Sterlin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını değiştirmeden bırakmasının ve açıklama metninden ileriye dönük yönlendirme (forward guidance) ifadelerini çıkarmasının ardından Çarşamba günü %1’in üzerinde değer kaybetti. Bu, Kevin Warsh’ın para politikasına ilişkin ilk başkanlık açıklaması oldu. ABD Doları’nın güçlenmesiyle GBP/USD 1,3300 seviyesinin altına inerek iki ayın en düşük seviyelerine geriledi. Fed, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı belirsizliklere rağmen ekonominin güçlü büyümeyi sürdürdüğünü, işgücü piyasasının istikrarlı kaldığını ve işsizlik oranının neredeyse değişmediğini belirtti. Enflasyonun, kısmen enerji dahil bazı sektörlerde fiyatları yukarı iten arz şokları nedeniyle, %2’lik hedefe kıyasla yüksek seyrettiği vurgusunu da yineledi.
Ekonomik Projeksiyonlar Özeti (SEP), Fed Fon Oranı’nın dönem sonunda medyan beklentisinin marttaki %3,4’ten %3,8’e yükseldiğini gösterirken, ekonominin 2026 sonuna kadar %2,2 büyümesi öngörülüyor. Çekirdek PCE enflasyonu %3,3 seviyesinde tahmin ediliyor; bu da Fed’in %2’lik hedefinin 1,3 puan üzerinde. Piyasa cephesinde ABD Hazine tahvil getirileri yükseldi; 2 yıllık tahvil faizi 15 baz puan artışla %4,20’ye çıkarak GBP/USD üzerinde ilave baskı oluşturdu.
Fed Duruşu ve Politika Ayrışması
Fed’in enflasyona karşı benimsediği yeni ve daha agresif duruş dikkate alındığında, önümüzdeki haftalarda ABD Doları’ndaki gücün sürmesini bekliyoruz. İleriye dönük yönlendirmenin kaldırılması belirsizliği artırsa da mesaj net: enflasyonla mücadele bir numaralı öncelik. Bu ortam, İngiliz Sterlini gibi para birimlerine karşı doları destekliyor.
Son veriler bu şahin duruşu doğrulayarak Fed’e yüksek faizleri koruma alanı tanıyor. Son ABD istihdam raporu 270 binin üzerinde güçlü istihdam artışına işaret ederken, çekirdek enflasyon %3,4’ün üzerinde inatçı biçimde kalmaya devam ediyor; bu seviye Fed’in hedefinin belirgin şekilde üzerinde. Güçlü ekonomi ve yapışkan fiyat baskıları kombinasyonu, faiz indirimlerinin piyasaların daha önce öngördüğünden daha uzak olabileceğine işaret ediyor.
Bu görünüm, Birleşik Krallık’taki tabloyla keskin bir tezat oluşturuyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE), bu yıl için yalnızca %0,9’luk daha zayıf büyüme tahminleriyle karşı karşıya. ABD’nin sıkı duruşunu koruduğu, İngiltere’nin ise daha erken faiz indirimlerini gündemine almak zorunda kalabileceği bu politika ayrışması, GBP/USD paritesi üzerinde aşağı yönlü baskı yaratıyor. 1,3300 seviyesinin altına son kırılımı, zayıflığın devamı açısından önemli bir teknik sinyal olarak değerlendiriyoruz.
İşlem Stratejisi ve Piyasa Etkileri
Bu çerçevede, sterlinin dolar karşısında düşüşünü sürdürmesine yönelik pozisyon alıyoruz. 1,3200 ve 1,3150 kullanım fiyatlarına yakın seviyelerde GBP/USD satım (put) opsiyonları almayı değerlendiriyoruz. Bu strateji, aşağı yönlü harekete katılım sağlarken azami riski net biçimde tanımlamamıza imkan veriyor.
Yeni Fed Başkanı’nın açık bir yönlendirme sunmaması, kritik veri açıklamaları etrafında piyasa oynaklığının artma olasılığını yükseltiyor. Bu da vadeli işlemlerde doğrudan kısa pozisyon almaya kıyasla opsiyonları daha cazip kılıyor; zira opsiyonlar, zımni volatilitedeki artıştan da faydalanabilir. Piyasanın bir sonraki hamlesi için temel katalizör olarak bir sonraki ABD enflasyon raporunu yakından izleyeceğiz.