EUR/USD haftaya sakin başladı; Asya seansında 1,1400’lerin ortasının altında dar bir bantta işlem görürken, geçen perşembe kaydedilen yaklaşık iki haftanın en yüksek seviyesine yakın seyrini korudu. Jeopolitik risk gündemde kalmaya devam ediyor: Geçici bir ABD-İran anlaşmasına rağmen, İran’ın güzergâh üzerinde daha sıkı kontrol arayışı nedeniyle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim sürüyor. Bu zemin, güvenli liman talebiyle ABD Doları’nı destekleyerek parite üzerinde baskı yaratıyor; ancak hareket, ABD para politikasına ilişkin beklentilerdeki değişimle sınırlanmış durumda.
Zayıf ABD istihdam verilerinin ardından piyasalar Fed’in sıkılaşma beklentilerini geri çekti. Tarım dışı istihdam (NFP) haziranda 110 bin beklentisine karşı 57 bin arttı; mayıs verisi de 172 binden 129 bine aşağı revize edildi. İşsizlik oranı ise %4,2’ye geriledi. Ham petrol fiyatlarındaki sert düşüşle enflasyon endişeleri hafiflerken, 2026 için bir-iki Fed faiz artışı beklentisi sıfır- bir aralığına indi. Avrupa tarafında Euro Bölgesi enflasyonundaki yumuşama, ECB’nin ilave faiz artışlarına yönelik fiyatlamayı azalttı. Takvimde Almanya Fabrika Siparişleri, Euro Bölgesi Sentix, ÜFE ve Perakende Satışlar; ardından ABD ISM Hizmetler PMI ve FOMC üyelerinin açıklamaları izlenecek.
Çelişen Güçler EUR/USD’yi Bantta Tutuyor
EUR/USD paritesinin 1,1450 seviyesinin altında sıkışık bir aralıkta kaldığını görüyoruz; bu görünüm, piyasada birbirine zıt dinamiklerin devrede olduğuna işaret ediyor. Euro Bölgesi verilerindeki yumuşaklıktan kaynaklanan zayıflık, Fed’in bir sonraki adımına ilişkin şüphelerle dengeleniyor. Bu çekişme, önümüzdeki günlerde güçlü bir yönlü trendin hemen oluşmasının zor olduğuna işaret ediyor.
Çelişkili sinyaller dikkate alındığında, piyasanın ima edilen volatiliteyi muhtemelen düşük fiyatladığını düşünüyoruz. Örneğin Euro Para Birimi Volatilite Endeksi (EVZ) yakın zamanda 5,8’e dokundu; bu seviye ilk çeyrekten bu yana görülmemişti ve opsiyon primlerini görece ucuz kılıyor. Bu da yatırımcılara, belirli bir yöne bahis oynamadan önümüzdeki haftalarda olası bir kırılmaya yönelik pozisyon alma fırsatı sunuyor.
Belirsizlik Ortamında Volatilite Stratejileri Öne Çıkıyor
ABD çekirdek TÜFE’nin yıllık bazda sadece %2,1 gelmesini de hesaplamalarımıza dahil ediyoruz; bu, enflasyondaki soğuma anlatısını destekliyor ve Fed’in şahinleşme kapasitesini sınırlıyor. Geçen haftaki 57 binlik hayal kırıklığı yaratan tarım dışı istihdam artışı dolar üzerinde belirgin bir yük oluşturuyor. Bu nedenle, jeopolitik haber akışıyla oluşabilecek kısa vadeli dolar güçlenmeleri büyük olasılıkla satış fırsatı olarak değerlendirilebilir.
Paritenin diğer tarafında ise Euro’nun potansiyeli, Avrupa Merkez Bankası’nın güvercin duruşuyla sınırlı. Euro Bölgesi HICP enflasyonuna ilişkin son öncü tahminin %1,9 gibi zayıf bir seviyede kalması, ECB’nin 25 Temmuz’daki toplantısında harekete geçmesi için baskıyı azaltıyor. Bu durum, ECB’nin eylemsizliğinin ortak para birimini uzun süre bantta tuttuğu 2019-2020 dönemini hatırlatıyor.
Sonuç olarak, yakın vadede belirli bir yön yerine volatilitede artış senaryosuna pozisyon alıyoruz. Aynı kullanım fiyatı ve vade ile hem alım (call) hem satım (put) opsiyonu satın almayı içeren “uzun straddle” stratejisi, ağustos vade döngüsü için uygun görünüyor. Bu yaklaşım, hangi merkez bankası politikasının mevcut kilidi önce kıracağını tahmin etme ihtiyacını ortadan kaldırarak, iki yönden birinde gerçekleşecek anlamlı bir fiyat hareketinden kazanç sağlamayı hedefler.
Hemen işlem yapmaya başlayın — gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın.