Nordea, Isabel Schnabel, Philip Lane, Olli Rehn ve Yannis Stournaras dahil ECB yetkililerinin Haziran’da politika faizi artışına ve potansiyel olarak ilave adımlara yönelik sinyalleri, “güvenilirliği koruma” vurgusuyla güçlendirdiğini söyledi. Banka, yüksek enerji fiyatlarının daha geniş enflasyona ve ücret artışlarına sıçrayabileceğine dair endişeye işaret ederek, ikinci tur etkiler devreye girerse piyasaların daha kapsamlı bir faiz artırımı döngüsü riskini hafife aldığını savundu. Ayrıca, mesajlaşmadaki değişime rağmen geçen hafta EUR kısa vadeli faiz cephesinin ralli yaptığını ekledi.
Schnabel, petrol vadeli eğrisinin daha kalıcı bir şoka işaret ettiğini belirterek enerji dışı fiyat baskılarının güçlendiğine dikkat çekti; şirketlerin satış fiyatı beklentilerindeki keskin artışa ve hanehalkının orta vadeli enflasyon beklentilerindeki yükselişe atıf yaptı. Lane de ekonomideki aşağı yönlü etkiyi kabul ederken, Haziran toplantısında teknik ekibin enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyon beklendiğini söyledi ve enerjiden genel fiyatlara sıçrama riskini yineledi. Rehn ve Stournaras ise faiz artışını bir “güvenilirlik” adımı olarak çerçeveledi; Nordea, ECB’nin 2022’deki ilk faiz artışının enflasyon %8’i aştıktan sonra geldiğini hatırlattı.
ECB Sinyalleri Ve Piyasa Tepkisi
ECB yetkililerinden, güvenilirliklerini korumak amacıyla bu ay faiz artışına işaret eden seslerin giderek arttığını görüyoruz. Kilit isimler, enflasyonun enerjiden daha geniş ekonomiye sıçramasına karşı önleyici hareket etme gereğini açıkça tartışıyor. Buna karşın, kısa vadeli faiz piyasaları daha agresif bir sıkılaşma döngüsü olasılığına karşı fazla kayıtsız görünüyor.
Bu görüş, geçen haftaki Euro Bölgesi öncü TÜFE verileriyle de destekleniyor: Enflasyon Mayıs’ta beklentilerin üzerinde hızlanarak %3,1’e çıktı. Daha da önemlisi, oynak enerji kalemlerini hariç tutan çekirdek enflasyon da %2,9’a yükseldi; bu da fiyat baskılarının kalıcılaşmaya başladığına işaret ediyor. Bu, yetkililerin uyardığı türden “ikinci tur etki”nin tam olarak kendisi.
2022’de enflasyon %8’in üzerine fırladığında geç kalınarak yapılan faiz artırımının hafızası, mevcut tartışmayı açık biçimde etkiliyor. Politika yapıcılar aynı hatayı tekrarlamamakta kararlı; bu nedenle geleneksel güvercinler dahi artık bir “güvenilirlik artışı”nı savunuyor. Bu durum, kısa vadeli faaliyet verilerindeki olası zayıflıktan bağımsız olarak, 11 Haziran toplantısında adımı neredeyse kesin hale getiriyor.
Strateji Etkileri Ve Euro Görünümü
Bu çerçevede, Euro getiri eğrisinin kısa ucunda daha dikleşmeye yönelik pozisyonlanmada değer görüyoruz. 3 aylık EURIBOR vadeli kontratları gibi enstrümanlar, üçüncü çeyrek sonuna kadar en az iki faiz artışı riskini yeterince fiyatlamıyor gibi görünüyor. Kısa vadeli faizlerin yükselişinden ya da faiz oynaklığının artmasından faydalanan opsiyon stratejileri değerlendirilmelidir.
Bu politika ayrışmasının, özellikle merkez bankasının “bekle-gör”e geçtiği düşünülen para birimlerine karşı Euro’yu da desteklemesi beklenir. Bugün itibarıyla opsiyon piyasalarında EUR/USD için ima edilen oynaklığın görece düşük olması, uzun Euro pozisyonlarının cazip risk-getiri profilleriyle kurulabileceğine işaret ediyor. ECB’nin bu ay şahin bir mesaj vermesi halinde paritenin yeniden 1,10 seviyesine doğru hareket etmesini bekliyoruz.