Hindistan’ın 10 yıllık tahvil faizi, Brent petrol 110 doların üzerinde kalırken ve piyasalar daha sıkı para politikasını fiyatlarken yeniden %7 seviyesine yaklaşıyor. Gecelik Endeksli Swap (OIS: faizin, gecelik gösterge üzerinden değişken şekilde belirlendiği swap sözleşmesi) piyasasında yön değişti; 1 yıllık gösterge, geçen yılda yapılan faiz indirimlerinin neredeyse geri alınabileceğine işaret ediyor.
Reel ekonomi verileri (gerçek üretim ve talebi gösteren veriler) güçlü kalmayı sürdürüyor. Sanayi üretimi ve Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI: şirketlerin yeni sipariş, üretim ve istihdam gibi kalemlerle ekonomik faaliyeti ölçen anket endeksi) tedarik şoklarına rağmen dayanıklı seyrediyor. Hindistan Merkez Bankası (RBI), ikinci tur etkiler (ilk fiyat artışının ücret ve diğer fiyatlara yayılması) sınırlı kalır ve çekirdek enflasyon (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon) kontrol altında tutulursa geçici fiyat baskılarını görmezden gelebileceğini belirtti.
Muson Riskleri Ve Kur Baskısı
Hindistan Meteoroloji Dairesi, bu yaz yağışların zayıf kalabileceğini öngörüyor; bu durum tahıl dışı gıda enflasyonunu artırabilir. Hindistan rupisi, net açık pozisyon (bankaların/kurumların dövizde açık-kapalı risk pozisyonu) değişimlerine bağlı kazanımlarını geri verdi ve 94 orta seviyelerine doğru kademeli değer kaybı eğilimine döndü.
Kur ayrıca portföy akımlarına (yabancı yatırımcıların hisse ve tahvil alım-satımları) ilişkin zayıf beklentiler ve karşı yönde müdahale alımlarıyla (merkez bankası veya kamu tarafının kurdaki hareketi sınırlamak için yaptığı alım emirleri) baskı görüyor. ABD–İran geriliminde çözüm işaretleri netleşene kadar, INR varlıklarının oynaklığa ve aşağı yönlü risklere açık olduğu düşünülüyor.
Hindistan 10 yıllık tahvil faizi %7,35 civarında güçleniyor; bu, enflasyon endişelerinin sürdüğünü yansıtıyor. Brent petrol varil başına yaklaşık 88 dolara gerilese de, bu seviye hâlâ iç fiyatlar ve ithalat maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratacak kadar yüksek. Bu tablo, faiz vadeli işlemlerinde (gelecekte belli bir faiz seviyesine yönelik alınıp satılan sözleşmeler) pozisyonların faizlerde yükselişin sürmesi ihtimaline göre yönetilmesi gerektiğini gösteriyor.
OIS piyasası, politika faizi (repo faizi: bankaların merkez bankasından kısa vadeli borçlandığı temel oran) %6,75 olmasına rağmen RBI’dan ek faiz artışı olasılığını fiyatlıyor. Mart ayı manşet enflasyonu %5,1 ile RBI’nın %4 hedefinin belirgin üzerinde; bu da merkeze gevşeme için az alan bırakıyor. Bu nedenle swap yatırımcılarının, Para Politikası Kurulu’nun (faiz kararını alan kurul) önümüzdeki toplantılarda şahin bir duruş (enflasyonla mücadele için faiz artırmaya yatkın tutum) sergilemesini beklemesi gerekir.
Büyüme Dayanıklılığı Ve Politika Etkileri
Daha sıkı politikanın temel dayanağı, reel ekonomideki beklenmedik güç. Mart ayına ait imalat PMI verisi 58,5 ile güçlü geldi; bu, ekonominin daha yüksek borçlanma maliyetlerini (kredi faizleri) belirgin bir yavaşlama olmadan taşıyabileceğini düşündürüyor. Bu dayanıklılık, piyasanın RBI’dan yakın vadede büyüme gerekçeli güvercin dönüş (faiz indirimine yaklaşan daha gevşek tutum) beklememesi gerektiğine işaret ediyor.