Son ABD istihdam verileri, döviz piyasasındaki hareketleri önceki bant aralığının dışına taşıyarak Trump yönetimi altında daha zayıf bir ABD Doları beklentilerini sorgulattı. Veriler, ABD’nin dayanıklılığı temasını güçlendirirken; daha güçlü büyüme görünümü, Federal Açık Piyasa Komitesi’nden (FOMC) yeniden yükselen faiz artırımı söylemi ve artan enflasyon riskleri, Doların değerinin aşınacağına dair argümanları zora sokuyor. Buna paralel olarak Avrupa ve Asya daha yüksek enerji fiyatlarının baskısıyla karşı karşıya kalırken, enerji açısından zengin bir ekonomi olan ABD’nin bu şoku absorbe etmede daha avantajlı göründüğü değerlendiriliyor.
Piyasa dinamikleri, Cuma günkü istihdam raporunun ardından değişti; istihdam 89 binlik konsensüs beklentisine karşılık 120 bin arttı. Bu sürpriz, enflasyon kalıcı çıkarsa ABD Hazine tahvil getirilerinin aşağı yönlü sürüklenip sürüklenmeyeceğine dair şüpheleri besledi. ABD-İran müzakerelerine ilişkin riskler de, Basra Körfezi üzerinden petrol akışının kısıtlanması tehdidi ve daha yüksek fiyat baskıları potansiyeli nedeniyle gündemde kalmayı sürdürüyor; bu durum tahvil getirilerini ve Doları destekleyebilir.
ABD Doları Gücü ve Değişen Piyasa Pozisyonları
Beklentilerin üzerinde gelen son ABD istihdam raporu, döviz piyasasını sakin seyrinden çıkararak bant dışına taşıdı. Bunu, doların zayıflayacağı yönündeki yaygın görüşe doğrudan bir meydan okuma olarak görüyoruz. Bu değişim, önümüzdeki haftalarda dolar düşüşüne oynayan pozisyonların yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.
ABD ekonomisinin, yüksek enerji fiyatlarına Avrupa veya Asya’dan çok daha dayanıklı olduğu kanaatindeyiz. Artan bu ekonomik ayrışma, euro ve yen karşısında dolar uzun pozisyonlarını özellikle cazip kılıyor. Bu güçlenmeye pozisyon almak için dolar endeksinde (DXY) alım opsiyonları (call) alınmasını veya EUR/USD paritesinde satım opsiyonlarının (put) satılmasını değerlendiriyoruz.
Sıkı işgücü piyasası ile kalıcı enflasyon riskinin birleşimi, FOMC üyelerinin yeniden faiz artırımlarını gündeme getirmesini daha olası kılıyor. Bu da piyasanın fiyatladığı olası faiz indirimleri için takvimi öteliyor. Buna bağlı olarak, kısa vadeli getirilerin ya güçlü kalacağı ya da yükseliş göstereceği beklentisiyle faiz türev pozisyonlarımızı güncelliyoruz.
Enflasyon Baskıları, Enerji Piyasaları ve Stratejik İşlemler
Bu görüş, Mayıs 2026 için Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE/CPI) %3,9’a yükseldiğini gösteren en güncel enflasyon verisiyle de destekleniyor; söz konusu seviye dezenflasyon anlatısını zorluyor. Bu sabah itibarıyla WTI ham petrol varil başına 95 doların üzerinde işlem görüyor; bu da devam eden jeopolitik gerilimleri yansıtıyor ve fiyat baskılarının kalıcı olabileceği tezini güçlendiriyor. Bu durum, küresel büyüme yavaşlarken dahi inatçı enflasyonun Fed’i adım atmaya zorladığı 2022’de görülen dinamiğe benziyor.
İran’la müzakerelerdeki süregelen tıkanma, petrol arzı açısından net bir tehdit oluşturuyor; bu da enflasyonu ve tahvil getirilerini uzun bir süre yüksek tutabilir. Bu senaryo, “daha uzun süre daha güçlü dolar” temasını pekiştiriyor. Daha yüksek enerji fiyatlarından fayda sağlayan türev enstrümanlarda değer görüyoruz; bu riske doğrudan bir pozisyon olarak ham petrol vadeli işlemleri üzerine alım opsiyonlarının (call) elde tutulması öne çıkıyor.