ABD-İran görüşmelerinin anlaşma olmadan sona ermesinin ardından petrol fiyatları yükseldi. ICE Brent erken işlemlerde %9’dan fazla arttı, NYMEX WTI ise 105 dolar/varil seviyesinin üzerine çıktı.
ABD ordusu, Washington saatiyle Pazartesi 10:00’dan itibaren İran limanlarına giren ve çıkan deniz trafiğine abluka uygulamayı planlıyor. Ancak İran limanlarına uğramayan gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan (Basra Körfezi’nden dünya pazarlarına açılan kritik geçiş noktası) geçişine yine izin verilecek.
Enerji Piyasaları Artan Gerginliğe Tepki Verdi
Avrupa doğal gaz fiyatları da yükseldi. En yakın vadeli TTF vadeli işlemleri (Hollanda merkezli Avrupa doğal gaz referans fiyatı) yaklaşık %18 artarak gün içi 51 euro/MWh seviyesinin üstünü gördü. Çatışma altıncı haftasına girerken, yakın vadeli arz (piyasaya kısa sürede ulaşabilecek tedarik) endişeleri arttı.
Spekülatif pozisyonlarda (kısa vadeli fiyat hareketinden kazanç amaçlı alım-satımlar) farklı göstergelerde farklı yönler izlendi. ICE Brent’te net uzun pozisyonlar (alım yönlü pozisyonların satım yönlü pozisyonlara göre net farkı) 5.583 lot düşüşle 424.270 lota indi; brüt uzunlar (toplam alım yönlü pozisyonlar) da 4.525 lot azaldı.
NYMEX WTI’da net uzunlar haftalık bazda 7.121 lot artışla 137.838 lota çıktı. Veriler geçen Salı itibarıyla raporlandı.
ABD’de sondaj faaliyeti sabit kaldı. Baker Hughes verilerine göre 10 Nisan itibarıyla petrol sondaj kulesi sayısı (aktif petrol kuyusu açma ekipmanı sayısı, üretim eğilimine dair gösterge) 411’de değişmedi. Toplam kule sayısı ise 3 düşüşle 545’e geriledi; bu, geçen yıla göre 38 kule daha düşük.
OPEC Raporu Odakta
Piyasalar ayrıca Pazartesi günü açıklanması beklenen OPEC’in aylık raporunu izliyor. Raporda arz-talep dengesi görünümüne (piyasada üretim ve tüketimin nasıl şekillendiğine) ilişkin güncelleme bekleniyor.
Petrol 105 doların üzerine sıçramışken, en yakın vadede öne çıkan strateji oynaklık (fiyatın hızlı ve sert dalgalanması) üzerine pozisyon almak. Straddle veya strangle (opsiyon stratejileri: fiyat yukarı ya da aşağı sert hareket ederse kazanç hedefler; biri aynı kullanım fiyatlı, diğeri farklı kullanım fiyatlı alım-satım opsiyonu kombinasyonları) düşünülebilir. Opsiyon primi (opsiyonu almak için ödenen bedel) yüksek olur; ancak gerilimin aniden düşmesi riski de, daha büyük çatışma riski kadar gerçek.
Brent ile WTI vadeli fiyatları arasındaki ayrışma, fiyat farkına (spread: iki kontrat/ürün arasındaki fiyat farkı) yönelik bir fırsat yaratıyor. ABD ablukası, Basra Körfezi’nden deniz yoluyla taşınan ham petrolü doğrudan tehdit ettiği için Brent’in primi (Brent’in WTI’a göre daha pahalı işlem görmesi) artabilir. Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol geçtiği düşünüldüğünde, bu risk sadece İran’a değil küresel arza yönelik.
Yönlü beklentisi olanlar için Brent’te Mayıs ve Haziran vadeli alım opsiyonları (call: belirli fiyattan alma hakkı) yüksek seviyelere rağmen tercih edilebilir. Daha düşük maliyet için call spread (bir alım opsiyonu alıp daha yüksek kullanım fiyatlı alım opsiyonu satma; maliyeti düşürür, kazancı belli ölçüde sınırlar) kullanılabilir.
Arz tarafındaki tablo kısa vadede yükseliş yönünü destekliyor; olası bir abluka, İran’dan günde 1,5 milyon varilin üzerinde ham petrolü piyasadan çekebilir. ABD’nin bu açığı hızla kapatması beklenmez; sondaj kulesi sayısı 411’de sıkışmış durumda. Sistemde yedek kapasitenin (talep artınca hızla devreye alınabilecek ek üretim) sınırlı olması, kesintilerin fiyat etkisini büyütür.
Bu süreç, geçen yıl Kızıldeniz’de Husilerin yarattığı aksaklıkların (nakliye güvenliği ve rota riskleri) ham petrole eklediği risk priminin (jeopolitik belirsizlik nedeniyle fiyata eklenen pay) üzerine biniyor. Avrupa doğal gazındaki eş zamanlı yükseliş, bunun sadece petrol değil daha geniş bir enerji arz güvenliği sorunu olduğunu gösteriyor. Bu nedenle hızlı hareket edebilmek önemli; Washington veya Tahran’dan gelecek başlıklar kısa sürede sert fiyat hareketleri yaratabilir.