Brent petrol, İran çatışmasına ilişkin haberlerle sert dalgalandı. Savaşı bitirecek bir anlaşma umudu, fiyatları yeniden varil başına 100 doların altına itti. Brent, geçen haftayı 103,54 dolar/varil seviyesinde kapattı; haftanın ilk işlemlerinde 97,87 dolar/varile kadar gerileyerek cuma kapanışına göre %5,48 düştü. Gün içinde 96,02 doları da gördü. Ancak ABD ve İsrail jetlerinin, İran’ın güneyinde füze fırlatma noktaları ile mayın döşemek için kullanılan teknelere yeni saldırılar düzenlediğine dair haberler sonrası düşüş sınırlanmış oldu.
Hafta genelinde Brent %5,24 düşüşle 103,54 dolar/varile inerken, WTI %8,37 gerileyerek 96,60 dolar/varile düştü. Petroldeki hareket, stagflasyon (büyümenin zayıf, enflasyonun yüksek seyrettiği dönem) endişelerinin azalması ve enflasyon beklentilerinin yumuşamasıyla aynı döneme denk geldi. Piyasalar, Hürmüz Boğazı’nın (Basra Körfezi’nden dünya piyasalarına petrol çıkışının ana geçidi) önümüzdeki haftalarda yeniden açılabileceği ihtimalini fiyatladı. Bu beklenti, Atlantik’in iki yakasında (ABD ve Avrupa’da) tahvillere ve hisse senetlerine destek verdi.
Brent’te Dalgalanmayı Jeopolitik Risk Primi Sürüklüyor
Diplomatik haber akışı, İran çatışmasında bir anlaşmanın yakın olabileceğine işaret ederken Brent petrol sert geriledi. Fiyatların 103 doların üzerinden 98 doların altına inip çıkması, piyasayı “jeopolitik risk primi”nin (savaş/gerilim gibi riskler nedeniyle fiyata eklenen ekstra pay) yönlendirdiğini gösteriyor. Önümüzdeki haftalarda görüşmelerin hızlanıp yavaşlamasına bağlı olarak bu oynaklığın sürmesi bekleniyor.
Barış görüşmelerinin yarattığı düşüş eğilimine karşın, arz-talep verileri (temel piyasa koşulları) fiyatları destekliyor. Son EIA (ABD Enerji Enformasyon İdaresi) raporuna göre ABD’de ham petrol stokları geçen hafta beklentilerin aksine 2,1 milyon varil azaldı. Stok azalması, talebin güçlü kaldığına işaret eder. Bu sıkılık, fiyatlarda bir taban oluşturuyor ve jeopolitik haberlerle veriler arasında çekişme yaratıyor.
Belirsizlik ve Oynaklık Ortamında İşlem Stratejileri
Opsiyon piyasası (belirli bir tarihe kadar belirli fiyattan alma/satma hakkı veren sözleşmeler) bu sert hareketleri fiyatlıyor. CBOE Ham Petrol Oynaklık Endeksi (OVX) yaklaşık 42 seviyesinde ve uzun dönem ortalamasının belirgin biçimde üzerinde. “Zımni oynaklık” (opsiyon fiyatlarına yansıyan beklenen dalgalanma) yüksek; bu da yatırımcıların büyük bir fiyat hareketine hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Bu ortamda asıl konu yön tahmini değil, dalgalanmadan yararlanacak şekilde pozisyon almak.
Bu nedenle, yön fark etmeksizin büyük fiyat hareketlerinden kazanç hedefleyen stratejiler öne çıkıyor. Temmuz vadeli sözleşmelerde “straddle” (aynı kullanım fiyatlı alım ve satım opsiyonunu birlikte almak) veya “strangle” (farklı kullanım fiyatlı alım ve satım opsiyonlarını birlikte almak) almak; görüşmelerin bozulması halinde sert yükselişten, anlaşma çıkması halinde sert düşüşten faydalanmayı hedefler. Böylece piyasadaki belirsizliğin opsiyon fiyatlarına yansıyan seviyesine doğrudan oynanmış olur.
Yönlü görüş belirtmek isteyen ama riski sınırlamak isteyenler için “dikey spread” (aynı vadede farklı kullanım fiyatlı iki opsiyonla kurulan, risk ve getirisi baştan daha net olan strateji) daha uygun olabilir. “Bull call spread” (yükseliş beklentisiyle iki alım opsiyonuyla kurulan yapı) çatışmanın yeniden tırmanmasıyla oluşabilecek yükselişi hedefler. “Bear put spread” (düşüş beklentisiyle iki satım opsiyonuyla kurulan yapı) ise barış anlaşmasının netleşmesi halinde düşüşten yararlanmayı amaçlar. Bu yapılar, risk-getiri aralığını daha kontrollü kılar; çünkü haber akışı piyasanın yönünü çok hızlı değiştirebilir.