GBP/USD, Cuma günü risk iştahının artması ve güvenli liman olarak ABD Doları’na talebin azalmasıyla yükseldi. Piyasalar, ABD–İran arasında ikinci tur görüşme ihtimaline ve İsrail–Lübnan ateşkesinin üç hafta uzatılacağı beklentisine odaklandı.
Parite 1,3453 ile gün içi dip seviyeyi gördükten sonra toparlanarak 1,3498’de işlem gördü ve %0,24 yükseldi. Fiyat hareketi, ABD ile İran arasındaki gerilimin azalabileceğine dair beklentileri de yansıttı.
İngiltere Verileri Sterlin’i Destekliyor
İngiltere’de Perakende Satışlar Mart’ta %0,7 arttı. Artışta, Orta Doğu’daki çatışmalarla fiyatlar yükselince yakıt alımlarının öne çıkması etkili oldu. Bu veri Sterlin’i destekledi.
GBP/USD, Avrupa seansında toparlanarak 1,3490 civarında işlem gördü. ABD Doları, üç günlük yükselişin ardından geri çekildi. Dolar Endeksi (ABD dolarının başlıca para birimlerine karşı genel gücünü gösteren gösterge) %0,1 düşüşle 98,70 civarına indi.
Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalabileceği endişesiyle yüksek kaldı. Bu güzergâh, küresel enerji arzının yaklaşık %20’siyle bağlantılı.
GBP/USD 1,3500 seviyesini test ederken bunu kırılgan bir yükseliş olarak görüyoruz. Dolar’daki geri çekilme, kalıcı bir değişimden çok olumlu haber akışına verilen geçici bir tepki gibi duruyor. Hürmüz Boğazı kaynaklı risk ortadan kalkmadığı için bu hareket bir satış fırsatı da olabilir.
Riski Sınırlamak İçin Opsiyon Stratejileri
Jeopolitik tablo, “ya olur ya olmaz” şeklinde iki uçlu bir sonuç doğurabildiğinden opsiyon stratejileri riskin sınırını netleştirmek için öne çıkıyor. GBP/USD’de “paranın dışında” (mevcut fiyattan daha uzak seviyede, bu yüzden primi daha ucuz olabilen) satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) almak, görüşmelerin bozulması halinde Dolar’daki hızlı güçlenmeye karşı düşük maliyetli bir pozisyon olabilir. Daha iyimser olanlar ise “bull call spread” (bir alım opsiyonu alıp daha yukarı seviyeden başka bir alım opsiyonu satarak maliyeti sınırlayan yükseliş stratejisi) ile yukarı hareketi hedeflerken başlangıç maliyetini sınırlayabilir.
İngiltere perakende satışlarındaki güçlenmenin yakıt fiyatlarından gelmesi önemli bir sinyal. Bu durum, enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret ediyor. Geçen ay İngiltere Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE: tüketici fiyatlarındaki yıllık artışı ölçen enflasyon göstergesi) %3,2 gelerek bu eğilimi doğruladı. Bu tablo, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) para politikasını gevşetmesini (faiz indirimi gibi) zorlaştırabilir ve şimdilik Sterlin’e destek olabilir.
Paritenin diğer tarafında, ABD’de enflasyonun inatçı kalması (kolay düşmemesi) Dolar’ı destekliyor; son okuma %3,5 seviyesinde. Bu ayrışma, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirme gerekçesinin diğer merkez bankalarına göre daha zayıf olduğuna işaret ediyor. Dolar endeksindeki 98,70’e iniş, daha iyi seviyeden alım yapmak isteyen alıcıları çekebilir.
Bu nedenle paritede “ima edilen volatiliteyi” (opsiyon fiyatlarından türetilen, piyasanın beklediği dalgalanma) yakından izliyoruz. Riskler belirgin olmasına rağmen volatilite düşük kalırsa, “straddle” (aynı vade ve fiyattan hem alım hem satım opsiyonu alarak iki yöne de büyük harekete oynayan strateji) ile volatiliteye uzun pozisyon (dalgalanmanın artmasından kazanç hedefi) almak temkinli bir tercih olabilir. Bu strateji, fiyatın iki yönden birinde sert hareket etmesi halinde kazanç sağlayabilir; önümüzdeki haftalarda bu olasılık yüksek görünüyor.