Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden artan gerilim, Brent petrolü Cuma günkü varil başına 86 dolarlık dip seviyesinden yaklaşık 10 dolar yükseltti ve küresel riskli varlıkları (hisse senedi gibi dalgalı yatırım araçları) baskıladı. ABD Doları ise sınırlı ölçüde güçlendi.
Piyasa hareketleri, yeniden “abluka” endişelerine ilişkin haberlerin ardından geldi. ABD Donanması Umman Körfezi’nde bir İran gemisine el koyarken, İran yakında misilleme yapacağını açıkladı. Enerji kaynaklı şokun (ani petrol fiyat sıçraması) tamamen bittiği söylenmese de en kötü kısmının büyük ölçüde geride kalmış olabileceği ifade edildi.
Dolarda Bant Beklentileri
ABD Dolar Endeksi’nin (DXY: doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü ölçen endeks) yaklaşık bir yıldır izlediği 96,00–100,00 bandında kalmasının beklendiği belirtildi. ABD ile diğer büyük ekonomiler arasındaki faiz farklarının (iki ülkenin politika faizleri arasındaki fark) bu bandı destekleyen unsur olduğu vurgulandı.
Wall Street Journal, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD Merkez Bankası (Fed) veya ABD Hazine Bakanlığı ile bir “swap hattı” (iki merkez bankası/kurumun belirli süreyle birbirine döviz sağlayabildiği likidite anlaşması) seçeneğini değerlendirdiğini yazdı. Amaç, İran savaşıyla bağlantılı daha sert bir ekonomik şoka karşı “hedge” etmek (riski azaltmak için koruma sağlamak) olarak aktarıldı.
Geçen yılki değerlendirmeye bakıldığında, enerji şokuna rağmen DXY’nin 96,00-100,00 bandında kalacağı görüşü paylaşılmıştı. Bu durum 2025’in büyük bölümünde geçerli olsa da piyasa dinamiğinin (fiyatları yönlendiren koşulların) belirgin şekilde değiştiği görülüyor. Dolar daha sonra bu bandın üzerine net biçimde çıktı ve pozisyonların (yatırım yönünün) yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.
İşlem Stratejisi İçin Sonuçlar
Ana etken, faiz farklarının kalıcı olması. Bu unsur geçen yıl da not edilmişti ancak artık daha belirgin. Fed, 2026’nın başına kadar inatçı enflasyon (fiyat artışlarının kolay düşmemesi) verileri karşısında faizleri sabit tutarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi diğer merkez bankaları daha “güvercin” (faiz indirimi ve daha gevşek para politikası eğilimli) bir yola işaret etti. Fed politika faizinin %5’in üzerinde kalması, Avrupa’da faizler düşerken dolar tutmayı (dolar varlığı taşımayı) çok daha cazip hale getirdi.
Bu durum, önceki bant beklentisine dayanarak “volatilite satışı” (fiyat dalgalanmasının düşeceğine oynayan işlemler) yapan türev (vadeli işlem, opsiyon gibi) yatırımcıları için hesabı değiştiriyor. DXY’nin 104,75 civarında işlem gördüğü ortamda stratejilerin geri çekilmelerde alıma yönelmesi veya opsiyonlarla (belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmeler) yukarı yön için pozisyonlanması daha uygun olabilir. Geçen yıl görülen düşük dolar oynaklığı dönemi şimdilik sona ermiş görünüyor.
Doların baskın rolü, geçen yıl BAE’nin Fed ile swap hattı seçeneğini değerlendirmesiyle öne çıkmıştı; mevcut ortamda bu durum daha da pekişti. Küresel belirsizlik “güvenli liman”a (kriz dönemlerinde tercih edilen varlıklara) yönelimi artırıyor; bu da dünyanın ana rezerv parası (merkez bankalarının en çok tuttuğu para birimi) olan dolara yarıyor. Önümüzdeki haftalarda, DXY’de “call spread” (bir alım opsiyonu alıp daha yukarı seviyeden başka bir alım opsiyonu satarak maliyeti düşüren, yükselişten sınırlı kâr hedefleyen opsiyon stratejisi) kullanarak 2024 sonlarında görülen 106,00 seviyesinin yeniden test edilmesine yönelik pozisyonlar değerlendirilebilir.