Çin’in GSYH (gayrisafi yurt içi hasıla: ekonominin toplam üretimi) büyümesi 2026’nın 1. çeyreğinde yıllık bazda %5,0’a yükseldi; 2025’in 4. çeyreğinde %4,5 idi. Büyümeyi güçlü dış talep (yurt dışından gelen siparişler) ve istikrarlı sanayi üretimi desteklerken, iç talep (tüketim, yatırım ve kredi kullanımı) zayıf kaldı.
İhracat 1. çeyrekte yıllık %14,7 arttı. Martta Orta Doğu kaynaklı aksaklıkların etkisiyle artış hızı yavaşladı. Sanayi üretimi 1. çeyrekte yıllık %6,1 yükseldi; ihracat talebi üretimi desteklerken, fazla kapasiteyi (ihtiyaçtan fazla üretim gücü) azaltmaya yönelik adımlar sürdü.
Dış Talep Büyümeye Öncülük Ediyor
Fiyat verileri toparlandı. ÜFE (üretici fiyat endeksi: üreticilerin satış fiyatlarındaki değişim) 41 aylık düşüşün ardından martta yıllık %0,5 ile yeniden artıya geçti. Bu yükseliş; Hürmüz Boğazı’na bağlı arz kesintileri (tedarikte aksama) nedeniyle artan ham madde fiyatları ve kapasite ayarlamalarından kaynaklandı.
ÜFE ve TÜFE (tüketici fiyat endeksi: hanehalkının ödediği fiyatlardaki değişim) iyileşirken, sert parasal gevşeme (faizlerin hızlı ve güçlü şekilde indirilmesi) ihtiyacı azaldı. DBS, 2026 için 1 yıllık LPR’de (kredi ana faiz oranı: bankaların kredi fiyatlamasında referans kullandığı oran) indirim beklentisini 20 baz puandan 10 baz puana çekti. (Baz puan: faizde yüzde puanın yüzde biri; 10 baz puan = 0,10 puan.)
1. çeyrekte GSYH büyümesi %5,0’a ulaşırken, güçlü dış talep ile zayıf iç ekonomi arasındaki ayrışma belirgin. Bu durum, yatırımcıların yüksek uluslararası gelire sahip şirketleri, yerel tüketime bağımlı olanlara göre daha fazla tercih etmesine işaret ediyor. Piyasanın tamamında genel bir iyimserlik yerine seçici olmak öne çıkıyor.
İhracatın 1. çeyrekte %14,7 artması, imalat sektörlerinde gücün sürebileceğine işaret ediyor. Gümrükler Genel İdaresi’nin 12 Nisan tarihli verileri; elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji parçaları dahil yüksek teknoloji ihracatında belirgin sıçrama gösterdi. Önümüzdeki haftalar için ihracat odaklı teknoloji ve sanayi ETF’lerinde (borsa yatırım fonu: endeksi takip eden, hisse gibi alınıp satılan fon) alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) kullanımı uygulanabilir bir strateji olarak görülüyor.
İç Zayıflık ve Korunma
Buna karşılık, gayrimenkul sektöründeki süregelen zayıflık ve sınırlı kredi büyümesi iç baskının devam ettiğini gösteriyor. Son verilere göre Çin’in 70 büyük kentinde yeni konut fiyatları martta yeniden geriledi; bu, üst üste 12. ay düşüş anlamına geliyor. Bu tablo, gayrimenkul ve bankacılık endekslerinde satım opsiyonlarının (put: belirli fiyattan satma hakkı) iç risklere karşı korunma (hedge: zarar riskini dengeleme) amacıyla kullanılabileceğine işaret ediyor.
Enflasyon güçlenirken, merkez bankasından hızlı ve güçlü bir gevşeme ihtimali belirgin şekilde azaldı. Yıl için faiz indirimi beklentisinin 10 baz puana inmesi, Yuan’a destek verebilir. Bu, 2025’in büyük bölümünde görülen havadan farklı; kurdaki düşüş yönlü pozisyonları azaltma zamanı olabileceğine işaret ediyor.
Üretici enflasyonunun üç yılı aşkın sürenin ardından yeniden artıya geçmesi, sanayi kârlılığı için önemli bir gelişme. Ham madde maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle bu eğilim, bakır ve demir cevheri vadeli işlemleri (futures: ileri tarihte alım-satım fiyatı bugünden belirlenen sözleşmeler) gibi emtialarda olumlu bir görünümü destekliyor.
Orta Doğu’daki aksaklıklar gibi jeopolitik unsurlar oynaklığı (fiyat dalgalanması) artırıyor. Nakliye sigortası maliyeti bu ay şimdiden %5 yükseldi; bu artış gerilimi yansıtıyor. Yatırımcıların özellikle enerji ve lojistik sektörlerinde ani tedarik zinciri şoklarına karşı opsiyonlarla korunmayı değerlendirmesi uygun olabilir.