AUD/NZD, Nisan 2013’ten bu yana en yüksek seviyesini gördükten sonra geri çekildi. Mayıs işlemlerinin kararsız seyretmesi, bir yıldır süren yükselişi kırılgan hale getirdi. Geri çekilmenin temel nedeni faiz beklentilerindeki yeniden fiyatlama: Piyasalar Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın (RBNZ) birden fazla faiz artışı yapabileceğini fiyatlarken, Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) beklemede kalacağını öngörüyor. Bu durum iki ülke arasındaki kısa vadeli faiz farkını (faiz makası) ve yatırımcı pozisyonlarını etkiliyor.
Teknik seviyeler de izleniyor. Parite 50 günlük basit hareketli ortalamayı (SMA: fiyatın son 50 gün ortalaması) 1,2130’da test etti. Bu seviyenin altında bir kapanış, kâr satışlarını artırabilir ve uzun ralli sonrası daha sert bir düzeltmenin (hızlı geri çekilme) önünü açabilir. Daha orta vadede paritenin yılın ilerleyen döneminde 1,20 bölgesi civarında dengelenmesi bekleniyor. Yeni Zelanda’da toparlanmanın hâlâ erken aşamada olduğu, ekonomide bir süre daha kullanılmayan kapasite bulunduğu, işsizliğin yüksek seyrettiği; ayrıca daha sıkı para politikasının (faiz artışıyla talebi soğutma) büyüme üzerinde baskı yaratacağı belirtiliyor.
Riskler To The Year-Long Uptrend And Trading Opportunities
AUD/NZD’deki sert geri çekilme nedeniyle bir yıllık yükseliş trendinin ciddi risk altında olduğunu düşünüyoruz. Paritenin 1,2130’daki 50 günlük basit hareketli ortalamanın altına sarkması, önümüzdeki haftalarda kâr satışlarının sürebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle paritede baskının aşağı yönde olma olasılığı daha yüksek görünüyor.
Türev ürün (vadeli işlem ve opsiyon gibi) trader’ları için bu tablo, düşüş yönlü pozisyonları değerlendirme zamanına işaret ediyor. Temmuz veya Ağustos vadeli AUD/NZD satım opsiyonu (put: belirli fiyattan satma hakkı) almak, olası aşağı düzeltmeden doğrudan faydalanmanın bir yolu olabilir. Alternatif olarak ayı satım spread’i (bear put spread: bir put alıp daha düşük kullanım fiyatlı başka bir put satarak maliyeti azaltma) premi̇yumu (opsiyon bedeli) düşürürken aşağı hareketten kazanç olasılığını koruyabilir.
Policy Divergence, Volatility, And Strategic Positioning
Bu görüş, merkez bankası görünümündeki ayrışma ile de destekleniyor. Yeni Zelanda’nın son çeyreklik TÜFE (CPI: tüketici fiyat endeksi/enflasyon göstergesi) verisi beklentinin üzerinde %1,1 geldi ve yıllık enflasyonu %4,5’e taşıdı. Bu seviye RBNZ’nin hedefinin belirgin şekilde üzerinde ve faiz artışı beklentilerini güçlendiriyor. Buna karşılık Avustralya’da enflasyon çeyreklik bazda daha ılımlı %0,8 açıklandı; bu da RBA’nın “bekle-gör” duruşunu sürdürmesine alan tanıyor.
“Daha sert düzeltme” ihtimali, oynaklığın (volatilite: fiyatın hızlı ve geniş aralıkta dalgalanması) artabileceği anlamına da geliyor. Paritenin zımni volatilitesindeki (implied volatility: opsiyon fiyatlarının ima ettiği beklenen dalgalanma) yükseliş—bu ay %6,5’ten %7,8’e çıkmış durumda—opsiyonları pahalılaştırır, ancak aynı zamanda daha büyük fiyat hareketlerinin beklendiğine işaret eder. Yön konusunda emin olmayan ancak güçlü hareket bekleyenler için uzun strangle (aynı vadede hem alım opsiyonu/call hem satım opsiyonu/put alma) gibi stratejiler cazip olabilir.
Geçmişte benzer politika ayrışmalarının kalıcı hareketler ürettiği görüldü. Örneğin 2014’te RBNZ’nin sıkılaşması AUD/NZD’yi altı ayda %8’in üzerinde aşağı çekmişti. Yeni Zelanda’da işsizlik %4,4 ile bazı zayıflık sinyalleri verse de, merkez bankasının ana odağı enflasyon görünüyor. Bu nedenle, RBA ile RBNZ arasındaki politika farkının şimdilik belirleyici ana unsur olmasını bekliyoruz.