Euro, salı günü sterlin karşısında 0,8650 seviyesinin altında kalarak iki seanslık düşüşün ardından zayıf seyrini sürdürdü. Eurostat’ın öncü verisine göre Euro Bölgesi HICP enflasyonu mayısta yıllık bazda %3,2’ye yükselerek nisanda %3,0 olan seviyenin üzerine çıktı. Çekirdek HICP ise %2,2’den %2,5’e yükselerek %2,4’lük beklentiyi aştı. Piyasalar ECB’nin gelecek hafta adım atacağını fiyatlamayı sürdürürken, veriler faiz görünümünü kayda değer biçimde değiştirmedi.
Sterlin, Başbakan Keir Starmer’ın mayıs yerel seçim sonuçlarının ardından gelen istifa çağrılarına direnmesiyle iç siyasette istikrar algısının artması sonucu daha güçlü seyretti. Birleşik Krallık kredi verileri karışık geldi: Tüketici kredisi nisanda yukarı yönlü revize edilen 1,90 milyar sterlinden 1,86 milyar sterline geriledi. Buna karşın mortgage onayları 63,97 binden 65,94 bine çıkarak sınırlı düşüş beklentilerine ters yönde hareket etti. Bireylere net kredi 8,7 milyar sterlinden 6,2 milyar sterline gerilerken, sterlinin veri sonrası tepkisi sınırlı kaldı.
—
Euro Bölgesi Verileri ve ECB Beklentileri
Euro, İngiliz Sterlini karşısında zayıf görünüyor ve 0,8650 seviyesinin üzerine çıkmakta zorlanıyor. Euro Bölgesi enflasyonu hızlansa da piyasa, Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) gelecek hafta 25 baz puanlık bir faiz artışını zaten tamamen fiyatlamış durumda. Bu nedenle söz konusu haber akışı Euro’ya yeni bir ivme kazandırmadı.
Birleşik Krallık ile Euro Bölgesi arasındaki faiz farkını, Sterlin’i destekleyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Haziran 2026 başı itibarıyla İngiltere Merkez Bankası’nın politika faizi %5,25 seviyesinde ve ECB’nin %4,00’lük faizinin belirgin şekilde üzerinde; beklenen ECB artışı gerçekleşse bile bu fark Sterlin taşıyan yatırımcılar için cazip kalmaya devam edecek. Yıllık bazda %5,5’in üzerinde seyreden ve Euro Bölgesi’ne kıyasla daha sıcak olan Birleşik Krallık ücret artışı da BoE’ye faizleri daha uzun süre yüksek tutmak için gerekçe sağlıyor.
—
Birleşik Krallık Dayanıklılığı ve EUR/GBP Görünümü
Birleşik Krallık’ta siyasi istikrar da Sterlin’e destek oluyor; Başbakan Keir Starmer liderliğindeki hükümetin son dönemdeki zorlukları atlattığı görülüyor. Bu durum belirsizliği azaltırken, piyasalar genelde bunu daha güçlü bir para birimiyle ödüllendiriyor. Birleşik Krallık ekonomisi de belirli bir dayanıklılık sergiliyor; mortgage onaylarının beklentileri aşması, konut piyasasında istikrara işaret ediyor.
Bu arka plan ışığında, önümüzdeki haftalarda EUR/GBP’de ilave zayıflığa yönelik pozisyon almanın anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Türev yatırımcıları, Euro’nun Sterlin karşısında put opsiyonlarını satın almayı değerlendirebilir. Bu strateji, kurda aşağı yönlü bir hareketten faydalanmayı sağlarken azami riski net biçimde tanımlar.
Tarihsel olarak, faiz farklarının açıldığı dönemler EUR/GBP paritesini çoğunlukla aşağı çekti. 0,8500 seviyesinin altına bir kırılma, geçmişte daha belirgin bir geri çekilmenin önünü açtı. ECB’nin yaklaşan toplantısının bu artışın bir süre için son artışlardan biri olabileceğine işaret etmesi halinde, bunu olası bir hedef olarak görüyoruz.