USD/JPY, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri değiştirmemesinin ardından iki yılın zirvesine yakın 160,20 civarında işlem gördü. Toplantı, Jerome Powell başkanlığındaki son toplantı olarak değerlendirildi. Powell’ın basın toplantısı öncesinde yayımlanan metinde enflasyonun “yüksek” seyrettiği belirtildi.
Başkan Donald Trump’ın Fed Başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh, ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nde 13-11 oyla onay aldı. Warsh’ın 15 Mayıs’ta Powell’ın yerine geçebilmesi için Senato Genel Kurulu’nda da onay alması gerekiyor.
Jeopolitik ve Politika Kaynaklı Etkenler
Beyaz Saray yetkilileri, Başkan Trump’ın İran’ın nükleer anlaşmayı kabul etmesine kadar Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı sürdürmeyi petrol şirketleriyle görüştüğünü söyledi. Bu haber, hem ABD dolarında hem de petrolde yükselişle aynı zamana denk geldi.
Japonya bugün perakende satış verisini açıklayacak. Perşembe günü Tokyo TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi: enflasyonu gösteren fiyat artış ölçümü) ve cuma günü Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika toplantısı tutanakları izlenecek. Parite, Japon hükümetinin geçmişte sözlü müdahalede (yetkililerin kur hakkında yönlendirici açıklamaları) bulunduğu seviyelere yakın.
Dört saatlik grafikte USD/JPY 160,26 seviyesinde, 20 ve 100 dönemlik SMA’ların (Basit Hareketli Ortalama: fiyatın belirli dönem ortalaması) 159,53 ve 159,22 düzeylerinin üzerinde işlem gördü. 160,17 civarındaki önceki seviyeler destek olarak çalıştı. RSI (14) (Göreli Güç Endeksi: momentum göstergesi; 70’e yaklaşması aşırı alıma işaret edebilir) 67’ye yakındı.
Direnç (yukarı hareketi zorlaştıran seviye) 160,32 ve 160,36’da, destek (aşağı hareketi sınırlayan seviye) 160,17 ve 159,82’de görüldü. Ek destek 159,53 ve 159,22’de bulunuyor.
Tarihi Benzerlikler ve Müdahale Riski
USD/JPY’nin 2025’te Fed’in “şahin” (enflasyonla mücadele için sıkı para politikasına yatkın) duruşla faizi sabit bırakmasının ardından 160 seviyesine temas ettiğini hatırlıyoruz. O dönemde güçlü dolar ve jeopolitik gerilimler belirleyiciydi; bugün de tablo benzer. Bu geçmiş, piyasaların önümüzdeki haftalarda nasıl davranabileceğine dair bir çerçeve sunuyor.
En önemli risk, o dönemde olduğu gibi Japon hükümetinin doğrudan müdahalesi (kuru etkilemek için piyasada döviz alım-satımı yapması). Nisan ve Mayıs 2024’te yetkililer, kur 160 seviyesinin üzerine zayıflayınca para birimini savunmak için yaklaşık 9,8 trilyon yen harcamıştı. Bu örnek nedeniyle yatırımcılar, yenin aniden güçlenmesine karşı korunmayı (hedge: riski azaltmak için koruyucu pozisyon) değerlendirebilir. Burada “opsiyon” (belirli fiyattan alım-satım hakkı) kullanımı öne çıkıyor: yen alım opsiyonu (call) veya USD/JPY satım opsiyonu (put) tercih edilebilir.
Bu tedirginlik opsiyon piyasasına da yansıyor: USD/JPY’de bir aylık “ima edilen oynaklık” (implied volatility: opsiyon fiyatlarından türetilen beklenen dalgalanma) %11’in üzerine çıktı. Yıl başında %8’in altındaydı. Bu, korunma maliyetinin yükseldiği anlamına gelir; erken hareket etmek avantaj sağlayabilir.
Yen üzerindeki temel baskı, ABD ile Japonya arasındaki çok büyük “faiz farkından” (interest rate differential: iki ülkenin faizleri arasındaki fark) kaynaklanmaya devam ediyor. Fed fonlama faizi %4,75’te kalırken BoJ politika faizi yalnızca %0,10. Bu durum doları tercih etmeyi güçlü biçimde teşvik ediyor. Bu nedenle müdahale kaynaklı geri çekilmeler kısa süreli olabilir.
Bu gerilim “risk reversal” göstergesinde de görülüyor. Risk reversal, aynı vadedeki alım ve satım opsiyonlarının fiyat farkıyla piyasanın yönlü risk algısını gösterir. USD/JPY düşüşüne karşı koruma sağlayan opsiyonların maliyeti hızla arttı. Yatırımcılar satım opsiyonları için alım opsiyonlarına kıyasla daha yüksek “prim” (opsiyon fiyatı) ödüyor; bu da aşağı yönlü sürpriz bir harekete hazırlık anlamına geliyor. Bu savunmacı pozisyonlanma, önümüzdeki haftalarda işlemlerin nasıl kurgulanacağına dair önemli bir sinyal.