ABD Doları Çarşamba günü ikinci gün üst üste yükseldi ve 99,00 civarında iki haftanın zirvesine yakın kaldı. Fed (ABD Merkez Bankası) toplantısı öncesi temkinli işlemler ve ABD-İran barış sürecindeki tıkanma dolara destek verdi.
Piyasalar, ABD faizlerinin Çarşamba günü sabit tutulacağını ve büyük olasılıkla yılın geri kalanında da değişmeyeceğini tamamen fiyatlıyor. Komitenin (Fed’in faiz kararını veren kurulu) görüş ayrılığı yaşadığı, karşı oy çıkma ihtimalinin bulunduğu belirtiliyor.
Fed Yönetiminde Belirsizlik
Jerome Powell’ın muhtemelen son Fed toplantısına başkanlık etmesi bekleniyor. Powell’ın Fed Yönetim Kurulu üyesi (Governor) olarak görev süresi 2028’e kadar sürüyor. Donald Trump ise Powell’ın kurumdan ayrılmasını istedi.
Powell, Fed’in bağımsızlığının tehlikeye girdiğini düşünürse Yönetim Kurulu üyesi olarak kalabileceğini söyledi. Orta Doğu’daki çatışma da çıkmazda. Haberlere göre Trump, İran’ın son teklifini nükleer konuyu ele almadığı için beğenmedi.
Wall Street Journal, Salı günü Trump’ın danışmanlarına İran limanlarına yönelik uzun süreli bir ablukaya hazırlık yapmalarını söylediğini aktardı. Hürmüz Boğazı yaklaşık iki aydır kapalı; bu durum petrol fiyatlarını savaş öncesine göre yaklaşık %50 yukarıda tutuyor ve risk alma iştahını (yatırımcıların riskli varlıklara yönelme isteği) zayıflatıyor.
Oynaklık ve Opsiyon Stratejileri
O dönem görülen aşırı riskten kaçış azalınca, oynaklık (fiyatların sert iniş-çıkış yapması) birçok varlık sınıfında belirgin şekilde düştü. EUR/USD gibi ana döviz paritelerinde “ima edilen oynaklık” (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen hareket) 2025 sonundaki zirvelerden geriledi. Bu durum, “opsiyon primi satmayı” (opsiyon yazarak prim geliri elde etmeyi) daha cazip kılıyor. CBOE Volatilite Endeksi (VIX: ABD hisse piyasasında beklenen oynaklığı gösteren gösterge) kriz döneminde 25’in üzerindeyken şimdi 15 civarında. Yatırımcılar, daha düşük fiyat dalgalanmalarından fayda sağlayan stratejileri değerlendirebilir.
Hürmüz Boğazı’nın iki ay kapanmasının körüklediği stagflasyon (yüksek enflasyonla birlikte zayıf büyüme) endişeleri piyasa anlatısından büyük ölçüde çıktı. O dönemde petrolün varil fiyatı neredeyse 120 dolara kadar sıçramıştı; ancak 2026 başında sağlanan diplomatik çözümle deniz yolu hızla yeniden açıldı. Bu sabah itibarıyla WTI ham petrol (ABD referans ham petrolü) varil başına 85 dolar civarında sakin seyrediyor; bu da arzın yeterli olduğuna işaret ediyor.
Enerji fiyatlarındaki bu istikrar, petrol türevlerinde (vadeli işlem ve opsiyon gibi araçlar) sert fiyat hareketlerinin şimdilik geride kaldığını gösteriyor. Geçen yılki %50’lik yükselişin etkisi, daha uzun vadeli opsiyonlarda bir miktar primi koruyor; bu primlerin satılması fırsat olabilir. OPEC+ (OPEC ve ortak üretici ülkeler grubu) son toplantısında üretim kotalarını (üretim sınırlarını) koruduğu için petrolün “bant içinde” (belirli bir aralıkta) kalmasını bekliyoruz. Bu görünüm, petrol vadeli işlemleri üzerinde “iron condor” gibi stratejileri (fiyatın belirli bir aralıkta kalmasına oynayan, farklı kullanım fiyatlarından opsiyon alıp satmaya dayalı yapı) destekleyebilir.
Jeopolitik risk primi (belirsizlik nedeniyle fiyatlara eklenen risk payı) ortadan kalkarken enflasyon da beklenenden hızlı soğuyor. 2026 ilk çeyrek çekirdek TÜFE (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon) verisinin %2,9 gelmesi bunu gösteriyor. Odak artık tamamen Fed’in izleyeceği yola kaydı. Piyasa, yıl sonuna kadar en az bir faiz indirimi daha fiyatlıyor. Bu, Powell’ın son toplantılarında fiyatlanan “faiz sabit” beklentisine göre belirgin bir değişim. Yatırımcılar bu daha “güvercin” (faiz indirimine daha yakın) değişime, faiz vadeli işlemleri (faize dayalı vadeli kontratlar) ve kısa vadeli faizlerin düşüşünden kazanç sağlayan opsiyonlarla pozisyon alabilir.