Macaristan’da pazar günü seçim var. Sonuçların, önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliği (AB) siyasetini şekillendirmesi bekleniyor. Başbakan Viktor Orbán, Péter Magyar ve Tisza Partisi’nin meydan okumasıyla karşı karşıya.
Anketler Tisza’yı %48, Orbán’ın Fidesz’ini %39 gösteriyor. Orbán, Brüksel’de “hukukun üstünlüğünü” (yargının bağımsızlığı, kurumların denetim-güçler ayrılığı ve temel hakların korunması) zayıflattığı iddiaları nedeniyle eleştiriliyor. Ayrıca Ukrayna’yı işgalinin ardından AB’nin Rusya’ya yaptırım (ekonomik ve finansal kısıtlama) adımlarını yavaşlattığı gerekçesiyle de tepki çekiyor.
Orbán, AB’nin 2028-2035 dönemini kapsayan bir sonraki yedi yıllık bütçesini engellemekle de tehdit etti. Bu durum, AB’nin gelecekteki finansman planlarını etkileyebilir.
Orbán’ın eski müttefiki olan Magyar ise kampanyasını AB ve NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü; bir savunma ittifakı) ile ilişkileri onarmak üzerine kuruyor. Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edeceğini söylüyor ve Macaristan’ın 2030’a kadar avro bölgesine (euro kullanan ülkeler grubu) katılmasını hedefliyor.
Magyar, Orbán’ın dış politika çizgisinden tam bir kopuş planı açıklamış değil. Rusya ile ilişkilerin hızlı biçimde azaltılmasını savunmuyor ve Ukrayna’ya askerî yardım gönderilmesini desteklemiyor.
Bu pazar yapılacak Macaristan seçimi, Avrupa piyasaları için önemli bir oynaklık (fiyatların hızlı ve sert dalgalanması) riski olarak görülüyor. Péter Magyar’ın olası zaferi “AB yanlısı” bir sonuç sayılıyor; bu da bölge varlıkları üzerindeki siyasi riski azaltabilir. Piyasalar, Orbán’ın 2025 ortasında AB’nin kritik altyapı güvenliği paketini veto etmekle tehdit ettiği dönemdeki dalgalanmayı hatırlıyor; yatırımcılar bu olumsuz havanın tersine dönmesine göre pozisyon alıyor.