Euro Bölgesi’nde perakende ticaret Mart ayında aylık bazda %0,1 gerilerken, AB genelinde perakende satışlar %0,3 arttı. Yıllık bazda perakende hacmi (satılan mal miktarı) Euro Bölgesi’nde %1,2, AB’de %1,9 yükseldi.
Euro Bölgesi’nde inşaat faaliyeti Nisan’da zayıfladı; İnşaat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi: firmaların yeni sipariş, üretim ve istihdam gibi kalemlere göre faaliyet hızını ölçen anket endeksi) Mart’taki 44,6’dan 41,7’ye indi. Bu seviye Ağustos 2024’ten bu yana en düşük değer olurken, uzun süredir devam eden daralmayı (ekonomik faaliyette küçülme) teyit etti.
Birleşik Krallık’taki yerel seçimler önemli bir siyasi gelişme olarak öne çıktı. İşçi Partisi’nin 2.000’den fazla belediye meclis koltuğu kaybetmesi, iktidar partisi için beklentiden kötü bir sonuç olarak değerlendirildi; bunun bütçe harcaması beklentileri (kamu harcamalarının artma ihtimali) üzerinde etkisi olabileceği belirtildi.
Avrupa’da veriler karışık bir tabloya işaret ediyor; bu durum türev ürün işlemleri (dayanak varlığın fiyatına bağlı sözleşmeler) için fırsat yaratıyor. Eurostat’ın Nisan 2026 verileri, Mart’taki sınırlı perakende büyümesinin durduğunu gösterirken, HCOB İnşaat PMI 41,9 ile sert bir daralmayı teyit etti. Tüketici tarafı ile sanayi tarafı arasındaki bu ayrışma, ekonomideki kırılganlığı (şoklara açık olma) artırıyor.
Ülkelere göre tablo çok farklı olduğu için Euro Bölgesi’ne dair “genel” yön bahisleri riskli. Geçen çeyrekte Almanya imalatına yönelik iyimserlik olsa da, Destatis’in Mart 2026 verileri fabrika siparişlerinde (sanayinin aldığı yeni siparişler) hafif düşüşe işaret etti. Fransa’da ise dış ticaret dengesi (ihracat-ithalat farkı) sorun olmaya devam ediyor; 2025-2026 kışında yükselen enerji ithalat maliyetleri bu tabloyu daha da bozdu.
Geçen haftaki Birleşik Krallık yerel seçimlerinin siyasi sonuçları da yakından izleniyor. İktidardaki İşçi Partisi’nin performansının beklentiden zayıf kalması, kamu harcamalarını artırarak seçmen desteğini yeniden kazanma ihtimalini gündeme getiriyor. Bu baskı, 2025 sonundan beri süren Avrupa tahvil rallisini (tahvil fiyatlarının yükselmesi, faizlerin düşmesi) sona erdirebilir; bu nedenle tahvil vadeli işlemlerinde (gelecekte teslimat/uzlaşma için yapılan standart sözleşmeler) “put opsiyonu” (fiyat düşüşüne karşı kazanç sağlayan opsiyon) değerlendirilebilir.
Döviz tarafında bu unsurlar, euro için dolar karşısında aşağı yönlü eğilimi güçlendiriyor. EUR/USD paritesi 1,08 civarındaki banttan yukarı kırmakta zorlanırken, bütçe riskleri ve zayıf sanayi verileri aşağı yönlü hareket ihtimalini artırıyor. Önümüzdeki haftalar için EUR/USD’de put opsiyonu almak ya da sıkı zarar-kes (fiyat tersine döndüğünde zararı sınırlayan otomatik/önceden belirlenmiş seviye) ile kısa pozisyon (düşüş beklentisiyle satış yönlü işlem) taşımak daha makul görünüyor.