EUR/USD, Pazartesi günü Asya’da erken saatlerde 1,1615 civarına geriledi. ABD–İran çatışmasının uzaması, **riskli varlıkları** (getiri arayışıyla alınan hisse ve gelişen piyasa varlıkları gibi oynaklığı yüksek araçlar) baskılarken euro zayıfladı. Piyasalar, Perşembe günü açıklanacak Euro Bölgesi ve ABD **öncü PMI** verilerini bekliyor. (**PMI/Satın Alma Yöneticileri Endeksi**: Şirket yöneticilerinin anketlerine dayanan, ekonomik faaliyetin artıp azaldığını erken gösteren veri.)
İran medyası, Pazar günü ABD’nin Tahran’ın son önerilerine verdiği yanıtta somut tavizler bulunmadığını söyledi. Fars’a göre ABD, barış anlaşması için beş şart sundu. Bunlar arasında, İran’ın nükleer programıyla bağlantılı uranyumun ABD’ye çıkarılması, ABD’nin Tahran’a tazminat ödememesi ve İran’ın dondurulan varlıklarının dörtte birinden daha azının serbest bırakılması yer aldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü İran’ın “hızlanması” gerektiğini, aksi halde daha fazla sonuçla karşılaşacağını söyledi. Gerilim, **güvenli liman para birimi** (belirsizlikte yatırımcıların sığındığı para birimi) olarak görülen ABD dolarını destekleyerek EUR/USD üzerinde ek baskı yarattı.
Avrupa’da ECB yetkilileri, kalıcı enflasyon beklentilerini sınırlamak için **faiz artırımı** sinyali verdi. Reuters anketine göre ekonomistlerin yaklaşık %85’i, ECB’nin Haziran’da **mevduat faizini** (bankaların ECB’de tuttukları paraya uygulanan faiz) **25 baz puan** (0,25 yüzde puan) artırarak %2,25’e çıkaracağını öngördü. Bu oran, Nisan toplantısı öncesinde aynı görüşte olanların yarısından biraz fazlaydı.
Bugün EUR/USD’nin 1,2150 civarında çok daha yukarıdan işlem gördüğü düşünülürse, geçen yıldan çıkarılacak ders, merkez bankaları arasındaki **politika ayrışmasına** (birinin faizi artırırken diğerinin indirmeye yönelmesi gibi farklılaşma) odaklanmak. Euro Bölgesi **çekirdek enflasyonu** (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) %3,5 ile yüksek seyrini korurken, yatırımcılar euroda **alım opsiyonu (call)** düşünebilir. (Call opsiyonu: Belirli tarihe kadar belirli fiyattan alma hakkı; düşüşte kayıp ödenen primle sınırlıdır.) Bu yaklaşım, ECB’nin faizleri ABD Merkez Bankası’na (Fed) kıyasla daha uzun süre yüksek tutmak zorunda kalabileceği beklentisine dayanır ve paritede yükselişe oynarken aşağı yön riskini sınırlar.
ABD–İran geriliminin 2026 başında hafiflemesi önemli bir baskı unsuru kaldırdı; ancak jeopolitik risk hızla geri dönebilir. Bu nedenle, paritede yükseliş trendinin **faiz farkı** (iki para birimi arasındaki faiz getirisi farkı) desteğiyle sürmesi bekleniyorsa, kısa vadeli EUR/USD **satım opsiyonu (put)** satmak prim geliri toplamak için değerlendirilebilir. (Put opsiyonu: Belirli tarihe kadar belirli fiyattan satma hakkı; opsiyonu satan, prim alır ama sert düşüşte risk üstlenir.) EUR/USD opsiyonlarında **örtük oynaklık** (opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen fiyat dalgalanması) %5,8 ile 12 ayın en düşüğüne indi; bu da oynaklık satmaya dayalı stratejileri daha cazip kılıyor.
Önümüzdeki haftalarda, açıklanacak Euro Bölgesi **öncü TÜFE** tahminini yakından izlemek gerekir; yukarı yönlü bir sürpriz, ECB’nin **şahin duruşunu** (enflasyonla mücadele için faizi yüksek tutma eğilimi) güçlendirebilir. Buna karşılık, ABD’de iş gücü piyasasında zayıflama sinyali veren veriler (örneğin geçen hafta **işsizlik maaşı başvurularının** 235 bine hafif yükselmesi) Fed’in faiz indirimi beklentilerini öne çekebilir. Bu tablo, EUR/USD’de kademeli yükselişi daha düşük maliyetle hedeflemek için **opsiyon spreadleri**ni (aynı varlıkta farklı kullanım fiyatlı opsiyonları birlikte almak/satmak) öne çıkarır; örneğin **boğa alım spreadi (bull call spread)** (bir call alıp daha yüksek kullanım fiyatlı başka bir call satmak) stratejisi.