Petrol fiyatları, ABD–İran geriliminin yeniden tırmanmasıyla yükseldikten sonra geri çekildi; ancak arz endişeleri sürüyor ve olası bir barış anlaşması kırılgan görülüyor. Rystad Energy, fiyatların varil başına 150 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulunarak, piyasanın kesintilere karşı hassasiyetini pekiştirdi. ABD’de sıkı ürün dengeleri risk zeminini güçlendiriyor; yarı mamul petrol stokları 1997’den bu yana en düşük seviyede ve bu kısıt, rafinerilerin mevcut işleme hızını sınırlayabilir.
Stok verileri, düşüşlerin sürdüğüne işaret ediyor. ABD’de ham petrol stokları üst üste yedi haftadır gerilerken, ürün stokları dokuz haftadır art arda düşüş kaydediyor. Fiyatlamada, WTI altı ay vadeli kontratlar 80,95 dolar seviyesinde; bu, Mayıs’taki 87,80 dolarlık zirvenin altında olsa da Mart ve Nisan boyunca görülen 75 dolar diplerinin üzerinde.
Süregelen Jeopolitik Riskler ve Arz Kısıtları
Orta Doğu’daki yeniden alevlenen gerilimi çok yakından izliyoruz; zira olası bir kesinti petrol arzı üzerinde anında etki yaratabilir. Piyasa zaten sıkışık, bu da jeopolitik haberlere karşı son derece hassas olduğu anlamına geliyor. Bu tablo, yakın vadede daha yüksek fiyatlara yönelik bir eğilime işaret ediyor.
En son Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) raporu da bu sıkılığı teyit ederek, ABD ham petrol stoklarının geçen hafta 3,1 milyon varil daha azaldığını gösterdi. Bu, stok çekilişi trendini uzatıyor ve stokları yılın bu dönemindeki beş yıllık ortalamanın altında tutuyor. Yarı mamul petrol stoklarının çok on yıllı diplerde olması, rafinerilerin yaz sürüş sezonu için üretimi artırırken daha az tamponla hareket etmesine neden oluyor.
Dalgalı Piyasalarda Güçlü Talep ve Stratejik Konumlanma
Talep tarafında ise yavaşlama işareti görmüyoruz; bu da daha yüksek fiyatları destekliyor. Çin gümrük verileri, Mayıs ayında petrol ithalatının günlük 11,5 milyon varille yeni bir rekor seviyeye çıktığını gösterdi. Bu güçlü küresel talep, kısıtlı arz görünümüyle çarpışıyor.
Bu ortamda, önümüzdeki haftalarda olası bir fiyat sıçramasına karşı pozisyon almanın ihtiyatlı olduğuna inanıyoruz. Ağustos ve Eylül vadeli WTI veya Brent’te kullanım fiyatı paranın dışında (out-of-the-money) alım (call) opsiyonları satın almak, yukarı yönlü potansiyelden faydalanmak için maliyet etkin bir yol sunuyor. Petrol piyasasında ima edilen volatilite %35’in üzerine çıkarak artan belirsizliği yansıtıyor.
Bu durum, jeopolitik bir gelişmenin tüm enerji kompleksini hızla yeniden fiyatladığı 2022 başındaki piyasa koşullarına benziyor. WTI vadeli fiyatları hâlâ son zirvelerinin altında olsa da düşük stoklar ve jeopolitik riskin birleşimi, piyasayı sert bir yukarı harekete açık bırakıyor. Bu nedenle, bir tür yukarı yönlü koruma ya da spekülatif pozisyon taşımak yerinde görünüyor.