ABD Doları, jeopolitik ve siyasi cepheden gelen olumlu haberlerin ardından haftaya hafif düşüşle başladı. Yüksek petrol fiyatları ve yüksek seyreden faizler (merkez bankasının politika faizi) başlıca risk unsurları olmaya devam etti.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyonun kontrol altına alındığını söylemesinin zor olduğu belirtildi. Artan enerji fiyatları, yükselen enflasyon ve güçlü tüketim ile istihdamın, Fed’in temkinli hareket etmesine neden olduğu ifade edildi.
Fed’in temkinli duruşu dolara destek
Hisse senedi piyasalarının zirve seviyelere yakın olduğu, Fed’in ise faizlerin daha uzun süre değişmeden kalabileceği uyarısını yapmaya daha yatkın görüldüğü kaydedildi. Bu duruşun dolara sınırlı destek verdiği belirtildi.
ABD Dolar Endeksi’nin (DXY) 98,50 civarında olduğu, sakin geçen pazartesi gününde hareketin sınırlı kalmasının beklendiği aktarıldı. DXY’nin İran’a ilişkin haberlerle zayıfladığı, petrol fiyatlarının ise yüksek seyrettiği ifade edildi.
Fed’in temkinli duruşu nedeniyle ABD dolarının destek bulmaya devam etmesini bekliyoruz. DXY 98,50 civarında seyrederken, güçlü ekonomi ortamında Fed’in enflasyona “tamam” sinyali vermesi zor görünüyor. Bu tablo, kısa vadede dolara karşı pozisyon almayı (doların düşeceğine oynamayı) riskli kılıyor.
Bu görüşü destekleyen unsurlardan biri, West Texas Intermediate (WTI) ham petrolünün (ABD referans petrolü) 2026’nın başından beri varil başına 95 doların üzerinde kalması. Ayrıca Mart 2026 Tarım Dışı İstihdam (Non-Farm Payrolls; tarım dışı sektörlerdeki aylık istihdam değişimi) verisi 265 bin artışla güçlü geldi. Bu dayanıklı görünüm, Fed’in para politikasında (faiz ve likidite ayarlarında) kısa vadede yumuşamaya gitmesini düşük olasılık haline getiriyor.
Geçmiş politika dersleri Fed kararlarını hâlâ etkiliyor
Fed’in bugünkü tereddüdünün, 2022’de yapılan politika hatalarından etkilendiği belirtiliyor. O dönemde enflasyona karşı geç kalındığı algısı, sonrasında daha sert faiz artışlarını zorunlu kılmıştı. Bu hafıza, yetkilileri enflasyonun tamamen kontrol altına alındığından emin olana kadar faizleri daha uzun süre sabit tutmaya yöneltiyor.
Yatırımcılar açısından bu ortam, doların aşağı hareketine karşı koruma maliyetinden gelir elde etmeye dönük stratejileri gündeme getirebilir. Örneğin DXY’de ya da USD/JPY gibi dolar ağırlıklı paritelerde “zarar-kesin dışında” (out-of-the-money; mevcut fiyattan uzak) satım opsiyonu (put; fiyat düşüşüne karşı sigorta sağlayan sözleşme) satmak, prim (opsiyon satıcısının aldığı ücret) toplamaya imkân verir. Opsiyonlar, riskin önceden tanımlı olması (en fazla kaybın belli olması) nedeniyle dolarda yatay-pozitif bir görüşü ifade etmekte kullanılabilir.
Bir diğer yaklaşım, faiz oynaklığının (volatilite; fiyatların dalgalanma şiddeti) düşeceği beklentisine oynamaktır. Fed’in “uzun süre değişiklik yok” sinyali, faiz piyasalarında bir süre yatay seyri (konsolidasyon) beraberinde getirebilir. Bu da SOFR (Secured Overnight Financing Rate; teminatlı gecelik finansman faizi) vadeli işlemlerinde volatilite satışı gibi stratejileri öne çıkarabilir. Örneğin kısa straddle (aynı vadede aynı kullanım fiyatlı alım ve satım opsiyonu satışı; fiyatın dar bantta kalacağı beklentisi) bu çerçevede değerlendirilebilir.
Ancak Orta Doğu’da tansiyonun düşmesi gibi jeopolitik risklere dikkat edilmeli. Küresel risk iştahında ani bir iyileşme doları baskılayabilir; bu nedenle pozisyonları korumak (hedge; ters yönde işlemle risk azaltmak) önem kazanır. Yatırımcılar, beklenmedik bir Fed yumuşaması ya da güçlü bir “risk alma” dalgasına karşı DXY’de çok uzak kullanım fiyatlı, düşük maliyetli satım opsiyonlarıyla korunmayı düşünebilir.