Tayvan, 2026’ya yapay zekâ (AI) ile bağlantılı ihracata yönelik küresel talep ve ABD’nin gümrük vergisi baskısının hafiflemesinin desteğiyle güçlü büyüme ve düşük enflasyonla girdi. Ancak 2026’nın 2. çeyreği görünümü, Orta Doğu’daki gerilimlere bağlı yükselen enerji fiyatları ve ihracat ivmesindeki zayıflama nedeniyle baskı altında.
Rapora göre ABD–İsrail–İran çatışması, küresel enerji piyasalarında ve tedarik zincirlerinde (üretim ve sevkiyat ağları) aksamalara yol açıyor. Raporda, öncü göstergelerin (ekonomideki yön değişimini önceden işaret eden veriler) 2. çeyrekte enflasyonun yükselişine ve ihracatın yavaşlamasına işaret ettiği belirtiliyor.
Temel Öncü Göstergeler
Mart ayında PMI verileri (Satın Alma Yöneticileri Endeksi: şirketlerin üretim, sipariş ve maliyet eğilimlerini gösteren anket bazlı gösterge), girdi maliyetlerinde (ham madde/ara malı ve enerji gibi üretim maliyetleri) keskin bir artışa işaret etti; seviye, 2022’deki Rusya–Ukrayna savaşı döneminde görülen düzeylere çıktı. Aynı veriler, ihracat siparişlerinde (yurt dışından gelen yeni siparişler) sınırlı bir düşüşe de işaret etti.
Enflasyon tahmini (CPI/TÜFE: tüketici fiyat endeksi, hanehalkının ödediği fiyatların ortalama değişimi) %1,9’a revize edildi; GSYH büyüme tahmini (ekonominin toplam büyümesi) %7,0’da korundu.
Tayvan için mevcut “Goldilocks” (ne çok sıcak ne çok soğuk: güçlü büyüme + düşük enflasyon) ortamının oldukça kırılgan olduğu değerlendiriliyor. Ana tetikleyici, Orta Doğu gerilimlerinden kaynaklanan enerji şoku (enerji arzı/fiyatı kaynaklı ani olumsuz etki) ve bunun piyasa riskinin ana sürükleyicisi haline gelmesi. Brent petrolün (küresel petrol fiyat göstergesi) varil başına 110 doların üzerine çıkmasının ardından, yüksek enerji fiyatlarının sürmesi ve enflasyonun yükselmesiyle fayda sağlayabilecek işlemler öne çıkıyor.
Bu tablo, fiyat artışından yararlanmak için petrol vadeli işlemlerinde (futures: ileri tarihli alım-satım sözleşmesi) uzun pozisyon (fiyat artışı beklentisiyle alım yönünde pozisyon) ya da enerjiyle bağlantılı varlıklarda alım opsiyonu (call: belirli fiyattan alma hakkı) seçeneklerini gündeme getiriyor. Mart PMI verisinde girdi maliyetlerinin 2022 seviyelerine çıkması, enflasyon baskısının ekonomiye zaten yansıdığını gösteriyor. Bu nedenle enflasyona endeksli türev ürünler (derivatives: fiyatı başka bir varlığa/veriye bağlı enstrümanlar), yükselen TÜFE’ye karşı korunma veya kazanç amacıyla cazip görülüyor.
Hisse Senedi Oynaklığı ve Kur Baskısı
Hisse tarafında, ihracata yönelik risk son dönemdeki AI kaynaklı yükselişi tehdit ediyor. Teknoloji talebi, TAIEX endeksini (Tayvan borsa endeksi) 2025 sonu ve 2026 başında rekor seviyelere taşımış olsa da, artık temkinli duruş öneriliyor. İhracat siparişleri zayıflarken olası bir düşüşe karşı korunmak için TAIEX üzerinde veya önde gelen yarı iletken hisselerinde satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) alımı, riskten korunma (hedge: olumsuz fiyat hareketine karşı pozisyonu dengeleme) aracı olarak değerlendiriliyor.
Güçlü AI temelleri ile yeni makroekonomik rüzgârların (büyüme, enflasyon, enerji fiyatları gibi geniş ekonomi koşulları) çatışması piyasa belirsizliğini artırıyor. TAIEX opsiyonlarında ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatının işaret ettiği beklenen dalgalanma) son iki haftada %5 yükseldi; bu, daha büyük fiyat hareketlerinin beklendiğine işaret ediyor. Bu ortam, iki yönlü büyük harekette kazanç sağlayabilen oynaklık odaklı stratejilere uygundur; örneğin straddle (aynı vadede aynı kullanım fiyatlı alım + satım opsiyonu alarak, fiyatın sert yükselmesi ya da düşmesinden yararlanma).
Son olarak Yeni Tayvan Doları’nın (TWD) aşağı yönlü baskı altında kalması bekleniyor. İhracat büyümesindeki yavaşlama ve küresel ölçekte ABD dolarına yönelim (güvenli liman: risk artınca daha güvenli görülen varlıklara geçiş) para birimini zayıflatabilir. Bu ay TWD’nin dolar karşısında %1,5 gerilediği görülüyor; bu eğilimin sürmesi beklentisiyle USD/TWD vadeli işlemlerinde uzun pozisyonlar öne çıkıyor.