Labor Market And Inflation Signals
İşsizlik oranı %4,3’e geriledi. Şubat ayı istihdam verisi de revize edildi: Daha önce 92 bin düşüş olarak açıklanan veri, 133 bin kayıp olarak güncellendi. ISM hizmet PMI (satın alma yöneticileri endeksi; 50’nin üzeri büyümeyi gösterir) Mart’ta 56,1’den 54’e indi; beklenti 55’ti. Buna rağmen endeks 21’inci ayda da büyümeye işaret etti. İstihdam Endeksi 51,8’den 45,2’ye gerilerken, Yeni Siparişler 58,6’dan 60,6’ya yükseldi. Ödenen Fiyatlar Endeksi (Prices Paid: şirketlerin girdi maliyetlerindeki fiyat baskısını gösterir) 63’ten 70,7’ye çıktı. Bu artış, petrol ve akaryakıt maliyetlerindeki yükselişle ilişkilendirildi. WTI (ABD ham petrolü göstergesi) %0,7 artışla varil başına 112 doların üzerine, Brent (küresel petrol göstergesi) %0,6 artışla 109 doların üzerine çıktı. Ateşkes görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı’na (küresel petrol taşımacılığı için kritik geçiş noktası) ilişkin tehditler fiyatları etkiledi. Gözler Perşembe günü açıklanacak 4. çeyrek GSYH’nin (GDP: Gayrisafi Yurtiçi Hasıla, ekonominin toplam üretimi) üçüncü tahmini ile PCE endeksine (Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi; Fed’in yakından izlediği enflasyon göstergesi) çevrildi. Cuma günü ise Mart TÜFE (CPI: Tüketici Fiyat Endeksi, tüketici enflasyonu) açıklanacak. Şubat TÜFE yıllık %2,4 seviyesindeydi. Vadeli işlemler (futures: ileri tarihli fiyat üzerinden alım-satım sözleşmeleri) yıl sonuna kadar faizin %3,50–%3,75 bandında kalma olasılığını %77,5 olarak fiyatladı; Nisan’da değişim olasılığı ise sıfıra yakındı.Lessons From 2025 For Today
2025’in bu dönemine bakıldığında, piyasa güçlü istihdam verisini sindirirken enflasyon riskini yeterince önemsememişti. ISM Ödenen Fiyatlar endeksinin 70,7’ye sıçraması, maliyet baskısı için net bir uyarıydı. O dönemde ücret artışının zayıf görünmesi yanıltıcı oldu; asıl belirleyici unsur enerji maliyetlerindeki yükselişti. 2025’te “ödenen fiyatlar”daki sert yükseliş, ABD Merkez Bankası’nın (Fed: para politikası belirleyicisi) piyasaların beklediği gibi faizi sabit tutamayacağına dair güçlü bir sinyaldi. Nitekim o yıl çekirdek PCE (gıda ve enerji hariç enflasyon ölçümü) 2025’in üçüncü çeyreğinde %3,8’e çıktı ve iki ek faiz artışını zorunlu kıldı; bu da faizi bugün bulunduğumuz %4,75–%5,00 aralığına taşıdı. Bu tablo, Fed faizleri sabit tuttuğunda ücret verisinden çok PMI raporlarının fiyat bileşenlerine (maliyet ve fiyat baskısı) ağırlık verilmesi gerektiğine işaret ediyor. 2025’te Orta Doğu gerilimiyle WTI’ın varil başına 112 doların üzerine dalgalanması, petroldeki sert oynaklığın (volatilite: fiyatların hızlı ve geniş aralıkta hareket etmesi) önemini gösterdi. Piyasa zamanla bu yüksek fiyatlara alışsa da kalıcı yüksek enerji maliyeti ekonominin geneline yayıldı. Nisan 2026 itibarıyla WTI 85 dolar civarında daha dengeli seyrederken, enerji sektöründe ima edilen oynaklık (implied volatility: opsiyon fiyatlarından türetilen beklenen dalgalanma) daha düşük. Bu durum, jeopolitik şoklara karşı daha düşük maliyetle “koruma” (hedge: olası zararı sınırlama) alma fırsatı sunuyor. VT Markets canlı hesabınızı oluşturun ve hemen işlem yapmaya başlayın.
Hemen işlem yapmaya başlayın – Gerçek VT Markets hesabınızı oluşturmak için buraya tıklayın