ABD doları, ABD 2 yıllık tahvil faizlerindeki yükseliş ve güçlü enerji fiyatlarının desteğiyle değer kazandı; piyasalar Ocak 2027’ye kadar Fed’den bir faiz artışını tamamen fiyatlıyor (yani yatırımcılar bunu ana senaryo olarak görüyor). Akaryakıt tarafında ABD’de benzin fiyatı ortalaması hâlâ galon başına 5 doların üzerinde. Enflasyon algısı da güçlendi: Michigan Üniversitesi’nin Mayıs anketinde uzun vadeli enflasyon beklentisi Nisan’daki %3,5’ten %3,9’a çıktı; tüketici güven endeksi ise rekor düşük seviyeye geriledi.
Pozisyonlanma (yatırımcıların hangi yönde, ne kadar işlem taşıdığı) verileri, son haftada uzun dolar (USD) pozisyonlarının sınırlı arttığını, ancak aşırı birikim görüntüsü olmadığını gösteriyor. Piyasanın odağı, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’un; daha yüksek enflasyon riski, zayıflayan tüketici güveni ve yüksek ABD kamu borcuna karşı para politikası (faiz ve bilanço kararları) tepkisine ilişkin mesajlarına kayıyor. Jeopolitik cephede Donald Trump, büyük ölçüde müzakere edilmiş bir İran anlaşmasının hazır olduğunu söylerken; BAE, Suudi Arabistan ve Katar dahil Körfez ülkeleri diplomatik çözümü savunuyor ve tırmanmaya karşı uyarıyor. Doların ivmesi tahvil faizleri ve makro dayanıklılıkla destekli kalsa da, gerilimin düşmesi yine de sert bir geri dönüşü tetikleyebilir.
Temkinli Dolar Yükseliş Stratejisi ve Risk Yönetimi
Kısa vadede stratejimizin, ABD doları için temkinli şekilde yukarı yönlü duruşu korumak, ancak net bir risk kontrolü uygulamak olduğunu düşünüyoruz. Kalıcı güçlenmenin ana nedeni 2 yıllık tahvil faizleri; bu faizler, “yapışkan” (kolay düşmeyen) enflasyon verilerini yansıtıyor. Son verilerde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE: tüketicinin ödediği mal ve hizmet fiyatlarındaki yıllık artış) yıllık bazda %3,6’da kaldı. Bu tablo, güçlü dolardan yararlanan işlemleri destekliyor; örneğin dolar endeksi vadeli kontratlarında (gelecekte belirli fiyattan alım-satım anlaşması) uzun pozisyon veya USD/JPY gibi paritelerde alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) almak.
Ancak temel risk, olumlu jeopolitik haberle, özellikle ABD-İran anlaşmasının nihai hâle gelmesiyle, doların aniden geri çekilmesi. Buna karşı korunma için, dolarda “ucuz” ve “paradan uzak” (out-of-the-money: mevcut fiyattan daha düşük kullanım fiyatlı) satım opsiyonları (put: belirli fiyattan satma hakkı) değerlendiriyoruz. Bu opsiyonlar, diplomasi başarıya ulaşır ve mevcut risk primi (belirsizlik nedeniyle fiyata eklenen pay) ortadan kalkarsa, olası sert düşüşe karşı nispeten düşük maliyetli koruma sağlar.
Jeopolitik Korunma Aracı Olarak Enerji ve Türev Ürünler
Petrol piyasası, bu jeopolitik riske karşı başka bir korunma yolu sunuyor; Brent petrol şu anda varil başına 98 dolar civarında tutunuyor. 2015’teki nükleer anlaşmanın petrol fiyatlarında belirgin düşüşe yol açtığını hatırlıyoruz ve benzer, keskin bir tepki olabileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle gelecek aylara dönük Brent veya WTI satım opsiyonları almak, gerilimin azalması hâlinde kazanç sağlayabilecek değerli bir pozisyon olabilir.
Piyasaların gelecek yıl başına kadar tam bir faiz artışını fiyatlaması nedeniyle, faiz türevlerinde de (faize bağlı fiyatlanan sözleşmeler) fırsat görüyoruz. Fed Fon vadeli işlemleri veya opsiyonlarıyla (Fed’in politika faizine dair beklentilere dayalı kontratlar) piyasadaki “şahin” (daha sıkı para politikası, daha yüksek faiz eğilimi) beklentiden faydalanılabilir. Haftalık CFTC verileri (ABD’de vadeli işlem piyasalarında büyük yatırımcı pozisyonlarını izleyen resmi istatistikler), spekülatif uzun dolar pozisyonlarının dört haftadır arttığını gösteriyor; bu da işlemin kalabalıklaştığına ve hızlı çözülmeye (pozisyonların hızla kapatılmasıyla ani hareket) açık olduğuna işaret ediyor.