Brent petrol, ABD’li yetkililerin “meşru müdafaa” olarak nitelediği şekilde ABD’nin İran’ın güneyinde füze fırlatma sahaları ve mayın döşeyen teknelere yönelik saldırılarının ardından 98,1 dolar/varil seviyesinde işlem görüyordu. Bu hamle, Brent’i cuma günkü 103,5 kapanışının altında bıraktı; Brent, ilk düşüşün ardından dün boyunca 98 dolar/varil civarında kaldı. Son gelişme, nisan ayında varılan ateşkesi (çatışmaları durdurma anlaşması) daha da zorladı. Hürmüz Boğazı ise piyasanın odağında kalmayı sürdürdü.
Diplomatik belirsizlik devam etti. Reuters’ın özetine göre üç aşamalı bir çerçeve masada: savaşın resmen bitirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer başlıklar ile yaptırımların hafifletilmesini (bazı kısıtların kaldırılması) kapsayan daha geniş görüşmeler için uzatılabilir 30 günlük bir süre. Detayları netleştirme çabaları pazartesi gününe sarktı; bu kapsamda İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Katar Başbakanı ile görüşmek üzere Doha’ya gitti. Salı sabahı erken saatlerde ABD Dışişleri Bakanı Rubio, müzakerelerin birkaç gün sürebileceğini söyledi ve Hürmüz Boğazı’nın “bir şekilde” açılacağını belirtti.
Piyasa Belirsizliği Diplomasi ve Askeri Gerilimle Artıyor
Brent petrolün varil başına 98 dolar civarında işlem gördüğünü, ABD ve İran’dan gelen çelişkili sinyaller arasında sıkıştığını görüyoruz. Olası bir barış anlaşması gündemde olsa da gece saatlerindeki ABD askeri saldırıları kırılgan ateşkesi baskı altına aldı. Bu durum petrol piyasasında belirgin bir belirsizlik yaratıyor.
Diplomatik beklentiler ile askeri adımlar arasındaki bu gerilim piyasada sert bir tedirginliğe yol açıyor. Brent opsiyonlarında (belirli bir tarihe kadar belirli bir fiyattan alım/satım hakkı veren sözleşme) “örtük oynaklık” (piyasanın gelecekteki fiyat dalgalanması beklentisi) geçen hafta yükseldi; CBOE Ham Petrol Oynaklık Endeksi (OVX) 42’ye çıktı. Bu seviye marttan bu yana en yüksek düzey. Bu da piyasanın yakında sert bir fiyat hareketine hazırlandığına işaret ediyor.
Olası Fiyat Senaryoları ve Oynaklık Stratejileri
Hürmüz Boğazı’nı tehdit eden yeni bir tırmanma, fiyatlarda hızlı bir sıçramayı tetikleyebilir; bu da yakın vadeli alım opsiyonlarını (call: fiyat yükselişine karşı kazanç sağlayan opsiyon) öne çıkarır. Geçmişte, küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’sinin geçtiği bu kritik su yoluna yönelik benzer tehditler, fiyatlara neredeyse bir gecede 10-15 dolarlık “risk primi” (risk nedeniyle eklenen fiyat farkı) ekledi. 2019’da Suudi tesislerine yönelik saldırıların ardından fiyatların tek günde %14’ün üzerinde sıçradığı görülmüştü.
Buna karşılık, anlaşmanın teyit edilmesi ve boğazın güvenli şekilde yeniden açılması, mevcut “savaş risk primi”ni ortadan kaldırabilir. Bu primin şu anda fiyatları en az 12 dolar yukarıda tuttuğunu tahmin ediyoruz; başarılı bir anlaşma Brent’i hızlı şekilde 80’li dolarların ortasına geri çekebilir. Bu senaryoda satım opsiyonu (put: fiyat düşüşüne karşı kazanç sağlayan opsiyon) taşımak, ani bir fiyat çöküşüne karşı koruma (hedge: riski dengeleme amaçlı pozisyon) işlevi görür.
Yönün bu kadar belirsiz olduğu ortamda, doğrudan “oynaklıktan” (fiyatın sert iniş-çıkış yapma eğilimi) faydalanan stratejilerin daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Yatırımcılar “uzun straddle” (aynı kullanım fiyatı ve aynı vade ile hem alım hem satım opsiyonu almak) düşünebilir. Bu pozisyon, opsiyonların vadesi dolmadan önce Brent fiyatı yukarı ya da aşağı güçlü bir hareket yaparsa kâr yazabilir.