Nikkei vadeli işlemleri (NKD) tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkarak, 23 Mart 2026’daki dipten başlayan yükselişi sürdürdü. Elliott Dalga yaklaşımında (fiyat hareketini belirli dalga kalıplarıyla açıklayan teknik analiz yöntemi) 1. dalga 63.880’e kadar yükseldi; ardından 2. dalga 59.352’ye geri çekildi. Bu ikinci dalga, “zigzag düzeltme” (üç parçalı, genelde A-B-C şeklinde ilerleyen geri çekilme yapısı) olarak tanımlanıyor. Fiyatın önceki 1. dalga zirvesinin üzerine çıkması, 3. dalganın başladığına dair teyit olarak görülüyor; böylece “itkisel yükseliş” (ana trend yönünde güçlü, parçalara ayrılabilen yükseliş) görünümü korunuyor.
2. dalga tabanından itibaren alt dalgalar şöyle haritalanıyor: (I) dalga 62.075’te bitti, (II) dalga 61.040’ta tutundu; ardından (III) dalga 65.695’e ulaştı ve (IV) dalga 64.650’ye indi. (V) dalga 66.520’ye yükselerek daha büyük ölçekteki ((I)) dalgasını tamamladı. Şimdi, 20 Mayıs 2026’daki dipten başlayan döngüyü geri almaya çalışan bir ((II)) düzeltmesi gelişiyor. 59.352 seviyesi kilit destek (satış baskısının genelde zayıfladığı, fiyatın tutunmasının beklendiği seviye) olarak öne çıkarılırken, geri çekilmenin 3, 7 veya 11 salınımlı (kısa vadeli iniş-çıkış adımları) bir dizilim içinde tamamlanması bekleniyor.
Yükseliş Trendinde Mevcut Geri Çekilme Bir Fırsat Olarak Görülüyor
Nikkei’deki güçlü yükseliş trendi (fiyatın genel olarak yukarı yönlü ilerlemesi) dikkate alındığında, mevcut geri çekilme bir sonraki yükseliş hamlesine hazırlanmak için fırsat olarak değerlendiriliyor. Piyasa 66.520 ile yeni bir rekor gördü; bu düşüş ise çok güçlü bir yükseliş fazı içinde sağlıklı bir “konsolidasyon” (fiyatın bir süre bantta oyalanması, güç toplaması). Düzeltici dalganın dip oluşturmasıyla, mevcut yükseliş trendine katılım için zemin oluşması bekleniyor.
Para Politikası ve Şirket Kârlılığı Nikkei’yi Destekliyor
Bu görünüm, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) geçen haftaki toplantısında “gevşek para politikası”nı (faizlerin düşük tutulması ve finansal koşulların destekleyici kalması) sürdürme niyeti sinyali vermesiyle de destekleniyor. Bu yaklaşım, diğer büyük merkez bankalarından ayrışıyor ve Japon hisse senetlerine yönelik yatırımcı güvenini artırıyor. BoJ’un tutumu, piyasadaki temel gücün süreceği beklentisinin ana dayanaklarından biri olarak görülüyor.
Politika, yendeki zayıflığı (yerel para biriminin değer kaybı) desteklerken USD/JPY kuru (dolar/yen paritesi) yakın zamanda 165 seviyesinin üzerine çıkarak 1990’ların sonundan bu yana ilk kez bu düzeyi gördü. Bu durum, büyük ihracatçı şirketler için önemli bir destek: Yurt dışı gelirleri yen’e çevrildiğinde daha yüksek görünüyor. Bu “kur avantajı” (döviz kurundaki hareketin kârlılığı artırması), Nikkei endeksinde ağırlığı yüksek birçok şirketin kârlılığını doğrudan güçlendiriyor.
Nitekim bu ayın başında tamamlanan bilançolar döneminde (şirketlerin finansal sonuçlarını açıkladığı süreç) bu etki daha net görüldü; ihracat ağırlıklı birçok şirket rekor kâr açıkladı ve yıl geneline ilişkin beklentilerini yukarı yönlü revize etti (tahminlerini artırdı). Bu temel görünüm, izlenen teknik rallinin (grafik bazlı yükseliş hareketi) zemininin güçlü olduğuna işaret ediyor. Tarihsel olarak, Abenomics döneminde olduğu gibi (2010’ların ortasında büyümeyi destekleyen ekonomi programları), yendeki kalıcı zayıflık dönemleri Japon hisse piyasasında uzun soluklu yükselişlerle aynı döneme denk gelebildi.