ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini (ekonomideki genel kredi faizlerini yönlendiren ana faiz oranı) beklentilere paralel olarak %3,75’te sabitledi. Bu kararla borçlanma maliyetleri aynı seviyede kaldı.
Fed, faiz kararını düzenli para politikası (faiz ve likidite gibi araçlarla ekonomiyi yönetme) güncellemesi kapsamında yayımladı. Beklenti olan %3,75 seviyesinden sapma olmadı.
Piyasaların Tepkisi ve Oynaklık
Fed kararının beklentiyle aynı gelmesi, kısa vadeli belirsizliği azalttı. Bu durum, beklenen oynaklığın (fiyat dalgalanması beklentisi) düşmesine yol açabilir. Piyasadaki “korku endeksi” VIX’in 14’ün altına gerilediği görülüyor. Bu seviye, 2024’teki enflasyon baskıları öncesinden beri kalıcı şekilde görülmüyordu. Böyle bir ortamda, opsiyon primi satışı (opsiyon satarak prim geliri elde etme) daha cazip hale gelebilir. Örneğin, büyük endekslerde kredi spreadi (aynı vade içinde bir opsiyon alıp diğerini satarak hem riski hem getiriyi sınırlayan opsiyon stratejisi) gibi yöntemler, sert ve sürpriz hareket olasılığı azaldığında daha çok tercih edilebilir.
Bundan sonraki odak, faiz kararından çok açıklanacak makro verilere kayıyor; özellikle yaklaşan TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi, enflasyon göstergesi) ve istihdam verileri öne çıkıyor. 2025 boyunca görülen faiz indirim sürecinde yön daha netti; ancak bu “bekle-gör” kararı, veriye bağlı yeni bir döneme işaret ediyor. CME Group’un FedWatch aracı (vadeli işlem fiyatlarından piyasanın faiz beklentisini hesaplayan gösterge) verilerine göre piyasa, haziranda yeniden faizin sabit tutulma olasılığını %65 olarak fiyatlıyor. Bu da yatırımcıların, Fed’in yeni bir adım atmadan önce daha fazla kanıt görmek isteyeceğini düşündüğünü gösteriyor.
Faizin %3,75’te tutulması, çekirdek enflasyonun (enerji ve gıda gibi oynak kalemler hariç enflasyon) son dönemde %2,8 civarında inatçı şekilde kalmasıyla aynı döneme denk geliyor. Enflasyon zirvesinden belirgin gerilese de Fed’in hedefinin (genellikle %2) üzerinde. Öte yandan işsizlik oranı %4,1’e doğru kademeli yükseldi; bu da karar vericiler için hassas bir denge oluşturuyor. Bu görünüm, faize duyarlı sektörlerde (faiz değişimlerinden hızlı etkilenen sektörler) daha önceki indirimlerden fayda sağlamış alanlara odaklanmayı destekleyebilir. Risk yönetimi için de uzun vadeli alım opsiyonları (uzun süreli “call”, yükselişten faydalanma hakkı veren opsiyon) ile sınırlı riskle pozisyon almak tercih edilebilir.