Piyasalar, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) 30 Nisan’da faiz artırma ihtimalini 6 baz puan (bp; yüzde puanın yüzde biri, yani %0,01) olarak fiyatlıyor. Yıl sonuna kadar ise toplam yaklaşık 55 baz puanlık faiz artırımı hâlâ fiyatların içinde. Artış için en çok öne çıkan tarihler Haziran ve Eylül; Haziran’da artış olursa Temmuz’da bir hamle ihtimali de yaklaşık %50 olarak görülüyor.
Faiz artışı beklentilerinin (piyasadaki geleceğe dönük faiz tahminleri) AMB net şekilde “güvercin” (faiz artırımı yerine daha gevşek para politikasını tercih eden) sinyal vermedikçe 50 baz puanın üzerinde kalması bekleniyor; petrol fiyatları daha da gerilese bile. Enerji fiyatlarındaki belirsizlik, piyasaların Nisan sonuna kadar güçlü bir adım için sınırlı kanıt gördüğünün nedenlerinden biri.
Euro Positioning Versus Low Yield Peers
Bu fiyatlamaya göre euro, Japon yeni (JPY) ve İsviçre frangı (CHF) gibi “düşük faizli” (faiz getirisi düşük) para birimlerine kıyasla daha avantajlı konumda. EUR/USD’nin (euro/dolar paritesi) 1,1700 civarında veya biraz altında dengelenmesi bekleniyor.
Piyasa şu anda AMB’nin 27 Nisan toplantısında faiz artışı için yalnızca 8 baz puan fiyatlıyor; bu da kısa vadede adım atılacağına dair inancın zayıf olduğunu gösteriyor. Bunun temel nedeni, AMB’nin harekete geçmeden önce daha fazla kanıt görmek istemesi. Küresel enerji arzına (petrol ve doğal gaz tedariki) ilişkin belirsizlik de bekle-gör yaklaşımını destekliyor.
Buna karşın Haziran ve Temmuz, AMB’nin “sıkılaştırmaya” (para politikasını sıkılaştırma: özellikle faiz artırımıyla kredi ve talebi soğutma) başlaması için en olası dönemler olarak öne çıkıyor. Türev piyasalar (vadeli işlemler ve opsiyon gibi, geleceğe dönük fiyatlamayı yansıtan araçlar) yıl sonuna kadar 60 baz puanın üzerinde sıkılaştırma fiyatlamayı sürdürüyor. Bu, yatırımcıların faiz artışının iptal edilmediğini, yalnızca ertelendiğini düşündüğünü gösteriyor.
Belirleyici olan, bu faiz artışı beklentilerinin ne kadar “kalıcı” (kolay değişmeyen) olduğu. Son veriler, beklentilerin korunabileceğine işaret ediyor. Euro Bölgesi’nde Mart enflasyonu %2,8 geldi; bu da merkez bankası üzerindeki baskıyı canlı tutuyor. 2025’te de benzer bir tablo görülmüştü: Piyasadaki güvercin beklentiler, inatçı (beklenenden uzun süren) enflasyon verileriyle sık sık boşa çıkmıştı.
Implications For Eur Usd
Bu görünüm, euronun Japon yeni ve İsviçre frangı gibi düşük faizli para birimlerine göre daha iyi performans göstermesi için uygun bir zemin yaratıyor. Japonya Merkez Bankası ultra gevşek politikasını (çok düşük faiz, bol likidite) sürdürürken, İsviçre Merkez Bankası kendi faiz artış döngüsünde zirveye yaklaşıldığı sinyalini verdi. Bu “politika ayrışması” (merkez bankalarının farklı yönlere gitmesi), euro tutmayı yen veya franka kıyasla daha cazip hale getiriyor.
EUR/USD için şimdilik 1,0850 civarında veya biraz altında bir denge arayışı öne çıkıyor. AMB’den beklenen “şahinlik” (faiz artırımı eğilimi) büyük ölçüde mevcut fiyata zaten yansımış durumda. Daha güçlü bir yükseliş için ya Avrupa’dan beklenmedik derecede güçlü ekonomik veriler ya da ABD Merkez Bankası’nın (Fed) güvercin bir yöne dönmesi gerekir.