EUR/DKK mayısta 7,4739 ile yeni bir tarihi zirveye işlem gördü ve o tarihten bu yana 7,4742’ye doğru sınırlı bir yükseliş kaydetti; Danimarka Merkez Bankası ise döviz piyasasına müdahaleden kaçındı. Rapor, bankanın şimdilik yukarı yönlü baskıya tolerans gösterdiğini, ancak hareketin sürmesi halinde pariteyi sınırlamak için devreye girmesinin muhtemel olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca önümüzdeki 12 ayda Danimarka’nın tek taraflı olarak politika faizini 10 baz puan artırma olasılığının düşük kaldığı belirtiliyor.
Mart seçimlerinin ardından yeni bir Danimarka hükümeti kuruldu ve gıdada KDV’nin düşürülmesine odaklanan, kayda değer vergi indirimleri içeren bir program açıkladı. Önerilen KDV değişikliğinin hayata geçtiğinde enflasyonu düşürmesi bekleniyor; ancak takvim ötelenmiş durumda: bu yıl değil ve muhtemelen 2027’de de değil. Bu arada daha önce duyurulan gıda vergisi indirimleri iptal edildi ve akaryakıt vergileri de düşürülmeyecek; bu da 2026’da enflasyon üzerinde ilave bir rahatlama anlamına gelmiyor. Plan, daha yüksek kamu borçlanmasına işaret etmeksizin, vergi indirimleri ve harcama artışlarında finansman tarafına kıyasla daha net olarak tanımlanıyor.
EUR/DKK Güçlenmesine Merkez Bankası Tepkisi
EUR/DKK’yi, 7,4742 ile yeni tarihî zirvesine ulaştıktan sonra, merkez paritesinin (7,46038) belirgin şekilde üzerinde seyrettiği için yakından izliyoruz. Danimarka Merkez Bankası’nın mayısta müdahale etmemesi, yukarı yönlü baskıya karşı kayda değer bir sabır gösterdiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, bu sabrın incelmeye başladığını ve eğilim önümüzdeki haftalarda sürerse kurun yukarı hareketini sınırlamak için müdahalenin muhtemel olduğunu düşünüyoruz.
Bir tavanın devreye sokulma olasılığı yüksek olduğundan, EUR/DKK’de ilave yukarı potansiyeli çok sınırlı görüyoruz. Bu da kısa vadeli EUR/DKK alım (call) opsiyonlarının satılması gibi stratejileri cazip kılıyor; zira müdahale, kurun çok daha yukarı gitmesini muhtemelen engelleyecektir. Bu strateji, merkez bankasının uzun süredir devam eden kur çıpasını savunma kredibilitesine oynuyor.
Tarihsel olarak merkez bankası, 2015’teki güçlü müdahaleleri gibi örneklerde görüldüğü üzere, çıpayı korumak için kararlı adımlar atmaktan kaçınmadı. Bu geçmiş performans, faiz ayarlamalarındansa birincil araç olarak döviz müdahalesini kullanacağı görüşümüzü destekliyor. Bu nedenle, Danimarka’dan önümüzdeki yıl içinde tek taraflı 10 baz puanlık bir faiz artışı gelme olasılığının düşük kalacağını düşünüyoruz.
Faizler ve Maliye Politikası Görünümü
Faiz trader’ları açısından bu, Danimarka faizlerinin Avrupa Merkez Bankası’nın faizlerini yakından takip etmeyi sürdürmesi gerektiği anlamına geliyor. Bağımsız Danimarka sıkılaşmasına yönelik bir risk priminin fiyatlanması için az neden var. Kur çıpası üzerindeki herhangi bir baskı, neredeyse kesin olarak önce döviz rezervlerinin satışıyla karşılanacaktır.
Yeni hükümetin mali gündemi bu yıl enflasyona yönelik hemen bir rahatlama sağlamayacak. Gıdada büyük KDV indirimleri 2027’ye kadar planlanmıyor ve daha önce açıklanan akaryakıt vergisi indirimleri iptal edildi; bu durum mayıs itibarıyla %2,8 olarak açıklanan enflasyonun kısa vadede yüksek kalmasına yol açabilir. Bu da merkez bankasının, faiz artışlarıyla iç fiyat baskılarını gidermekten ziyade kur istikrarına odaklandığını pekiştiriyor.