ABD ihracat fiyat endeksi Mayıs’ta aylık bazda %1,3 artarak %1,2’lik beklentinin üzerinde gerçekleşti. Veri, ihracat fiyatlarının ay boyunca öngörülenden bir miktar daha hızlı yükseldiğine işaret ediyor.
Aylık bazda gerçekleşen veri ile piyasa tahmini arasındaki fark 0,1 yüzde puan oldu. Buna göre Mayıs ayı ihracat fiyat enflasyonu, %1,2’lik konsensüs beklentiye karşılık %1,3 aylık artış kaydetti.
Kalıcı Enflasyon ve Fed Politikası Açısından Sonuçlar
Beklentinin üzerindeki bu ihracat fiyat verisini, enflasyonun kalıcı seyrettiğine dair net bir sinyal olarak görüyoruz. Rapor, yılın ikinci yarısında enflasyonist baskıların istikrarlı biçimde hafiflediği anlatısına karşı çıkıyor. Mayıs TÜFE’nin yıllık %3,1 artış kaydetmesinin hemen ardından gelen bu son veri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) patikasını daha da karmaşık hale getiriyor.
Odağımız hızla faiz türevlerine, özellikle SOFR ve Fed Funds vadeli işlem opsiyonlarına kayıyor. Piyasa Eylül ayına kadar faiz indirimi olasılığını %70’e yakın fiyatlıyordu; ancak bu veri muhtemelen bu takvimi Aralık ayına ya da hatta 2027’ye sarkıtabilir. Pozisyonlarımızı, dördüncü çeyrek öncesinde faiz indirimi olasılığının azaldığını yansıtacak şekilde güncelliyoruz.
Piyasa Etkisi: Hisse Senetleri, Kur ve Emtialar
Hisse endeksleri açısından, “daha uzun süre yüksek faiz” olasılığı değerlemeler üzerinde baskı yaratacağından aşağı yönlü riskleri artırıyor. VIX’te 14 civarındaki son dip seviyelerden bir sıçrama görüyoruz; bu da S&P 500 ve Nasdaq-100’de koruyucu put alımlarına yönelmenin uygun olabileceğine işaret ediyor. Önümüzdeki birkaç haftanın ana teması büyük olasılıkla volatilite olacak.
Daha şahin bir Fed ihtimali ABD doları için kısa vadede doğrudan destekleyici. 106 seviyesi civarında konsolide olan Dolar Endeksi (DXY) artık yıl içi zirvelerini test etmeye hazırlanıyor görünüyor. Daha güvercin merkez bankalarına sahip para birimlerine karşı dolar uzun pozisyonlarını, bu ayrışmayı işlemeye yönelik etkili bir yöntem olarak değerlendiriyoruz.
İhracat fiyatlarındaki bu güç, temel emtia maliyetlerindeki son yükselişi de yansıtıyor; WTI ham petrolü geçen hafta varil başına 90 doların üzerine yeniden tırmanmıştı. Bu durum enerji sektörü ve ilgili türevlerde gücün sürebileceğine işaret ediyor. Ancak yatırımcılar temkinli olmalı; zira belirgin şekilde güçlenen ABD doları, zamanla emtia fiyatları üzerinde ters rüzgâr (headwind) yaratabilir.