Euro Pazartesi günü %0,37 yükseldi; EUR/USD 1,1645 seviyesinde işlem gördü. Piyasalar, ABD-İran arasında ateşkesi 60 gün uzatacak bir anlaşma umudunu ve İran’ın uranyum zenginleştirme programı (uranyumun “yakıt yapımına uygun” oranlarda artırılması) konusunda görüşmelerin açılabileceğini fiyatladı. ABD hisse vadeli işlemleri (piyasalar açılmadan önce işlem gören endeks kontratları) yükselirken, ABD Dolar Endeksi (DXY – doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü gösteren endeks) geçen haftayı yataya yakın kapatmasının ardından %0,33 düşüşle 98,99’a geriledi. Petrol fiyatları da sert düştü; West Texas Intermediate (WTI – ABD referans ham petrolü) tatil nedeniyle hem Euro Bölgesi’nde hem ABD’de veri akışının zayıf kalmasıyla likiditenin düşük olduğu işlemlerde yaklaşık %5,50 gerileyerek varil başına 91,66 dolara indi.
Para politikası sinyalleri ve faiz beklentileri (piyasanın gelecekteki faiz patikasını “fiyatlaması”) gündemde kalmaya devam etti. Almanya’nın Ifo anketi (iş dünyası güvenini ölçen gösterge) algıda iyileşme gösterse de görünüm zayıf kaldı. Avrupa Komisyonu, Euro Bölgesi büyümesinin 2026’da %1,3’ten %0,9’a yavaşlayacağını, enflasyonun ise %1,9’dan %3’e yükseleceğini öngördü; bu seviye ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası) %2 hedefinin üzerinde. Para piyasaları yıl sonuna kadar ECB’den iki faiz artışı fiyatlıyor. Prime Terminal verilerine göre 11 Haziran toplantısında ilk artış olasılığı %77,64. Teknik görünümde EUR/USD, 1,1658’deki SMA kümesinin (basit hareketli ortalama – fiyatın belli gün ortalamasıyla trendi gösteren seviye) altında; destek 1,1573 ve 1,1271, direnç 1,1813 civarında. RSI (göreli güç endeksi – aşırı alım/aşırı satım sinyali veren momentum göstergesi) 46 seviyesinde.
Euro Momentum and Underlying Drivers
Bugün Euro’nun dolar karşısında yükselerek 1,1645’e çıktığını görüyoruz. ABD-İran ateşkes anlaşması umudunun doları zayıflatması bu hareketi destekliyor. İran’dan yeniden petrol arzı gelebileceği beklentisi ham petrolü yaklaşık %5,5 aşağı çekti; bu da dolar üzerinde ek baskı yarattı. Algıdaki bu değişim, tek para birimi için net ama muhtemelen geçici bir yön sinyali veriyor.
Odak noktamız, Avrupa Merkez Bankası’nın daha “şahin” tona kayması (enflasyona karşı daha sıkı politika ve faiz artışı eğilimi) ve bunun Euro’yu desteklemesi. Almanya’da Mayıs ayına ilişkin öncü HICP enflasyon verisi (Harmonize Tüketici Fiyat Endeksi – ülkeler arası kıyaslanabilir enflasyon ölçümü) %3,2 ile %3,0 beklentisini aştı. Bu tablo, piyasanın 11 Haziran’da faiz artışı olasılığını %77 seviyesinde fiyatlamasını anlaşılır kılıyor. Ancak Euro Bölgesi’nde büyümenin %0,9’a yavaşlayacağı beklentisi, para politikası açısından daha karmaşık bir zemin oluşturuyor.
Dolar zayıflığı kalıcı olmayabilir; çünkü ABD’de kritik verilerin yoğun olduğu bir haftaya giriyoruz. Piyasaların gözü, Fed’in (ABD Merkez Bankası) enflasyonu takip ederken tercih ettiği gösterge olan Çekirdek PCE Fiyat Endeksi’nde (kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi; “çekirdek” enerji ve gıdayı dışlar) olacak. Bu veri geçen ay %2,9 olmuştu. Beklentiden yüksek bir sonuç, dolar kayıplarını hızla geri aldırabilir ve Euro’daki yükselişi sınırlayabilir.
Strategy and Risk Management Approaches
1,1658 civarındaki teknik direnç nedeniyle, doğrudan spot pozisyon (anlık kurdan alım-satım) için uygun bir zemin görmüyoruz. Jeopolitik haber akışının fiyatlamayı sürüklediği ve yaklaşan önemli verilerin yönü değiştirebileceği bu ortamda, riski yönetmek için opsiyon kullanımı öne çıkıyor. İmalı oynaklık (opsiyon fiyatlarının işaret ettiği beklenen dalgalanma) 2022’deki merkez bankası sıkılaşma döngülerinde görülen ani dönüşleri hatırlatıyor.
Bu nedenle, olası bir yukarı kırılmayı değerlendirmek için 1,1660 direncinin biraz üzerinde kullanım fiyatlı (strike – opsiyonun işlem hakkı verdiği seviye) kısa vadeli EUR/USD alım opsiyonu (call – yükseliş beklentisiyle alım hakkı) almayı değerlendiriyoruz. Buna karşılık, ABD enflasyonu veya istihdam verileri beklentiden güçlü gelirse sert bir geri dönüşe karşı satım opsiyonu (put – düşüşe karşı korunma hakkı) ile koruma düşünülüyor. Bu yapı, yukarı potansiyele katılmayı sağlarken riski ödenen primle (opsiyonun maliyeti) sınırlar.