Asya hisse senetleri haftaya zayıf başladı ancak ABD-İran barış görüşmelerindeki ilerleme, daha geniş çaplı riskten kaçışı sınırlayarak düşüşleri törpüledi. Güney Kore’nin KOSPI endeksi yatay seyrederken, Hong Kong’un Hang Seng’i ve Endonezya’nın IDX Composite endeksi günü %1’in üzerinde kayıpla geçirdi. Japonya bölgesel eğilimden ayrıştı; duyarlılıktaki iyileşmeyle Nikkei 225 %2’nin üzerinde yükseldi.
Tokyo’daki hareket, Katar ve Pakistan’ın arabulucu olarak nihai bir ABD-İran barış anlaşmasına giden yolda resmî 60 günlük bir yol haritası açıkladığı duyurunun ardından geldi. Bu gelişme; Hürmüz Boğazı çevresinde gerilimin tırmanması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının sürmesi halinde İran’a karşı askerî eylem uyarısında bulunmasının sonrasında yaşandı. İran daha sonra, ABD ve İsrail’i ateşkesi ihlal etmekle suçlayarak ve Lübnan’daki süren İsrail saldırılarını gerekçe göstererek su yolunu yeniden kapattığını söyledi. Ayrı olarak ABD Merkez Bankası (Fed) şahin duruşunu korudu; enflasyonun inatçı kalması halinde 2026’da en az bir adet 25 baz puanlık faiz artışına yönelik beklentiler güçlendi.
Piyasa Volatilitesi ve Risk Pozisyonlaması
Mevcut piyasayı, kırılgan ABD-İran barış görüşmeleri ile şahin bir Federal Rezerv arasında sıkışmış görüyoruz. Bu, volatilite için net bir tarif sunuyor; CBOE Volatilite Endeksi’nin (VIX) hâlihazırda 21 civarında işlem görmesi ve tarihî ortalamasının belirgin şekilde üzerinde kalması da bunu teyit ediyor. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca majör endekslerde ani fiyat salınımlarına hazırlıklı olmak gerekiyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçici olarak kapatması nedeniyle ham petrol fiyatlarında olası bir sıçramaya göre pozisyon alıyoruz. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’si için darboğaz niteliğindeki bu su yoluna yönelik tehditler dahi geçmişte Brent petrol fiyatlarını tek günde %5’in üzerinde yukarı taşımıştı; 2019’daki benzer gerilimlerde olduğu gibi. Bu riski değerlendirmek için WTI ve Brent vadeli işlemleri üzerinde kısa vadeli alım (call) opsiyonları almayı gündemimize alıyoruz.
Para Politikası, Hisseler ve Kur Stratejileri
Fed’in şahin tonunu sürdürmesi, hisse senetleri için önemli bir olumsuz rüzgâr olmaya devam ediyor. Fed fon vadeli işlemleri 2026 sonuna kadar en az bir ek faiz artışını %70’in üzerinde bir olasılıkla fiyatlarken, bu ortamı uzun pozisyonlarımızı hedge etmek için kullanıyoruz. Daha yüksek faizlerin tetikleyebileceği olası bir geri çekilmeye karşı korunmak amacıyla SPY gibi geniş piyasa ETF’leri üzerinde satım (put) opsiyonları alıyoruz.
Asya’nın büyük kısmı düşüşle işlem görürken Nikkei’deki %2’lik ralli, yen zayıflığına bağlı özgün bir tablo sunuyor. Fed daha yüksek faiz sinyali verdikçe ABD dolarının güçlenmesi ve USD/JPY paritesinin yükselmesi beklenir; bu trend tarihsel olarak Japon ihracatçılarını destekleyerek Nikkei’yi yukarı taşır. Bu para politikası ayrışmasına oynama yolu olarak USD/JPY vadeli işlemlerinde uzun pozisyonları değerlendiriyoruz.