trade” (faiz farkından getiri elde etmeyi hedefleyen işlem) fırsatını değerlendirmek için öne çıkan bir strateji olmaya devam ediyor.