Çatışmadan Bu Yana Sektör Akımları
iFlow verileri, çatışmanın başlangıcından bu yana gelişmiş piyasalarda en kötü performansın “tüketici isteğe bağlı” (zorunlu olmayan, ertelenebilir harcamalara bağlı şirketler) sektöründe olduğunu gösteriyor. Makale bunu “arz şoku”na (enerji ve girdi gibi temel kalemlerde ani bozulma) karşı harcamaların daha hızlı kısılmasıyla ilişkilendiriyor. Daha yüksek enerji maliyetlerini fiyatlara yansıtabilen sektörlerde ise akımların daha iyi olduğu söyleniyor. “Utilities” (elektrik, su, doğalgaz gibi kamu hizmetleri şirketleri) hem gelişmiş hem de gelişen piyasalarda güçlü bir sektör olarak tanımlanıyor. Ayrıca EM “hedge ratio”larının (kur riskini azaltmak için yapılan korumanın oranı) yüksek kalmasının beklendiği ifade ediliyor. Merkez bankalarının, özellikle Avrupa’da, piyasaların şu an fiyatladığı faiz artışlarını tam olarak gerçekleştireceğini düşünmüyoruz. Yetkililer ekonomik belirsizliği öne çıkarıyor; bu, 2022 ve 2023’te gördüğümüz sert faiz artırımı döneminden belirgin bir kopuş. Bu nedenle yatırımcıların, gelecekte faizlerin beklenenden daha az yükselmesi halinde kazandırabilecek işlemleri değerlendirmesi gerekir; örneğin Alman Bund vadeli kontratlarını (devlet tahvili vadeli işlem sözleşmeleri) almak. Bu temkinli duruşun ana nedeni, son çatışmanın ardından gelen büyük “artçı etki” olarak hanehalkı talebinin zayıflaması. Mart 2026 başındaki son tüketici güveni verileri 65,2’ye gerileyerek beklentilerin altında kaldı; bu da harcamalarda frene işaret ediyor. Bu stagflasyon ortamı, pandemi sonrası toparlanma döneminden çok farklı; dolayısıyla merkez bankalarının politikayı daha da sıkılaştıracak (faizi artıracak) alanı daha sınırlı.İşlem Etkileri ve Pozisyonlanma
Bu tüketici zayıflığı, tüketici isteğe bağlı sektörünün kötü performansına doğrudan yansıyor; bu da sektörü “kısa pozisyon” (fiyat düşüşünden kazanç hedefleyen işlem) için öne çıkarıyor. Yatırımcılar “put opsiyonu” (belirli fiyattan satma hakkı veren opsiyon) alabilir veya zorunlu olmayan ürün satan şirketlerin ağırlığı yüksek endekslerde vadeli kontrat satabilir. Yılbaşından bu yana performans bunu destekliyor; tüketici isteğe bağlı odaklı ETF’ler (borsada işlem gören fonlar) örneğin XLY, ocaktan bu yana %7’nin üzerinde geriledi. Buna karşılık, maliyet artışını tüketiciye yansıtabilen sektörlerde, özellikle utilities tarafında fırsat görüyoruz. Bu şirketler “defansif”tir (ekonomi zayıflarken görece dayanıklı) ve “esnek olmayan talep”ten (fiyat artsa da talebin çok az azalması) faydalanır; bu nedenle “güvenli liman” olarak yatırım akımı çekebilir. Bu yıl zaten %4 yükselen XLU gibi bir ETF üzerinden “uzun pozisyon” (fiyat artışından kazanç hedefleyen işlem) almak, örneğin “call opsiyonu” (belirli fiyattan alma hakkı veren opsiyon) ile, daha mantıklı görünüyor. Bu iki sektör arasındaki ayrışma, “pairs trade”i (bir varlığı uzun, diğerini kısa tutarak farktan getiri hedefleyen strateji) etkili kılabilir: utilities uzun, tüketici isteğe bağlı kısa. Bu yaklaşım, zayıflayan tüketici talebinin etkisini genel piyasa hareketlerinden daha iyi ayrıştırır. Gelişen piyasalarda akımlar daha iyi görünse de belirsizlik yüksek olduğundan, olası uzun pozisyonları opsiyonlarla korumayı (hedge etmeyi) öneriyoruz.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın