Euro Bölgesi manşet enflasyon (genel enflasyon oranı) Şubat’ta yıllık %1,9’dan Nisan’da yıllık %3,0’e yükseldi. Bu artış, Brent petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt maliyetlerine yansımasıyla bağlantılıydı.
Yakıt fiyatlarının, Şubat’tan bu yana manşet enflasyona yaklaşık 1,1 puan eklediği tahmin edildi. Hürmüz Boğazı’nın (Basra Körfezi’nden dünyaya petrol taşıyan kritik geçit) haftalar içinde yeniden açıldığı baz senaryoda, yakıt etkisinin Nisan’da zirve yaptığı öngörüldü.
2027’ye Kadar Enflasyon Görünümü
Manşet enflasyon Nisan’da %3 ile 2023 sonundan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Dolaylı etkiler (enerji maliyetinin diğer ürünlere yayılması) ve ikinci tur etkilerin (ücret artışları gibi süreçlerle fiyatların yeniden yükselmesi) manşet enflasyonu 2027 başında yaklaşık %3,5’e taşıması bekleniyordu.
Bu etkilerin çekirdek enflasyonu (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) da yukarı çekerek 2027 başında yıllık yaklaşık %2,6 ile zirveye taşımayı bekleniyordu. Görünüm; nüfusun yaşlanması, Almanya’nın mali teşviki (devletin harcama/vergi yoluyla ekonomiyi desteklemesi) ve Orta Doğu risklerine bağlı belirsizlikle ilişkilendirildi.
İşlem Stratejisi ve Risk Pozisyonlaması
Ani enerji şoku enflasyon görünümünü belirgin biçimde değiştirdi; bu nedenle pozisyonların buna göre ayarlanması gerekiyor. Euro Bölgesi enflasyonu Nisan’da %3,0’e çıktı; Şubat’taki %1,9’a göre sert yükselişin neredeyse tamamı yakıt maliyetlerinden kaynaklandı. Eurostat’ın öncü tahmini (kesinleşmeden önce açıklanan ilk hesap) enerji fiyatlarının yıllık %15 arttığını doğruladı; bu da etkinin ekonomiye ne kadar hızlı yayıldığını gösteriyor.
Bu tablo, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) kısa vadede faiz indirimi düşünmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle parasal gevşeme (faiz indirimleri ve daha “rahat” para politikası) yönündeki beklentilere dayalı pozisyonların azaltılması ve daha şahin (enflasyonla mücadelede daha sıkı politika) bir ECB’den fayda sağlayacak işlemlerin değerlendirilmesi gerekiyor. Örneğin faiz oranı swaplarında (iki tarafın faiz ödemelerini değiş tokuş ettiği türev sözleşme) sabit faiz ödemek (“pay fixed”), piyasa faizleri yükselirse ya da faiz indirim beklentileri geri çekilirse avantaj sağlayabilir. 2022’de enflasyon beklenenden kalıcı çıkınca merkez bankalarının sert faiz artırımlarına gitmek zorunda kalması bu açıdan hatırlatıcı.
Enflasyonun 2027 başında yaklaşık %3,5’te zirve yapacağı tahmini, enflasyona karşı korumaya (enflasyon yükselince değer kazanan ürünlerle riskten korunma) talebin artabileceğine işaret ediyor. Son veriler sonrası 5y5y forward enflasyon swapının (5 yıl sonrası başlayıp 5 yıl süren dönem için beklenen enflasyonu gösteren, uzun vadeli beklentilerin önemli göstergesi) %2,4’e yükselmesi de bunu destekliyor. Bu, piyasanın daha kalıcı enflasyonu fiyatlamaya başladığını gösteriyor.
Nüfusun yaşlanması nedeniyle işgücü piyasasının sıkı kalması (işçi bulmanın zorlaşmasıyla ücret baskısı) ve Almanya’dan gelen mali destek, fiyat baskılarını yüksek tutabilir. Ayrıca jeopolitik belirsizliğin yüksek olması, önümüzdeki haftalarda piyasa oynaklığının (fiyatların daha sert dalgalanması) artmasına zemin hazırlıyor. Avrupa piyasalarında dalgalanma artışına yönelik pozisyon almak için VSTOXX endeksi opsiyonları (belirli bir süre için alma/satma hakkı veren sözleşmeler; VSTOXX ise Euro Stoxx 50’nin beklenen oynaklığını ölçen endeks) kullanılabilir.
Ancak yüksek enerji fiyatlarının ekonomiyi durgunluğa sürükleyip sürüklemediği izlenmeli; bu, enflasyon görünümü için önemli bir aşağı yönlü risk. Örneğin yaklaşan öncü PMI imalat anketinde (satın alma yöneticileri endeksi; 50’nin altı daralmaya işaret eder) sert düşüş görülmesi, talebin zayıfladığını gösterebilir. Bu durumda kalıcı fiyat baskısı beklentisini hızla yeniden değerlendirmek gerekir.
Canlı VT Markets hesabınızı oluşturun ve işlem yapmaya başlayın .