ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ikinci gününe girerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı “İran’ın gerekçesiz ve sürmekte olan saldırganlığını” gerekçe gösterdi; Savunma Bakanı Pete Hegseth ise “kilit tesislerin” vurulduğunu söyledi. İran medyası, Hürmüz Boğazı’na yakın Minab ve Sirik çevresinde isabetler olduğunu bildirdi. “Kalan boşlukları kapatmak” amacıyla Tahran’a giden bir Katarlı heyet, son saldırılar başladığında hâlâ ülkedeydi; bu durum, olası bir arabuluculuk kanalına ilişkin zamanlamayı daha da sıkıştırdı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkenin elektrik, su ve ulaşım ağlarına yönelik tehditleri “zayıflık işareti” olarak nitelendirdi.
Tahran’ın yanıtı, İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) Telegram kanalı üzerinden duyuruldu: Hürmüz Boğazı’nın “petrol tankerleri ve ticari gemiler dâhil tüm gemilere kapatıldığı”, kararın derhal yürürlüğe girdiği ve geçişe teşebbüs eden her geminin hedef alınacağı belirtildi. JPMorgan, görünür trafiğin savaş öncesi seviyelerin yaklaşık %15’ine indiğini tahmin ederken; ABD açıklamaları, 200’ü aşkın ticari geminin refakatle geçiş yaptığına ve akışların iyileştiğine işaret etti. İran donanması ayrıca, Basra Körfezi ve Umman Denizi’nde demirde bulunan gemilere demir yerinden ayrılmamaları talimatı verdi; Hürmüz’ün ikinci bir duyuruya kadar kapalı kalacağını söyledi. İran devlet medyası da, üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İranlı yetkililer ile Donald Trump arasında herhangi bir temas olduğu iddiasını yalanladı.
Petrol Piyasaları ve Volatilite Görünümü
Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi, küresel petrol arzının önemli bir bölümünü anında risk altına sokuyor. Bunu, haziranın geri kalanı ve temmuz boyunca ham petrol fiyatlarında uzun (long) pozisyonları artırmaya dönük net bir sinyal olarak görüyoruz. Çelişkili haber akışı, bu durumun iyileşmeden önce daha da kötüleşeceğine işaret ettiği için Brent ham petrol vadeli işlemlerinde para dışı (out-of-the-money) alım (call) opsiyonları alıyoruz.
Günde yaklaşık 21 milyon varil petrol—dünya günlük arzının neredeyse beşte biri—bu darboğazdan geçiyor. Tarihsel olarak 1990 Körfez Savaşı gibi benzer kesintiler, petrol fiyatlarının iki ay içinde iki kattan fazla artmasına yol açmıştı. Bu hafta %8 yükselerek varil başına 115 doların üzerine çıkan Brent kontratlarının, tam ya da uzun süreli bir kapanmayı henüz fiyatlamadığını düşünüyoruz.
Bu düzeyde belirsizlik, piyasa volatilitesi için adeta yakıt. VIX endeksi geçen ay 14’lük dip seviyeden 25’in üzerine sıçradı; resmi açıklamalar birbirini yalanlamayı sürdürdükçe 30-35 bandını test etmesini bekliyoruz. Bu nedenle artan piyasa korkusuna karşı doğrudan korunma (hedge) amacıyla VIX vadeli işlemlerinde alım (call) opsiyonları alıyoruz.
Geniş Ölçekli Hisse Etkileri ve Sektörel Konumlanma
Yüksek enerji maliyetleri küresel ekonomi üzerinde bir vergi etkisi yaratır; bu nedenle geniş piyasa endekslerinde aşağı yönlü bir hareket için pozisyon alıyoruz. S&P 500’deki satım (put) pozisyonlarımızı artırıyor ve özellikle ulaştırma ve havayolu hisselerini hedefliyoruz. Bu sektörlerin, bu büyüklükte kalıcı bir yakıt fiyat şokunu absorbe etme kapasitesi sınırlı.
Buna karşılık, bu jeopolitik gerilimden fayda sağlayan sektörlerde belirgin yukarı potansiyel görüyoruz. Büyük savunma yüklenicileri ve büyük ölçekli enerji üreticilerinde uzun alım (call) pozisyonlarımızı artırıyoruz. Bu şirketler artan askeri harcamalardan ve kalıcı biçimde daha yüksek petrol fiyatları gerçeğinden fayda sağlayabilir.
Ticari gemilere yönelik doğrudan tehdit, deniz taşımacılığı hisselerinde pozisyonu cazip kılıyor. Basra Körfezi’nde önemli tanker maruziyeti olan herhangi bir şirket artık sigortalanamaz riskler ve operasyonel kaosla karşı karşıya. Önümüzdeki haftalar için büyük tanker operatörlerinde satım (put) opsiyonları alıyoruz.