AUD/USD üçüncü seansta da düşüşünü sürdürdü; Asya işlemlerinde 0,7130 civarında seyrederken önceki gün görülen haftalık dip seviyenin hemen üzerinde kaldı. Avustralya doları baskı altında; çünkü piyasalar Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) faiz artırımlarına devam edeceği beklentisini azaltırken ABD doları güçleniyor. Avustralya’da enflasyon geriledi: Manşet TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) nisan ayında yıllık bazda marttaki %4,6’dan %4,2’ye düştü. Bu tabloya, işsizlik oranındaki artış ve istihdamdaki düşüş gibi zayıf işgücü verileri de eklendi. Sonuç olarak yatırımcılar, haziranda RBA’nın faiz artırma ihtimalini neredeyse tamamen fiyatlamaktan çıktı.
Jeopolitik gerilimler de ABD dolarını destekledi. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında bir askeri tesisin hedef alındığı, ayrıca ABD güçlerinin Hürmüz Boğazı yakınında çok sayıda İran insansız hava aracını düşürdüğü bildirildi. Ham petrol fiyatları sınırlı toparlandı; bu da enflasyon endişelerini besleyerek ABD’de faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirdi. CME FedWatch’a göre aralıkta faiz artışı olasılığı %50’ye yaklaştı, ocak içinse %60 seviyesinde fiyatlama görüldü. Bu ortam, piyasalar ABD öncü GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) ve PCE Fiyat Endeksi verilerini beklerken, Dolar Endeksi’nin (DXY) haftanın yeni zirvesine çıkmasına yardımcı oldu.
Merkez Bankası Ayrışması ve AUD/USD İçin Negatif Görünüm
AUD/USD üzerindeki baskı sürerken, önümüzdeki haftalarda en olası yönün aşağı olmaya devam ettiğini düşünüyoruz. Ana belirleyici, merkez bankası politikalarının ayrışması: RBA bekle-gör modundayken ABD Merkez Bankası (Fed) “şahin” duruşunu (faiz artırmaktan veya faizleri yüksek tutmaktan yana, sıkı para politikası) koruyor. Bu temel görünüm, parite için düşüş beklentisini destekliyor.
Veriler de bunu teyit ediyor. Avustralya’nın son çeyreklik TÜFE verisi yıllık %3,8 geldi; bu, RBA’nın faiz artırma döneminin (sıkılaştırma döngüsü) büyük ölçüde bittiği fikrini güçlendiriyor. Ayrıca işsizlik oranı geçen ay %4,1’e yükseldi. Bu da bankanın yeni faiz artışını gündeme alması için güçlü bir gerekçe bırakmıyor. Buna karşılık ABD’de tablo daha farklı.
ABD’de geçen haftaki Çekirdek PCE Fiyat Endeksi (Fed’in yakından izlediği, gıda ve enerji gibi oynak kalemleri dışarıda bırakan enflasyon göstergesi) yıllık %2,8 açıklandı ve %2 hedefinin inatla üzerinde kaldı. Bu nedenle CME FedWatch aracı, eylül toplantısına kadar en az bir adet 25 baz puanlık (0,25 puanlık) faiz artışı olasılığını %70’e yakın gösteriyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin sürmesi de ABD dolarının “güvenli liman” (risk arttığında talep gören para birimi) özelliğini destekliyor.
Türev Stratejileri ve Kritik Veri/Etkinlik Riskleri
Türev ürünlerle işlem yapanlar için, AUD/USD’de “zarar durdurma riski sınırlı” bir yaklaşım olarak, kullanım fiyatı mevcut seviyenin altında olan satım (put) opsiyonlarının alınmasını öne çıkarıyoruz. Put opsiyonu, belirli bir tarihe kadar belirli bir fiyattan satma hakkı verir; böylece kur düşüşünden faydalanmayı hedefler. Hedef olarak 0,7000’deki psikolojik seviyeye yakın kullanım fiyatları, tema için zaman tanımak adına temmuz-ağustos vadeleriyle izlenebilir. Bu strateji, beklenen düşüşten yararlanırken riski ödenen primle (opsiyon ücreti) sınırlar.
Belirsizlik ortamında “ima edilen oynaklık” (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) kademeli yükseliyor. Bu, uzun opsiyon pozisyonlarını daha pahalı hale getirir; ancak aynı zamanda daha büyük fiyat hareketi ihtimalinin arttığını gösterir. Daha düşük maliyet için “ayı put spreadi” de değerlendirilebilir: Örneğin 0,7100 kullanım fiyatından bir put almak ve 0,6950 gibi daha düşük kullanım fiyatından başka bir put satmak. Bu yapı, baştaki ödenen primi azaltır; karşılığında elde edilebilecek maksimum kazancı sınırlar.
Bu negatif görüş için ana risk, Avustralya’da açıklanacak istihdam veya dış ticaret verilerinin beklenmedik şekilde güçlü gelmesi. Böyle bir durumda RBA daha “şahin” bir değerlendirmeye (daha sıkı para politikasına yakın) yönelebilir ve kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabilir.