Euro Bölgesi bileşik PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) mayıs ayında 48,8’den 47,5’e geriledi. Böylece üst üste üçüncü ay düşüş kaydedildi ve endeks daralma bölgesinde kaldı (50’nin altı ekonomide küçülmeye işaret eder). Rapora göre gerileme, Basra Körfezi’ndeki çatışmaya bağlı risklerle ilişkilendiriliyor ve ikinci çeyrek için zayıf koşullara işaret ediyor.
İmalat güveni 52,2’den 51,4’e indi. Hizmetler 47,6’dan 46,4’e geriledi. Etkinin imalata kıyasla hizmetlerde daha güçlü olduğu görülüyor; hizmet PMI’ı daralmaya işaret ediyor.
Euro Area Pmi Slides Deeper Into Contraction
Güncelleme, hem imalat hem de hizmetlerde daha fazla şirketin artan girdi maliyetleriyle karşılaştığını belirtiyor. (Girdi maliyeti: üretim veya hizmet sunumu için kullanılan enerji, hammadde, işçilik gibi kalemlerin maliyeti.) İmalatta girdi fiyatları alt endeksi 80,1’e yükselerek 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. (Alt endeks: ana endeksi oluşturan alt kalemlerden biri.)
Satış fiyatları bu maliyet artışlarını yalnızca kısmen yansıttı. Bu durum, zayıf ekonomik faaliyet sürerken enflasyon baskısının da devam ettiği anlamına geliyor. Sonuçta ECB (Avrupa Merkez Bankası) için politika ikilemi oluşuyor: fiyat artışı riskleri ile zayıf büyüme arasında denge kurmak.
2025’in bu dönemine baktığımızda, Euro Bölgesi bileşik PMI’ının 47,5’e gerilediği ve güvenin belirgin şekilde zayıf olduğu görülüyordu. Basra Körfezi’ndeki çatışma enerji maliyetlerini yükseltiyor, özellikle hizmet sektörünü sert etkiliyordu. Bu tablo, Avrupa Merkez Bankası’nı enflasyonla mücadele ile kırılgan ekonomiyi destekleme arasında zor bir tercihe itiyordu.
Markets Shift From Crisis Hedging To Recovery Positioning
2025’e damga vuran enflasyon baskıları da belirgin şekilde hafifledi. O dönemde imalat girdi fiyatları alt endeksi 80,1’e çıkmıştı; bu seviye 2022’den beri görülmemişti. Buna karşılık, Eurostat’ın Nisan 2026 verilerine göre manşet HICP enflasyonu (Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyat Endeksi: AB’de ülkeler arası karşılaştırmaya uygun enflasyon göstergesi) %2,1’e geriledi; bu oran ECB hedefinə oldukça yakın.
Bu ortam, faiz beklentilerinin hesabını değiştiriyor. Geçen yıl ECB enflasyon nedeniyle gevşemeye (faiz indirimi gibi) mesafeli dururken, şimdi tartışma toparlanmayı desteklemek için olası faiz indirimlerinin zamanlamasına kaymış durumda. Piyasalar, dördüncü çeyrek sonuna kadar en az bir kez 25 baz puanlık (baz puan: yüzde puanın yüzde biri; 25 baz puan = 0,25 puan) indirim olasılığını fiyatlamaya başlıyor.
Türev ürün (değeri başka bir varlığa bağlı sözleşme) işlemi yapanlar için bu, sert ekonomik düşüşe karşı korunmadan (hedging: riski azaltmak için pozisyon alma) uzaklaşmaya işaret ediyor. Veriler iyileşirken ve enflasyon kontrol altındayken, Euro Stoxx 50 gibi endekslerde zımni oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) 2025 zirvelerine göre geriledi. Endekste “paranın dışında” put (out-of-the-money put: kullanım fiyatı mevcut fiyatın altında kalan, genelde daha düşük olasılıkla kazanca dönen satım opsiyonu) satmak, daha sakin ortamda prim (opsiyon primi: opsiyon için ödenen/ alınan fiyat) toplama yöntemi olabilir.
Ayrıca kısa vadeli faizlerde kademeli düşüşe göre pozisyon almak daha mantıklı görünüyor. EURIBOR’a bağlı vadeli işlem sözleşmeleri (futures: gelecekte belirli fiyattan alım-satım için standart sözleşme) kullanarak, yılın ilerleyen döneminde ECB faiz indirimi olasılığının arttığı görüşü yansıtılabilir. Bu, 2025’te piyasada enflasyon kaygılarının öne çıktığı dönemde kullanılan stratejilerin tersine bir yaklaşım olur.