Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek GSYH’si çeyreklik bazda %-0,2 ile daralma yönünde revize edildi; bunun başlıca nedeni, GSYH’si ç/ç %-12,1’e çekilen İrlanda oldu. İrlanda hariç büyüme ç/ç %0,3 olurken, daha güçlü PMI okumaları ve Fransa’nın sanayi verilerindeki toparlanma, odağı yaygın tabanlı bir yavaşlamadan uzaklaştırdı. Güven/sentiment zayıflığı Almanya ve Fransa’da yoğunlaşmayı sürdürse de, Fransa’dan gelen son “sert” veriler daha destekleyici bir yöne işaret etti.
Fransa’da, ikinci çeyrekte GSYH’nin üst üste ikinci kez çeyreklik bazda daralma riskinin azaldığı görülüyor. Fiyat tarafında, manşet enflasyon Mayıs’ta yıllık %3,2 olurken, çekirdek (altta yatan) enflasyon yıllık %2,5 seviyesinde gerçekleşti. Projeksiyonlar, zirvenin 2027’nin başlarında görüleceğine işaret ediyor; manşet enflasyonun yıllık yaklaşık %3,8, çekirdek enflasyonun ise yıllık yaklaşık %2,8 civarında olması bekleniyor.
Euro Bölgesi Büyümesi ve Dayanıklılığa İlişkin Yanlış Okuma
Piyasanın Euro Bölgesi’ne ilişkin son negatif GSYH verisini yanlış yorumladığını düşünüyoruz. Manşet rakam neredeyse tamamen, İrlanda’da oynak ve tek seferlik bir revizyon nedeniyle aşağı çekildi; bu istatistiksel “gürültü”, Avrupa ekonomisinin genelindeki temel istikrarı perdeledi. İrlanda hariç tutulduğunda Euro Bölgesi aslında büyüdü; bu da yavaşlamanın derinleştiği anlatısının yerinde olmadığını gösteriyor.
Son ekonomik göstergeler, GSYH baskısının ima ettiğinden daha iyimser bir tabloyu destekliyor. Örneğin S&P Global Euro Bölgesi Bileşik PMI endeksi Mayıs’ta 52,6 ile belirgin şekilde genişleme bölgesinde gelerek, özel sektörde son bir yılın en güçlü büyümesine işaret etti. Bu görünüm Fransa’dan gelen daha güçlü sanayi verileriyle de örtüşüyor; Fransa’da teknik resesyon ihtimalini azaltırken, ekonomik dayanıklılığa işaret ediyor.
Faiz Piyasası Etkileri ve Strateji
Bu veri ayrışması, bir sonraki ECB toplantısı öncesinde faiz piyasalarında fırsat yaratıyor. Mevcut piyasa fiyatlaması, resesyon endişeleri nedeniyle ilerideki faiz artışlarına daha düşük olasılık atfediyor; biz bunu temelsiz görüyoruz. Eurostat’ın son hızlı tahmini, Mayıs’ta enflasyonun yıllık %3,3 ile dirençli kaldığını gösterirken, ECB’nin odağının fiyat baskılarıyla mücadelede kalacağı anlaşılıyor.
Kendi projeksiyonlarımız, enflasyonun 2027’nin başlarına kadar zirve yapmayacağını gösteriyor; bu da merkez bankasının işinin bitmeye uzak olduğu anlamına geliyor. Diğer kriz sonrası dönemlerde de görülen enflasyondaki bu tarihsel kalıcılık, ECB’nin pek çok kişinin beklediğinden daha uzun süre şahin bir duruş koruması gerekebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle türev piyasalarının, Avrupa faizlerinin ileriye dönük patikasını düşük fiyatladığını düşünüyoruz.
Bu çerçevede, piyasanın şu anda beklediğinden daha yüksek kısa vadeli faizlere pozisyon almanın değer taşıdığı kanaatindeyiz. EURIBOR’daki yükselişten kazanç sağlayan opsiyonlar veya önümüzdeki haftalarda ECB’nin güvercin bir dönüş yapacağı beklentisine karşı konumlanan swap stratejileri cazip görünüyor. Piyasanın İrlanda kaynaklı GSYH sapmasını geride bırakıp daha dayanıklı çekirdek verilere odaklanmasıyla, faiz beklentilerinde yeniden fiyatlama öngörüyoruz.