Euro, Pazartesi günü Avrupa seansında yene karşı %0,15 artarak 185,00 civarına yükseldi. Piyasalar, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Euro Bölgesi enflasyonunu %2 hedefine yakın tutmak için kısa vadede faiz artışına gidebileceğini fiyatlarken EUR/JPY yükseldi. ECB’den son dönemde gelen açıklamalar, yeniden artan enflasyon baskısına ve fiyat artışını sınırlamak için hızlı adım atılması gerektiğine odaklanıyor.
ECB Yönetim Konseyi üyesi Yannis Stournaras’ın, küresel enerji arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ücretlere ve mal-hizmet fiyatlarına yansıyabileceği uyarısı sonrası dikkat enerji risklerine de kaydı. Bu durum, enflasyonun orta vadede yeniden %2’ye inmesini zorlaştırabilir. Ayrıca Bloomberg’e göre Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher, 22–23 Mayıs’ta Kıbrıs’ta yapılan toplantı sonrasında, kalıcı bir ABD–İran barış anlaşması ortaya çıkmadıkça ECB’nin gelecek ay faiz artırma yolunda olduğunu söyledi. Bu sırada yen, Çarşamba günü Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda’nın konuşması ve Cuma günü açıklanacak Mayıs Tokyo TÜFE verisi (TÜFE: tüketici fiyat endeksi, enflasyonu ölçer) öncesinde zayıfladı.
Para Politikası Ayrışması ve EUR/JPY Üzerindeki Etkisi
ECB’nin enflasyona karşı daha sert duruşu, BoJ ile para politikası açısından belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. Mayıs ayına ilişkin Euro Bölgesi öncü (flash) HICP verisi (HICP: Euro Bölgesi için uyumlaştırılmış tüketici enflasyonu göstergesi) enflasyonun %2,3’e yükseldiğini gösterdi. Bu, beklentilerin biraz üzerinde kalarak ECB’nin “şahin” eğilimini (şahin: enflasyona karşı faiz artırmaya daha istekli) güçlendirdi. Bu tablo, kısa vadede EUR/JPY’de yukarı yönün daha olası olduğuna işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler enerji fiyatlarını yüksek tutuyor; Brent petrol 95 dolar/varil civarında güçlü seyrediyor. Piyasa beklentileri, gecelik endeks swapları (OIS: gelecekteki kısa vadeli faiz beklentisini ölçen swap sözleşmeleri) üzerinden, Haziran’da ECB’nin 25 baz puan (baz puan: %0,01) faiz artırma olasılığını %90’ın üzerine taşıdı. Bu durum, daha “pasif” merkez bankalarına sahip para birimlerine karşı euroda uzun pozisyonları (uzun pozisyon: fiyatın yükseleceği beklentisiyle alma yönünde pozisyon) daha cazip kılıyor.
Buna karşılık Japon yeni baskı altında kalabilir. Ülke geneli eğilimi için öncü bir gösterge olan son Tokyo TÜFE verisi, BoJ’un %2 hedefinin altında geldi; bu da faiz artırımı (sıkılaştırma: faiz artırma ve/veya likiditeyi azaltma) düşünülmesi için yetkililere gerekçe vermiyor. Aktif bir ECB ile yerinde kalan bir BoJ arasındaki bu politika farkı, temel belirleyici unsur.
Yükselen EUR/JPY İçin Türev İşlem Stratejileri
Türev ürünlerle işlem yapanlar için (türev: değeri kur, faiz, emtia gibi bir varlığa bağlı sözleşmeler) bu ortam, EUR/JPY’de yükselişten kazanç sağlayan stratejileri öne çıkarıyor. ECB’nin bir sonraki toplantısı sonrası beklenen hareketi yakalamak için Haziran sonu veya Temmuz vadeli EUR/JPY alım opsiyonları (call: belirli fiyattan alma hakkı veren opsiyon) alımı öne çıkıyor. Paritede bir aylık zımni oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatına yansıyan beklenen dalgalanma) %12’nin üzerine çıkmış durumda; bu da piyasada belirgin bir fiyat hareketi beklendiğini gösteriyor.
Oynaklık arttığı için opsiyonların maliyeti (prim: opsiyonu almak için ödenen bedel) yükselirken, maliyeti azaltmak adına “boğa alım spread’i” (bull call spread: bir alım opsiyonu alıp daha yüksek kullanım fiyatlı başka bir alım opsiyonu satma) da öne çıkıyor. Bu yapıda, yatırımcı bir call alırken aynı anda daha yüksek kullanım fiyatından (strike: opsiyonun hak kullanım fiyatı) başka bir call satar. Böylece başlangıç maliyeti düşer; ancak olası kazanç üstten sınırlandırılır. Bu strateji, paritede daha kontrollü bir yükseliş beklentisi için daha düşük maliyetli bir konumlanma sağlar.