NZD/USD, yenilenen ABD-İran görüşmelerine bağlı daha iyi piyasa havası ve son FOMC (ABD Merkez Bankası/Fed) toplantı tutanaklarının ardından güvenli liman talebinin zayıflamasıyla Perşembe günü ABD Doları gerilerken 0,5870’e doğru yükseldi. Parite 0,5874 civarında işlem gördü.
FOMC tutanakları, Fed yetkililerinin kalıcı enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimi konusunda temkinli kaldığını ve para politikasını gevşetmeden (faizleri düşürmeden) önce daha net kanıt görmek istediklerini ortaya koydu. ABD Hazine tahvil getirileri (devlet tahvillerinin faizi) ilk etapta destek buldu, daha sonra risk iştahının (yatırımcıların riskli varlıklara yönelme isteği) artmasıyla tablo değişti.
Teknik Görünüm ve Önemli Seviyeler
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la müzakerelerin “son aşamada” olduğunu söylemesi, piyasa havasını güçlendirdi. Bu da Yeni Zelanda Doları gibi risk iştahına duyarlı para birimlerine (küresel risk algısı iyileşince değer kazanma eğiliminde olan) talebi destekledi. Dikkat, yaklaşan Yeni Zelanda 1. çeyrek Perakende Satışlar ve S&P PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi; ekonomide genişleme/daralmayı gösteren öncü gösterge) verilerine çevrildi.
Dört saatlik grafikte parite 20 dönemlik SMA’nın (Basit Hareketli Ortalama; fiyatın belirli dönem ortalaması) 0,5849 seviyesinin üzerinde kaldı ancak 100 dönemlik SMA’nın 0,5902 seviyesinin altında seyretti. RSI (Göreli Güç Endeksi; momentum göstergesi) 54’e yakındı; direnç (yukarı yönlü geçişte zorlanılan seviye) 0,5879 ve 0,5888’de.
Yukarı yönlü seviyeler: 0,5879, 0,5888, 0,5902 ve 0,5965. Destek (aşağı yönlü hareketin duraksayabildiği seviye): 0,5865, 0,5849 ve 0,5846.
NZD/USD 0,5870’e yaklaşırken, jeopolitik iyimserlik ile merkez bankası temkinliliği arasındaki klasik çekişme görülüyor. Yenilenen ABD-İran görüşmeleri risk algısını iyileştirerek Yeni Zelanda Doları’nı, güvenli liman olarak görülen “Greenback”e (ABD Doları) kıyasla daha cazip kılıyor. Ancak Fed’in son tutanakları, faiz indiriminde aceleci olmadığını doğruluyor.
Opsiyon İşlemi Yapanlar İçin Strateji Notları
Fed’in duruşu, son ABD TÜFE’nin (Tüketici Fiyat Endeksi; enflasyon ölçümü) %3,1 gelmesiyle anlaşılır; bu veri enflasyonun tam olarak kontrol altına alınmadığını hatırlatıyor. Bu durum, Yeni Zelanda’nın %5,50 seviyesindeki resmi nakit oranı (politika faizi) ile karşılaştırıldığında öne çıkıyor; piyasa güveni korunursa bu faiz seviyesi cazip getiri sunuyor. Bu nedenle faiz farkı (iki ülkenin faizleri arasındaki fark) paritenin yönünde belirleyici olmaya devam ediyor.
Olumlu havanın süreceğini düşünenler için, 0,5902 direncinin üzerinde bir kullanım fiyatına (strike; opsiyonun alım/satım fiyatı) sahip alım opsiyonu (call; belirli fiyattan alma hakkı) almak daha temkinli bir tercih olabilir. Bu yaklaşım, Yeni Zelanda perakende satış verisi beklentileri aşarsa olası yükselişten faydalanmayı hedefler. Jeopolitik cephede ani bir tersine dönüş olursa riski de sınırlar.
Diğer yandan, çelişkili sinyaller özellikle S&P PMI ve perakende satış verileri etrafında oynaklığı (volatilite; fiyat dalgalanmasının artması) artırabilir. Bu durumda “strangle” (farklı kullanım fiyatlarından hem call hem put satın alma; yön tahmini yapmadan büyük hareketten yararlanma) düşünülebilir. Bu yöntem, belirli bir yöne bahis almadan belirsizliği işlemeye yarar.
Dikkatli olmak gerekiyor; benzer “risk-on” (risk alma iştahının yükseldiği dönem) havasının hızlı söndüğü dönemler, Kiwi’nin (Yeni Zelanda Doları) küresel dalgalanmalara ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Paritenin 0,5900 üzerinde kırıp (geçip) kalıcı olamaması, bu yükselişin güçsüz olduğuna işaret edebilir. Önümüzdeki günlerde 100 dönemlik hareketli ortalama çevresindeki fiyat hareketi yakından izlenmeli.