Federal Reserve Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, cuma günü İzlanda’da düzenlenen bir konferansta ekonomik görünüm ve para politikasına ilişkin yaptığı konuşmada, enflasyonu düşürme yönündeki ilerlemenin duraksadığını söyledi. Bowman, enflasyon riskini Orta Doğu’daki çatışmaya bağlayarak, savaşın uzamasının fiyat baskılarının kalıcı olma ihtimalini artırdığı uyarısında bulundu; bununla birlikte tam ekonomik etkinin ölçülmesi için hâlâ erken olduğunu ekledi.
Bowman, işgücü piyasasında kırılganlık işaretleri görülse de ABD ekonomisini dirençli olarak nitelendirdi. Yılın ilerleyen dönemlerinde uzayan bir enerji şokunun enflasyonu yukarı taşıyabileceğini söyleyen Bowman, savaşa bağlı enflasyon baskılarının daha geniş çapta yayılması halinde politika görünümünü ayarlamayı değerlendireceğini belirtti. Bowman, politika güvenilirliği korunabildiği sürece Fed’in bir enerji şokunu “görmezden gelebileceğini”, geçici bir şoka tepki vermenin ise ekonomiyi gereksiz yere baskılayabileceğini savundu; ayrıca mevcut “ılımlı ölçüde kısıtlayıcı” duruşun, enflasyonu düşürürken istihdama destek olmayı amaçladığını ifade etti. 29 Nisan tarihli politika metninde gevşeme eğiliminin korunmasının uygun olduğunu da ekleyen Bowman, yeniden değerlendirme yapmadan önce daha fazla netlik istediğini söylerken, çatışmanın sona ermesinin enerji fiyatlarını düşüreceğine dair iyimserliğini dile getirdi.
Enflasyonda Duraklama ve Politika Temkinliliği
Enflasyonu aşağı çekme sürecinde ilerlemenin duraksadığını görüyoruz; bu da Federal Reserve’ün daha temkinli bir duruş benimsemesini destekliyor. Son Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi %3,2 ile önceki iki aya kıyasla belirgin bir değişim göstermedi. Bu kalıcılık, %2 hedefe dönüş yolunun ilk öngörülenden daha uzun ve daha zorlu olacağına işaret ediyor.
İran’daki süregelen çatışma, ağırlıklı olarak enerji fiyatları kanalıyla enflasyon açısından en önemli yukarı yönlü risk konumunda. WTI ham petrolü volatil seyrederken, bu hafta Hürmüz Boğazı’nda olası kesintilere dair endişelerle varil başına 98 doların üzerinde işlem gördü. Tarihsel olarak bu bölgedeki çatışmalar, 1979’da görülen ve küresel enflasyonu yıllarca yukarı iten örnekte olduğu gibi, kalıcı petrol fiyat şoklarına yol açtı.
Bu tablo, politika yapıcılar için zor bir tercihe işaret ediyor; zira ABD ekonomisi de soğuma sinyalleri veriyor. Son tarım dışı istihdam verileri, iş artışının 160 bine yavaşladığını gösterirken işsizlik oranı %4,1’e yükseldi. Bir enerji şokuna faizleri yüksek tutarak tepki vermek, zaten kırılganlaşan işgücü piyasasını gereksiz yere zayıflatabilir.
Piyasa Volatilitesi ve Faiz Pozisyonlaması
Bu belirsizlik ortamında, volatilitenin yanlış fiyatlandığını ve önümüzdeki haftalarda artmasının muhtemel olduğunu düşünüyoruz. Piyasa, olası bir enflasyon şoku ile yavaşlayan iç ekonomi arasında sıkışmış durumda; bu da varlık fiyatlarında büyük dalgalanmaları daha olası kılıyor. Bu nedenle VIX alım (call) opsiyonları gibi uzun volatilite pozisyonlarına maruziyetimizi artırıyoruz.
Faiz indirimlerinin olası olarak ötelenmesini yansıtacak şekilde faiz türevlerindeki pozisyonlarımızı ayarlıyoruz. Piyasa gevşeme beklentilerini yeniden fiyatlıyor; bir ay önce %60’ın üzerinde olan eylül ayında faiz indirimi olasılığı bugün %30’un biraz altına gerilemiş durumda. Faizlerin daha uzun süre yüksek kalmasından faydalanan opsiyon yapılarında değer görüyoruz; örneğin SOFR vadeli işlemleri üzerinde kullanım fiyatı piyasa seviyesinin üzerinde (out-of-the-money) alım opsiyonlarının satılması gibi.