Japonya Merkez Bankası (BoJ), 6’ya karşı 3 oyla politika faizini %0,75’te sabit tuttu. Banka, çekirdek enflasyon (gıda ve enerji gibi oynak kalemler hariç enflasyon) tahminini %2,8’e yükseltti, büyüme beklentisini %0,5’e indirdi.
Bölünmüş karar, haziranda olası bir faiz artışına yönelik piyasa beklentilerini güçlendirdi. Açıklamanın ardından Japon tahvil faizleri ve USD/JPY (ABD doları/Japon yeni paritesi) hareketlendi.
BoJ’nin Odağında Jeopolitik Riskler ve Petrol
BoJ, jeopolitik gerilimler nedeniyle Orta Doğu’daki gelişmeleri ve petrol fiyatlarını izlediğini söyledi. 6’ya karşı 3’lük oylama, Ueda’nın başkanlığı dönemindeki en büyük görüş ayrılığı oldu.
Japon hayat sigortası şirketleri, yeni alımlarda yerli borçlanma kâğıtlarında (Japon devlet tahvilleri) 10 yıllık faizlerin %3’e ulaşmasını hedefliyor.
BoJ’nin “şahin” (enflasyonla mücadele için daha sıkı para politikasına yatkın) bir şekilde faizi sabit tutmasının ardından, haziranda faiz artışı olasılığının yükseldiği görüşü öne çıkıyor; bu görünüm, son ulusal çekirdek TÜFE (tüketici fiyat endeksi) verisinin %2,9 gelmesiyle destekleniyor. Bölünmüş oy, büyüme pahasına da olsa enflasyonla mücadelede aciliyetin arttığına işaret ediyor.
USD/JPY, kısa süre önce 170’e yöneldikten sonra 165,50 civarına geri çekildi; aşağı yönün sürebileceği değerlendiriliyor. Yükselişlerin, kısa pozisyon (fiyat düşüşü beklentisiyle satış) için fırsat olarak görülmesi gündemde. Maliye Bakanlığı’nın olası döviz müdahalesi için BoJ’den daha net bir politika desteği aldığı algısı da bu beklentiyi güçlendiriyor. 6-3’lük sonuç, bankanın yenin zayıflığına (dolar karşısında değer kaybına) toleransında belirgin bir değişime işaret ediyor.
Haziran Toplantısı Öncesi Oynaklık Stratejileri
Artan belirsizlik, USD/JPY opsiyonlarında 1 aylık “zımni oynaklığı” (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) %12’nin üzerine taşıdı; bu, 2025 sonundaki daha sakin döneme göre belirgin bir sıçrama. Bu ortam, haziran toplantısı öncesi “straddle” (aynı vadede aynı kullanım fiyatıyla hem alım hem satım opsiyonu alma; iki yöne de sert hareketten yararlanma) gibi oynaklık stratejilerini öne çıkarıyor. Ani ve sert bir politika ayarlaması riski, son yılların en yüksek seviyelerine yakın.
Tahvil tarafında, Japon 10 yıllık devlet tahvili faizleri %1,25’e yükseldi; ancak bu oran, büyük hayat sigortası şirketlerinin hedeflediği %3 seviyesinden hâlâ uzak. Bu durum, uzun vadede Japonya’ya doğru sermaye akışının artabileceğine ve bunun USD/JPY üzerinde kalıcı düşüş baskısı yaratabileceğine işaret ediyor. Önümüzdeki aylarda Japon tahvil faizlerinin kademeli yükselişini sürdürmesi bekleniyor.
Yenin zayıflığının temel nedeni, ABD ile Japonya arasındaki geniş faiz farkıydı; ABD’de Fed politika faizi %4,5 seviyesinde. Ancak BoJ’nin şahin dönüşü bu dengeyi zorluyor. Bu değişim, geçen yıldan beri piyasada öne çıkan “yen taşıma işlemi”ni (düşük faizli yende borçlanıp daha yüksek faizli para birimlerinde yatırım yapma) tersine çevirebilir. Bu pozisyonların hızla kapatılması, USD/JPY’de birçok kişinin beklediğinden daha hızlı ve daha sert bir düşüşü tetikleyebilir.