EUR/JPY, pazartesi günü Asya işlemlerinde 186,60 civarında baskı altında kaldı. Önceki kayıpların ardından parite 186,50’ye yakın seyretti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in doğruladığı üzere, İslamabad’daki ABD–İran görüşmeleri 21 saat süren müzakerelere rağmen anlaşma olmadan bitti. Bu gelişme Euro’yu zayıflattı.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un Hürmüz Boğazı’na giren veya çıkan tüm gemilere yönelik **abluka** (deniz trafiğini engelleme) başlatacağını söyledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazartesi 10.00 ET (14.00 GMT) itibarıyla İran limanlarına giden ve İran limanlarından çıkan deniz trafiğini hedefleyen operasyonları doğruladı.
Merkez Bankası Görünümü ve Faiz Patikası
Nordea, ateşkes öncesi senaryosunda Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hazirandan başlayarak dörder kez **25 baz puan** (faizde yüzde 0,25’lik artış) faiz artırımı yapacağını öngördü. Daha sonra bu görüşe yönelik aşağı yönlü risklere işaret etti; buna karşın süren fiyat baskılarının altını çizdi.
EUR/JPY’deki düşüş, petrol fiyatlarındaki artışa bağlı **stagflasyon** (yüksek enflasyonla birlikte zayıf büyüme) endişeleri nedeniyle Yen’in zayıf kalmasıyla sınırlı olabilir. Daha yüksek enerji maliyetleri, 28 Nisan’daki karar öncesinde Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) yakın vadede faiz artırabileceği beklentisini de güçlendirdi.
Sakura Raporu’na göre kurul üyeleri, 6 Nisan’daki şube müdürleri toplantısının ardından daha yüksek enflasyon risklerini daha zayıf büyüme riskleriyle karşılaştırdı. Dokuz bölgenin tamamı ekonomilerinin “ılımlı şekilde toparlandığını”, “toparlandığını” veya “ılımlı şekilde ivmelendiğini” belirtti.
Enerji Şoku: İşlem ve Korunma (Hedge)
İlk ve en hızlı etki enerji fiyatlarında görülecek; bu da petrolde **türev ürünler** (fiyatı petrol gibi bir dayanak varlığa bağlı vadeli işlem ve opsiyon gibi araçlar) üzerinden işlem fırsatı doğurabilir. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği düşünüldüğünde, abluka güçlü bir **arz yönlü** (üretim/taşıma taraflı) endişe yaratabilir. Bu nedenle Brent petrol vadeli işlemlerinde **alım opsiyonu (call)** (belirli bir fiyattan alma hakkı veren opsiyon) değerlendirilebilir; varil fiyatının 100 doların üzerine sert çıkışına pozisyon alınabilir.
EUR/JPY tarafında tablo daha karmaşık. Her iki para birimi de baskı altında olduğundan tek yöne güçlü bir tahminle pozisyon almak riskli görünüyor. Euro, genel **riskten kaçış** (yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşması) eğilimiyle zayıflarken; Yen, Japonya’nın büyük bir enerji ithalatçısı olması nedeniyle baskı görüyor. Bu çelişkili etki pariteyi öngörmeyi zorlaştırabilir. Bu ortamda belirli bir yön yerine geniş bir fiyat aralığına odaklanan **opsiyon stratejileri** (fiyatın yukarı/aşağı hareketine göre hak veren sözleşmelerle kurulan yapı) daha temkinli bir yaklaşım olabilir.
Ayrıca merkez bankası politikalarında olası bir ayrışma izlenmeli. ECB, enerji şokunun ekonomiye zarar vermesini sınırlamak için faiz artışlarını yavaşlatmak zorunda kalabilir. BoJ ise ithalat kaynaklı enflasyonla mücadele için **para politikasını sıkılaştırma** (faizi artırma/likiditeyi azaltma) baskısı hissedebilir. Bu durum, birkaç yıl önce özellikle 2023’te görülen dinamiğin tersine dönmesi anlamına gelebilir ve orta vadede EUR/JPY üzerinde baskı yaratabilir.
Son olarak, Avrupa’nın enerji bağımlılığı nedeniyle bölge büyümesine yönelik riskler belirgin şekilde yükseldi. Bu nedenle portföyleri Avrupa ekonomisinde olası bir gerilemeye karşı korumak için Euro Stoxx 50 gibi büyük Avrupa borsa endekslerinde **satım opsiyonu (put)** (belirli fiyattan satma hakkı veren opsiyon) almak, beklenen ekonomik etkilenmeye karşı doğrudan bir **hedge/korunma** sağlayabilir.