Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, Perşembe günü yaptığı açıklamada, petrol şoku dahil arz şoklarının (tedarikten kaynaklanan ani bozulmaların) gelecekte beklenen verimlilik artışının (aynı iş gücü ve sermayeyle daha fazla üretim) tetiklediği enflasyon sorununu ağırlaştırabileceğini söyledi. Goolsbee, verimlilikte iyileşme beklentilerinin fiyatları yukarı ittiği dönemlerde, merkez bankaları için politika dengesinin (enflasyonu düşürürken büyümeyi boğmama hedefi) daha da zorlaştığını belirtti.
Goolsbee ayrıca, gelecekteki verimlilik artışı beklentisi ne kadar abartılırsa, ABD ve diğer ülkelerde faizlerin o kadar fazla yükselmesi gerekebileceğini ifade etti. Piyasa tarafında, ABD Dolar Endeksi gün içinde %0,12 yükseldi; haberin yazıldığı sırada 99,35 seviyesine yakındı.
Kalıcı Enflasyon ve Para Politikası Açısından Sonuçlar
Fed’in (ABD Merkez Bankası) birçok kişinin beklediğinden daha zorlu bir tabloyla karşı karşıya olduğunu düşünüyoruz. Özellikle yapay zekâ (AI) kaynaklı gelecekteki verimlilik artışı beklentisine yönelik aşırı iyimserlik, fiyatları yukarı iten bir baskı yaratıyor ve faizlerin daha da yükselmesine neden olabilir. Bu da para politikasının (merkez bankasının faiz ve likidite kararları) seyrini, “enflasyonla mücadele” kadar basit olmaktan çıkarıyor.
Nisan TÜFE (CPI, tüketici enflasyonu) verisi %3,1’de inatla kalırken, 1. çeyrekte verimlilik %3,5 arttı. Bu tablo, piyasadaki “bu yıl birden fazla faiz indirimi” beklentisinin giderek daha iyimser göründüğüne işaret ediyor. Kalıcı enflasyon ve ekonominin aşırı ısınma (talebin çok güçlenmesiyle fiyatların hızlanması) riski, daha şahin bir duruşun (faizleri daha yüksek tutma eğilimi) gerekçesini güçlendiriyor. Bu verilerin Fed’i, “nötr faiz”in (ekonomiyi ne hızlandıran ne yavaşlatan faiz seviyesi) sanılandan daha yüksek olabileceğini dikkate almaya zorladığını düşünüyoruz.
Piyasa Konumlanması ve Sektörel Etki
Bu durum, faiz türevlerindeki (faizlere bağlı sözleşmeler) pozisyonları yeniden değerlendirmemize yol açıyor. Piyasanın güvercin (faiz indirimi beklentili) senaryosuna karşı durarak, 2026 sonuna kadar faizlerin “daha yüksek ve daha uzun süre” kalmasından kazanç sağlayabilecek SOFR vadeli işlemleri (ABD’de gecelik teminatlı fonlama faizine dayalı kontratlar) üzerindeki opsiyonlara (belirli bir fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmeler) bakıyoruz. Üçüncü çeyrek için Hazine tahvili vadeli işlemlerinde “out-of-the-money” (kullanım fiyatı mevcut fiyattan uzak olduğu için şu an kârlı olmayan) alım opsiyonlarını satmak da değerlendirdiğimiz bir strateji.
Daha agresif bir Fed politikası, doğrudan daha güçlü bir ABD Dolarını destekler. Dolar Endeksi’nin (DXY, doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü ölçen endeks) bu ay yeniden 105,00 seviyesinin üzerine çıktığını ve önümüzdeki haftalarda daha yüksek seviyeleri test edebileceğini öngörüyoruz. Bu görüşü yansıtmak için USD vadeli işlemlerinde (doların ileri vadeli fiyatına yönelik kontratlar) uzun pozisyonları değerlendiriyoruz.
Bu ortam, hisse senedi piyasaları için belirgin bir baskı yaratıyor; özellikle verimlilik anlatısından en çok faydalanan teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 için. Tarihsel olarak Fed’in beklenenden fazla sıkılaştığı (faizi artırması veya yüksek tutması) dönemlerde hisselerde oynaklık artmıştır. Bu nedenle olası bir düzeltmeye karşı korunma amacıyla endeks üzerinde koruyucu satım opsiyonları (put, düşüşten kazandıran/koruma sağlayan opsiyon) alıyoruz.
Petrol şoku riski, tabloyu daha da kötüleştiriyor. Son jeopolitik gerilimler WTI ham petrolünü (ABD tipi referans petrol) yeniden varil başına 90 doların üzerine taşıdı ve politika yapıcıların görmezden gelemeyeceği doğrudan bir enflasyon baskısı ekledi. Bu da Fed’in sıkı duruşu sürdürmekten (faizleri yüksek tutmaktan) başka seçeneği az olduğunu düşündüğümüz görüşümüzü güçlendiriyor.