ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verileri, 10 Nisan haftasında doğal gaz stoklarında 59 B (milyar kübik feet) artış olduğunu gösterdi. Bu rakam, 55 B beklentisinin üzerindeydi.
10 Nisan 2025 tarihli EIA doğal gaz stok raporunda, stoklara 59 Bcf (milyar kübik feet) gaz eklendiği görülmüştü. Artış, 55 Bcf beklentisini aştı ve piyasada arzın güçlü olduğuna işaret etti. Veri açıklandığında fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşmuştu.
Mevcut Stok Fazlası ve Fiyat Etkileri
Nisan 2026’daki bugünkü piyasaya bakıldığında, benzer hatta daha belirgin bir düşüş eğilimi görülüyor. EIA verilerine göre depolardaki kullanılabilir gaz (satışa hazır stok) yaklaşık 2.330 Bcf seviyesinde. Bu miktar, beş yıllık ortalamanın yaklaşık %35 üzerinde ve geçen yılın aynı dönemine göre çok daha yüksek. Bu büyük stok fazlası, kısa vadede fiyatların baskı altında kalabileceğini gösteriyor.
Arz fazlasının ana nedeni, güçlü yurt içi üretim. Özellikle Permian gibi petrol odaklı sahalardan çıkan “eşlik eden gaz” (petrol üretimi sırasında yan ürün olarak üretilen doğal gaz) akışı yüksek. Bu üretim, talebin mevsimsel olarak zayıf olduğu ilkbahar “geçiş döneminde” (kış ve yaz talebi arasındaki sakin dönem) talebi aşıyor. Bu durum, en yakın vadeli vadeli işlem kontratlarında (yakın teslimat tarihli kontratlar) yükselişleri sınırlıyor.
Bu nedenle, önümüzdeki haftalarda daha dar bir bantta hareket veya ek zayıflık ihtimaline göre pozisyon almak daha temkinli bir yaklaşım olur. Mevcut seviyenin üzerinde kalan alım opsiyonlarını satmak (out-of-the-money call: fiyat mevcut seviyenin üzerindeyken değer kazanan alım hakkı) veya “ayı call spread” kurmak (aynı vadede daha düşük kullanım fiyatlı call alıp daha yüksek kullanım fiyatlı call satarak yükseliş beklentisine karşı sınırlı riskli yapı) değerlendirilebilir. Bu tür işlemler, stokların yüksek olduğu ve oynaklığın (fiyat dalgalanması) düşük seyrettiği ortamda avantaj sağlayabilir.
Ancak ufukta önemli bir yukarı yönlü etken bulunuyor: LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ihracat kapasitesindeki artış. Bu yıl içinde devreye girmesi beklenen yeni terminallerle, talepte yapısal bir artış (kalıcı nitelikte talep yükselişi) öngörülüyor. Bu artış, mevcut arz fazlasının önemli kısmını eritebilir. Terminallerin devreye giriş zamanı, 2026’nın ilerleyen döneminde piyasa dengesi açısından belirleyici olacak.
İki Hızlı Piyasaya Göre Konumlanma
Bu durum, kısa vadede düşüş eğilimi ile kış kontratlarında uzun vadede olası yükseliş görünümü arasında belirgin bir fark yaratıyor. Böyle bir piyasa yapısında yatırımcılar “takvim spread”lerine (farklı vadeler arasındaki fiyat farkına dayalı işlem) bakabilir veya 2026-2027 kış dönemini kapsayan uzun vadeli alım opsiyonları (uzun vadeli call) tercih edebilir. Bu yaklaşım, ihracat artışıyla olası bir fiyat toparlanmasına hazırlanırken mevcut zayıflığı da dikkate almayı sağlar.