S&P 500 vadeli işlemleri, İran’daki çatışmanın tırmanması ve enerji fiyatlarının yükselmesiyle geriledi; bu durum küresel risk iştahını (yatırımcıların riskli varlıklara yönelme isteği) baskıladı. Deutsche Bank stratejistleri, ABD-İran görüşmelerinin anlaşma olmadan bitmesinin ardından “riskten kaçış” (yatırımcıların hisse gibi riskli varlıklardan çıkarak nakit, tahvil gibi daha güvenli varlıklara yönelmesi) eğilimine dikkat çekti. Ayrıca, İran limanlarına giren/çıkan gemiler için Hürmüz Boğazı’na ABD ablukası planlarına atıf yaptı.
Brent petrol +%7,39 yükselişle 102,24 dolar/varil seviyesine çıktı; bu da “stagflasyon şoku” endişelerini artırdı (stagflasyon: ekonomi yavaşlarken enflasyonun yüksek kalması). S&P 500 vadeli işlemleri -%0,73, DAX vadeli işlemleri -%1,47 geriledi; Avrupa’nın enerji şokuna daha açık olduğu vurgulandı.
Key Market Focus For The Week Ahead
Önümüzdeki hafta odağın İran çatışmasında kalması bekleniyor; bunun yanında 1. çeyrek bilanço sezonu başlıyor. Bu haftaki veriler arasında birçok ABD finans şirketinin bilançoları yer alıyor.
Deutsche Bank’ın ABD hisse ekibi, şirket bazlı (bottom-up: şirketlerin tek tek değerlendirildiği) analist beklentilerinin S&P 500 kârlarında %16 ile orta-çift haneli artışa işaret ettiğini ve bunun makro koşullarla desteklendiğini belirtti. Ayrıca bilanço döneminde, büyük ölçekli teknoloji hisseleri (megacap: piyasa değeri çok yüksek şirketler) ve finans hisseleri öncülüğünde daha güçlü büyüme öngördü.
Not: Bu yazının bir Yapay Zekâ aracıyla üretildiği ve bir editör tarafından kontrol edildiği belirtildi.
Options Positioning And Risk Management
Süregelen jeopolitik belirsizlik nedeniyle “ima edilen oynaklık” (implied volatility: opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) yükseliyor; VIX 17’nin üzerine çıktı. VIX, piyasadaki beklenen dalgalanmayı gösteren “korku endeksi” olarak bilinir. Bu ortamda, ani düşüşlere karşı “koruma” (hedge: portföyü olumsuz hareketlere karşı dengeleme) alınması öne çıkıyor. Yatırımcılar, SPX veya SPY gibi geniş piyasa endekslerinde “put” (satım hakkı: belirli fiyattan satma hakkı veren opsiyon) alarak portföylerini olası bir tırmanmaya karşı korumayı düşünebilir.
Enerji sektörü izlenmeye devam ediyor; Brent petrol 90 dolar/varil civarında güçlü. 2025’te görülen 102 dolarlık panik seviyesinde olmasa da bu fiyatlar enflasyon baskısını canlı tutabilir ve diğer sektörleri zorlayabilir. Enerji ETF’lerinde “call” (alım hakkı: belirli fiyattan alma hakkı veren opsiyon) opsiyonları, gerilim artar ve petrol fiyatı yükselirse doğrudan getiri aracı olabilir.
Ancak bugün kâr görünümü, 2025’teki iyimserlikten farklı. Mevcut 2026 1. çeyrek piyasa tahminleri, S&P 500 kâr artışının %4-5 ile daha sınırlı olacağına işaret ediyor. Bu daha düşük beklenti, şirketlerin olumlu sürpriz yapmasını kolaylaştırabilir. Bu nedenle bazı yatırımcılar, bilançolar öncesinde temel göstergeleri güçlü şirketlerde “nakit teminatlı put satışı” (cash-secured put: olası alım için gerekli nakdi ayırarak put satmak) stratejisini değerlendirebilir.
2025’te olduğu gibi bilanço sezonu büyük finans şirketleriyle başlıyor; bu şirketler önümüzdeki haftaların havasını belirleyebilir. Sonuçlar, özellikle kredi büyümesi ve “kredi zararları” (geri ödenmeme ihtimali nedeniyle ayrılan zarar) beklentileri açısından ekonominin sağlığına dair önemli sinyaller verecek. “Tanımlı riskli” (defined-risk: maksimum zarar baştan belli) bir strateji olan “iron condor” (aynı vadede iki farklı kullanım fiyatında alım ve satım opsiyonlarını birlikte kullanarak bant içinde kalmaya oynayan çok bacaklı strateji) finans sektörü ETF’lerinde, bilanço sonrası oynaklığın düşmesinden yararlanmak için kullanılabilir.