Hindistan’ın döviz rezervleri 30 Mart itibarıyla 697,12 milyar dolara yükseldi. Bu, önceki raporlama dönemindeki 688,06 milyar dolardan artış anlamına geliyor.
Artış 9,06 milyar dolar oldu. Rakamlar ABD doları cinsinden açıklandı.
Hindistan’ın döviz rezervlerinin rekor seviyeye yakın 697,12 milyar dolara yükselmesi, merkez bankasına kur dalgalanmalarını yönetmek için güçlü bir araç sağlıyor. Hindistan Merkez Bankası’nın (RBI) bu “tamponu” (olası şoklara karşı birikmiş döviz gücü) USD/INR paritesindeki (ABD doları/Hindistan rupisi kuru) aşırı oynaklığı (kısa sürede sert fiyat hareketleri) sınırlamak için kullanması beklenebilir. Bu da kısa vadede rupide kontrollü bir istikrar dönemine işaret ediyor.
Bu rezerv birikimini, güçlü yabancı sermaye girişleri destekliyor. Son veriler, Yabancı Portföy Yatırımcılarının (FPI: hisse ve tahvil gibi menkul kıymetlere yabancıların yaptığı portföy yatırımları) 2026’nın ilk çeyreğinde Hindistan piyasalarına 5 milyar doların üzerinde para aktardığını gösteriyor. RBI, bu dolar girişlerini “absorbe ederek” (piyasaya giren dövizi alarak rezervine eklemek) rupinin çok hızlı değer kazanmasını önlemeye çalışıyor; çünkü bu durum ihracatçılara zarar verebilir. Bu adım, rupi için fiilen bir “güç tavanı” (aşırı değerlenmeyi sınırlayan seviye) oluşturuyor.
Türev piyasası açısından bu, USD/INR opsiyonlarında ima edilen oynaklığın (opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) düşmesine işaret ediyor. Merkez bankasının piyasada güçlü şekilde yer alması, sert ve beklenmedik hareketlerin olasılığını azaltır; bu da kurun yatay veya bant içinde kaldığı dönemlerden fayda sağlamayı hedefleyen stratejileri öne çıkarır. Bu nedenle “paranın dışında” (out-of-the-money: hemen kullanılsa kâra geçmeyecek seviyedeki) alım (call) ve satım (put) opsiyonlarını satmak (prim geliri elde etmeyi amaçlayan işlem) cazip bir yaklaşım olabilir.