ABD’de birim işgücü maliyetleri ilk çeyrekte yıllık bazda %2,3 arttı. Bu oran, önceki çeyrekteki %4,4 seviyesinin altında kaldı.
Birim işgücü maliyeti, bir birim ürün ya da hizmet üretmek için gereken işgücü giderini ölçer. Bu düşüş, önceki döneme göre ücret ve işçilik kaynaklı maliyet baskısının daha yavaş arttığına işaret ediyor.
Birim İşgücü Maliyetleri Enflasyonda Soğumaya İşaret Ediyor
Birim işgücü maliyetlerinin %2,3’e gerilemesi, enflasyonun yavaşlayabileceğine dair güçlü bir sinyal. Geçen yılın sonundaki %4,4’ten bu seviyeye inmesi, ücret artışlarının Fed’in (ABD Merkez Bankası) çekindiği kalıcı enflasyona dönüşme riskinin azaldığını gösteriyor. Bu durum, Fed’e daha fazla hareket alanı sağlarken yeni faiz artışı ihtiyacını da zayıflatıyor.
Fed’in haziran toplantısına daha “güvercin” bir bakışla yaklaşılıyor. (Güvercin: Faiz indirimi gibi daha gevşek para politikasını savunan yaklaşım.) Bu veri öncesinde, federal fon vadeli işlemleri (Fed’in politika faizine ilişkin piyasa beklentisini yansıtan sözleşmeler) eylüle kadar faiz indirimi olasılığını %35 civarında fiyatlıyordu; bu oranın önümüzdeki günlerde %50’nin üzerine çıkması bekleniyor. Bu, 2025’in ikinci yarısına damga vuran “şahin” söylemden (şahin: daha sıkı para politikası ve daha yüksek faiz vurgusu) belirgin bir dönüş anlamına geliyor.
Kısa vadede odak, faiz türev ürünlerinde; özellikle Hazine tahvili vadeli işlemleri üzerine yazılan opsiyonlarda. (Türev ürün: değeri başka bir finansal ürüne bağlı sözleşme. Opsiyon: belirli bir fiyattan alma ya da satma hakkı veren sözleşme. Vadeli işlem: ileri bir tarihte alım-satım taahhüdü.) Fed politikasına çok duyarlı olan 2 yıllık ABD tahvili öne çıkıyor; getirilerin (faiz oranının) daha da düşmesi bekleniyor. 10 yıllık tahvil getirisi ise bu sabah %3,75’e geriledi; düşüşün %3,5 seviyesine doğru sürmesi öngörülüyor.
Bu tablo, hisse senedi endeksleri için olumlu. Bu nedenle S&P 500 ve faize daha duyarlı Nasdaq 100 üzerinde alım opsiyonlarıyla (call opsiyon: fiyat yükselirse kazanç sağlayan alım hakkı) pozisyon alınıyor. Daha düşük işçilik maliyetleri şirket kâr marjlarını (satıştan kalan kârlılık oranı) doğrudan artırır. FactSet verilerine göre marjlar son iki çeyrekte baskı altında kaldı. 2019’a bakıldığında, benzer şekilde işçilik maliyetlerinin yavaşladığı bir dönem, marjların toparlanmasıyla hisse senetlerinde güçlü yükselişin önünü açmıştı.
Rapordaki en büyük belirsizliklerden birinin ortadan kalkması nedeniyle oynaklıkta (volatilite: fiyatların dalgalanma şiddeti) düşüş beklentisi de öne çıkıyor. VIX endeksi (S&P 500 için beklenen oynaklığı gösteren “korku endeksi”) 17 civarında yüksek seyrediyor; Fed’in yol haritası daha öngörülebilir hale geldikçe 14 seviyesine doğru gerilemesi bekleniyor. VIX üzerinde alım opsiyonu spread’i satmak gibi (spread: aynı üründe farklı kullanım fiyatlarıyla yapılan kombine opsiyon işlemi) stratejilerin önümüzdeki haftalarda daha iyi performans göstermesi olası.