WTI, ABD’nin İran’a yönelik ikinci gün saldırılarına ve uzayan bir çatışmanın arz kesintisi yaratabileceğine dair yenilenen endişelere petrol piyasalarının tepki vermesiyle, Perşembe günü Asya saatlerinde varil başına 90,70 dolar civarında işlem görerek ikinci seans üst üste yükselişini sürdürdü. Trump, geçici bir barış anlaşması olmadığı takdirde ABD’nin İran’ı “çok sert” vuracağını söylerken, İranlı yetkililer dış tehditlere karşı direneceklerini belirtti. Tırmanış, bir Amerikan helikopterinin düşürülmesinin ardından ABD’nin “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştirdiği saldırıyı ve bunun sonrasında İran’ın Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD tesislerine yönelik saldırılarını izledi.
Trump ayrıca ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan 100 milyon varilden fazla petrolü—küresel tüketimin yaklaşık bir günü—gizlice refakat ederek geçirdiğini söyledi ve mevcut 85-90 dolar bandındaki petrol seviyelerini, fiyatların 250 dolara kadar çıkabileceği bir senaryoyla kıyasladı. Ayrı olarak, EIA verileri geçen hafta ABD ham petrol stoklarının Reuters anketinde beklenen 4 milyon varillik azalışa karşılık 7,2 milyon varil düştüğünü gösterirken, Stratejik Petrol Rezervi (SPR) Ağustos 2023’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi; Enerji Bakanlığı rezervden 40 milyon varile kadar petrolün ödünç verilmesi için çalışma yürüttüğünü açıkladı.
Petrol Fiyatlarının Birincil Sürücüsü Olarak Jeopolitik Gerilim
ABD ile İran arasında tırmanan askeri çatışmayı, yakın vadede ham petrol fiyatlarının birincil belirleyicisi olarak görüyoruz. Doğrudan saldırılar ve misilleme hamleleri ciddi bir belirsizlik yaratıyor; piyasalar da bunu risk primi olarak fiyatlıyor. West Texas Intermediate’ın 90 doların üzerine çıkmış olmasıyla, en düşük dirençli yönün yukarı olduğu görülüyor.
Bu ortamda, yatırımcıların izlemesi gereken en önemli unsurun volatilite olduğuna inanıyoruz. CBOE Ham Petrol Volatilite Endeksi (OVX) son bir haftada %35’in üzerinde sıçrayarak 45 civarında işlem görüyor ve yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Bu, opsiyon primlerinin genişlediğini ve piyasanın önümüzdeki haftalarda sert fiyat hareketlerine hazırlandığını gösteriyor.
Arz Sıkılığı, Volatilite ve İşlem Pozisyonlanması
Buna paralel olarak, fiyatların yükselişini sürdürmesinden faydalanabilecek alım (call) opsiyonlarını satın alma tarafına bakarak pozisyon alıyoruz. Temmuz ve Ağustos WTI kontratlarında açık pozisyon (open interest) artıyor; özellikle 100 ve 110 dolar kullanım fiyatları (strike) etrafında yoğunlaşma, birçok yatırımcının güçlü bir ralli beklentisine işaret ediyor. Bu enstrümanlar, çatışmanın daha da tırmanması halinde oluşabilecek yukarı yönlü potansiyeli tanımlı riskle yakalama imkânı sunuyor.
Temel arz görünümü bu yükseliş senaryosunu güçlü biçimde destekliyor. ABD stoklarında beklentinin üzerinde gerçekleşen 7,2 milyon varillik düşüş ve Stratejik Petrol Rezervi’nin Ağustos 2023’ten bu yana en düşük seviyeye inmesi, arz şoklarını absorbe edecek tamponun çok sınırlı olduğunu gösteriyor. Hükümetin SPR’den petrol ödünç verme planı, piyasanın mevcut sıkılığını vurgulayan geçici bir tedbir niteliğinde.
Tarihsel olarak jeopolitik şoklar, 2022 başında Ukrayna’daki çatışmanın ardından WTI’ın kısa süreliğine varil başına 130 doların üzerine çıkmasında görüldüğü üzere, aşırı fiyat sıçramalarına yol açtı. Büyük bir üretici olan İran’ı içeren doğrudan bir karşı karşıya gelişin, benzer hatta daha güçlü bir etki yaratma potansiyeli bulunuyor. Bu emsal, 100 doların belirgin şekilde üzerinin de ihtimal dışı olmadığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir aksama en kritik risk olmaya devam ediyor; zira her gün yaklaşık 21 milyon varil petrol bu geçitten taşınıyor. Uzayan bir çatışma bu kritik boğazı tehdit ederken, küçük çaplı kesintiler dahi fiyatları hızla yukarı taşıyabilir. Bu nedenle uzun (long) yönlü duruşumuzu koruyor ve volatilitenin yüksek kalmasını bekliyoruz.